Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ajan 002 Tayyip Erdoğan’a karşı

<B>Bill Gates</B>, <B>Tayyip Erdoğan</B>’a dizüstü bilgisayar hediye etti ya. Bizim Başbakan içine doğmuş gibi soruyu patlatmış, ‘N’olacak bu virüslerin hali’, diye. Bill Gates’in de ‘<B>Linux </B>kullananların böyle bir sorunu yok’, diyecek hali yok ya, ‘Üzerinde uğraşıyoruz’ diye geçiştirivermiş.

Ama Tayyip Erdoğan bu, yaş tahtaya basmamakta kararlı. Hediyeden eli yanan, bilgisayarı okuyup, üfleyerek açarmış. ‘İyisi mi biz bu bilgisayarı 002 kayıt numarasıyla envantere kaydedip, depoya kaldıralım’ demiş.

Microsoft heyetindekiler atılmış, öyle çok değerli bir bilgisayar değil bu demişler, ‘değeri kullandıkça artıyor’...

Başbakan kadar donanımlı olmadığımdan, ben ancak bu lafı duyunca pirelendim. Ne demek yani, değeri kullandıkça artıyor?

Aklıma hemen Karen Fogg’un yedi düvele yayılmış e.posta mesajları geldi. İster misin dedim kendi kendime, Başbakan’a hediye edilen bilgisayara da Truva Atı tabir edilen virüslerden bulaşmış olsun? Başbakan bilgisayarı kullandıkça e.posta mesajları, gizli dosyaları Truva Atı tarafından dışarıya sızdırılsın?

Olmaz demeyin. Deli zırvası komplo teorileri ortada dolaşıyor ve kabul görüyor da, benimkini mi beğenmediniz?

Onun için benim Sayın Başbakan’a tavsiyem o bilgisayarı kesinlikle kullanmamasıdır.

Hem zaten Başbakanlık’a hediye edilen bilgisayar, tüketici kanunu tabiriyle ayıplı ürün. Sesli komutları anladığı iddia edilen model, Türkçe anlamıyor.

‘Dizüstü bilgisayar’ teriminden bihaber medyamızda ‘laptop’ olarak anılan bilgisayar, aslında bir tek Sabah’tan Timur Sırt’ın düzelttiği gibi ‘tablet bilgisayar’ sınıfına giriyor. Tablet bilgisayarların en büyük özelliği sesli komutları algılaması ve el yazısını çözmesi.

İlk çıktığında Türkçe komutları ve Türkçe el yazısını desteklemeden Türk kullanıcısına yutturulmaya çalışıldığı için bolca eleştirmiştim. Bu özellikleri Türkçeyi hálá desteklemiyor.

Başbakan Tayyip Erdoğan’a hediye edilen ayıplı bilgisayarın Sanayi Bakanlığı işin ciddiyetini kavrasa Türkiye gümrüklerinden içeri adımını bile atamaması gerekiyor.

Kısacası söz konusu bilgisayar, 002 kodunu fazlasıyla hak ediyor.

İstanbul’da ilk posta

Fehmi Koru ya da nam-ı diğer Taha Kıvanç... Yoksa şöyle mi demeliydim Taha Kıvanç ya da nam-ı değer Fehmi Koru geçen gün bilgisayar anılarını yazdı Yeni Şafak’ta. Bill Gates’in ziyareti sırasında eline geçen Akdoğan Özkan’ın ‘Anı ve Fotoğraflarla Bilişim Tarihimiz’ isimli kitabı hatıralarını canlandırmış.

Bilgisayarla, İnternet’le ilk tanışmasını anlatmış. Bazı bilgileri kitapta bulamamış, serzenişte bulunmuş. Türk basınında ilk bilgisayar kullanan kişinin adı, Tübitak’ın sadece birkaç akademisyene yararlandırdığı İnternet erişiminden ilk hangi gazetecinin yararlandığı, Türk basınından e.posta adresi olan ilk gazetecinin kim olduğu, İnternet’ten yayınlanan ilk gazetenin hangisi olduğu yokmuş kitapta. Zaman Gazetesi’nin İnternet’te yayınlanmaya başlayan ilk Türk gazetesi olduğunu hatırlatmış. Ki doğrudur. Ben de yeri geldiğince hep söz ederim bu bilgiden.

Sorularından birine de ben cevap vereyim. Türk basınında ilk kimin e.posta sahibi olduğu sorusunun yanıtını bulmak olanaksız gibi bir şey. Ama e.posta adresini gazetedeki köşesinde düzenli olarak kullanmaya başlayan ilk gazetecinin, kendim olduğunu tahmin ediyorum. Ağustos 1995’ten önce gazetedeki köşesinde e.posta adresini kullanan varsa, haber versin düzelteyim...

Komplo teorilik komplo toriği

Severek okuduğum Aktüel’in, ilgiyle takip ettiğim yazarı Emre Ünsallı aradı. ABD ordusunun, asker seçmek için bir bilgisayar oyunu içine yerleştirdiği casus programla ilgili bir haber hazırlıyormuş. Bu bir söylenti ve komplo teorisinden ibaret dedim. ‘ABD Savunma Bakanlığı resmi açıklama yaptı, oyuna casus yazılım koyduklarını itiraf etti’, dedi. Atlamışım diye düşündüm. Haber yayınlanınca baktım Savunma Bakanlığı’nın itirafının yayınladığı site olarak oyunun kendi sitesi (americasarmy.com) gösteriliyor. Siteye girdim, böyle bir itiraf olmadığı gibi bu söylentiler kesin bir dille yalanlanıyor. Ama oyun çok iyi ve ABD ordusu tarafından geliştirildiği de gerçek.

Sigara vergisi daha da artmalı

Hükümet sigara ve içkiden alınan vergileri yine artırdı. Sigaradan alınan verginin artırılmasını anlıyorum. Hatta çok daha fazla artırılmalı. Çağdaş batı ülkeleriyle karşılaştırıldığında, Türkiye sigara üreticileri için tam bir vergi cenneti.

Batımızda kalan ülkeler arasında sigaranın bu kadar ucuz olduğu bir başka ülke daha yok. Çünkü çağdaş hukuk bunu gerektiriyor. Sigara içenlerin çevreye, çevresindeki insanlara ve ekonomiye verdiği korkunç zararların telafisi mümkün değil. Uygulanan yüksek vergilerle adalet, hiç değilse az bir ölçüde de olsa yerini buluyor.

Ama içkiye, özellikle de şaraba uygulanan vergilerin zırt pırt artırılmasına anlam veremiyorum. Türk şarabı yeni yeni gelişmeye başladı. Türk şarap üreticileri dünya şarap pazarında saygın bir yer kapmak için gerekli ilk adımları daha yeni atmaya başlamışlardı. Dış pazara açılabilmeleri için öncelikle iç pazarda güçlü olmaları gerekiyor. Ama sanki bunu istemeyenler var. Önce yabancı şarapların ithalatı kolaylaştırıldı, şimdi de şaraba fahiş vergi oranları getiriliyor.

Dünya markası yaratabileceğimiz ender pazarların birinden olmayalım.
X