"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Ailem bana eziyet ediyor

Rumuz: Gamze <br><br>Merhaba Güzin Abla, nereden başlayacağımı bilmiyorum ama gerçekten çok mutsuzum. 20 yaşında bir genç kızım, ama hayatım boyunca yaşadıklarımı belki 60 yaşında bir insan yaşamamıştır.

Benim sorunum ailem. Onlarla bir türlü anlaşamıyoruz. Sabahları evden işe gitmek için çıkarken ‘‘Allahaısmarladık’’ dediğimde bana ‘‘Güle güle kızım. Allah işini rast getirsin’’ diyen kimsem olmadı.

Ne abimle ne de kız kardeşlerimle anlaşabiliyoruz. Bir sorun olup tartıştığımızda haklı olsam bile haksız muamelesi görüyorum. Buna da tek sebep annem. Ne yapsam onu bir türlü mutlu edemiyorum. Onun için oturmam, kalkmam bile büyük bir suç. İnanın işyerinde kafam çok rahat oluyor. Ama işten çıkıp eve giderken, yolda tek düşüncem acaba yine ne için azar işiteceğim, yine hangi saçma sebepten acımasız şekilde dayak yiyeceğim!

Artık o kadar bunaldım ki ne yapacağımı bilemiyorum. Şu anda tek düşüncem evi terk etmek ya da hayatıma son vermek. Halbuki yaşamayı çok seviyorum. Bunları konuşabilecek bir yakınım bile yok.

Hani insanın parmağına iğne batınca nasıl canı yanar, bilirsiniz. Benim parmağıma iğne batmasa da canım çok yanıyor. Lütfen bana iyi ya da kötü bir cevap verin.

SEVGİLİ kızım, son zamanlarda gençlerin aileleriyle gerçekten ciddi sorunlar yaşadıklarının farkındayım. Bu konuda pek çok mektup alıyorum. İşte bu nedenle senin mektubunu cevaplamak istedim. Birçok genç seninle aynı acıları paylaşmakta. Aileleri tarafından dışlanmak, anlaşılmamak, şiddete maruz kalmak, çalıştırılıp elindeki avucundakini vermek, bir güleryüz, bir tatlı dilden yoksun olmak gibi sorunları pek çok genç yaşıyor. Bunun bir nedeni de çok çocuklu aileler. Maddi çıkmaz içindeki anneler, babalar, kardeşler sevgiye, ilgiye önem ve yer veremiyorlar artık. Ekmek kavgası öyle bir düzeyde ki, aile içinde muhabbetin yerini aldı. Aile psikolojisinde ‘‘sevgi’’nin simgesi olan anne bile, bu görevine çok aykırı davranabiliyor. Yine psikolojide ‘‘güven’’i simgeleyen baba ise çocuklarına karşı tutumuyla bu güven duygusunu aşılamaktan çok uzak.

Evde 3, 4, 5 hatta bazen 7, 8 çocuk bulunuyor. Bunları dünyaya getirirken ‘‘Nasıl büyütürüm, nasıl eğitirim?’’ diye düşünülmüyor. Çocuklar büyüdükçe de elbette sorunlar artıyor. Bir süre sonra onlar evde fazla görülüyor. Onlar çalışmalı, eve katkıda bulunmalı. Hepsi bu. Baba bütün gün iş peşinde... ya da işsiz... bunalımda... Anne ise hayatın tüm yükünü omuzlamış durumda... Hayat yorgunu. Çocuklar yalnızca kendilerini düşünmeye, kendi yaşamlarını kurtarmaya alıştırılmışlar. Kardeşlerini düşünmek onlar için lüks neredeyse. Sevgi görmemişler ki göstersinler. Eminim, kardeşlerin de senden farklı değiller güzel kızım, onlarla konuşma fırsatı bulsan, aynı şeylerden yakınacaklardır. Evde bir yabancılıktır, bir yalnızlıktır, bir umursamazlıktır gidiyor işte. Senin içindeki sevgi boşluğunu çok iyi anlıyorum. Ama dua et ki, duygusal ve her şeye rağmen sevgiyi önemseyen bir genç kızsın. Eminim ailenden göremediğin sevgiyi kendi ailen olduğunda eşine ve çocuklarına göstereceksin. Ancak eminim annen ne kadar mutsuz olduğunun farkında bile değildir. Ona biraz olsun açılmalı, sevgi ihtiyacını hissettirmelisin. Sonuçta o bir kadın ve annedir. Belki unuttuğu bazı duyguları ona hatırlatır bu yakarışın. Ama sakın evden kaçmayı deneme, hele hele ölüm sözcüğünü senin gibi pırıl pırıl bir genç kıza hiç yakıştıramadım. Henüz hayatın başındasın kızım, sana bugüne kadar tatmadığın sevgiyi tattırabilecek biri mutlaka olacaktır. Sabretmeli ve beklemelisin. Ve ileride senin gibi mutsuz evlatlar yetiştirmemek için elinden geleni yapmalısın. Hayat bize bağışlanmış bir lütuf da olsa kızım, mücadele demektir. Küçük bir bebeğin doğduğu andan itibaren yaşamını sürdürebilmek için nasıl mücadele verdiğini hiç görmedin mi? Sakın pes etme... Allah yardımcın olsun.
X