"Aileler çocuklarına 'biz dahil kimse sana istemeden dokunamaz' mesajı vermeli"

Güncelleme Tarihi:

Aileler çocuklarına biz dahil kimse sana istemeden dokunamaz mesajı vermeli
Oluşturulma Tarihi: Şubat 22, 2018 12:18

"Aileler çocuklarına 'biz dahil kimse sana istemeden dokunamaz' mesajı vermeli"

Haberin Devamı

İlknur SARGUT - Ömer HASAR, İSTANBUL, (DHA) ADANA'da 4,5 yaşındaki bir kız çocuğuna tecavüz edilmesinin ardından birçok sivil toplum kuruluşu istismara karşı cezaların ağırlaştırılması yönünde tepki gösterirken, aileler de çocuklarına nasıl bir eğitim vermeleri gerektiğini öğrenmeye çalışıyor.

Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nden Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Sevgi Hocaoğlu ailelerin çocuklarına tam ve doğru bilgi vermeleri gerektiğini söyledi. Yrd. Doç. Dr. Hocaoğlu 3-4 yaşından itibaren çocukların kreşe gitmeye başladığını ve evden uzaklaşmasıyla birlikte tehlikenin başladığını, anne babaların "Biz dahil kimse sana istemeden dokunamaz"  mesajını vermeleri gerektiğine dikkat çekti. 

"YAKINLARINDAN DA TEHLİKE GELEBİLİR"

İstismarın sadece taciz ya da tecavüz değil sözel cinsel istismar, çocuğa müstehcen içerikli konuşmalar yapmak ya da kişinin çocuğa cinsel organını göstermesi, çocuğu soymak, çocuğun cinsel organına bakmak, dokunmak gibi olabileceğini de belirten Yrd. Doç. Dr. Hocaoğlu sözlerine şöyle devam etti: "Ailelerin öğretmesi gereken şey cinsel bölgelerimize, göğsümüze, dudağımıza kimse dokunamaz mesajı. Ama aileler genelde bunu 'Yabancılara kendini elletme' şeklinde mesaj olarak veriyorlar ama bu eksik bir bilgi oluyor. Günümüzde yakınlarımızdan da tehlike gelebilir. Dayı, amca, üvey baba, baba o yüzden çocuklara 'Kimse, hiç kimse baban da dahil sen istemeden kimse sana dokunamaz' mesajının verilmesi gerekiyor. Böyle bir durum olduğunda yardım istemeleri gerektiğini, bunu ebeveynlerine anlatmaları gerektiğini söylemeleri gerekiyor."

"ANNE BABALAR ÇOCUKLARI DUDAKLARINDAN ÖPMEMELİ"

Çocukların her türlü konuyu anne babalarına söyleyebilecek cesarette olması gerektiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Hocaoğlu 'Bunu sağlayacak kişi anne babadır' dedi ve sözlerine şunları ekledi: "Annelerin biraz daha güçlü durması, babaların korkutucu bir otoritede olmaması gerekiyor. Çocukların bu konularda eğitimine küçük yaşlarda başlanılması gerekli. 3-4 yaşından sonra kreş öneriyoruz ve çocuk evden uzaklaşmış oluyor ve farklı kişilerle tanışmış oluyor. Görsel simgelerle  oyun gibi dokunulmaması gerektiğini çocuğa öğretmek gerekli. Asıl eğitimin evde başlaması gerekiyor. Anne baba olarak biz çocuğu küçükken dudağından öpersek bu doğru bir şey değil. Çocuk bunu bu sefer normal zannediyor. Annem babam bana bunu sevgiyle yapıyorsa başka biri de yaptığında bunu normal karşılayabilir ve bunu anne babaya söylemeyebilir. O yüzden anne babaların da eğitilmesi gerekiyor ve çocuğa istemediği sürece dokunmamaları gerekiyor. Çocuk normal karşılayabilir ve dudaktan öpmeyle başlayan basit bir basamak karşı tarafı cesaretlendirebilir."

"İSTİSMARA MARUZ KALAN ÇOCUĞUN HAYATINDA BİR SÜRÜ ŞEY DEĞİŞİYOR"

Cinsel istismara maruz kalan çocukların hayatında bir sürü şeyin değiştiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Hocaoğlu, çocukların iştahının, uykusunun, tuvalet alışkanlığının değişebileceğini belirtti ve şunları söyledi: "Çocuğun iştahında, uykusunda, tuvalet alışkanlığında değişiklikler olabilir. Alt ıslatma başlayabilir, ders başarısında değişiklikler gözlemlenebilir. Arkadaşlarından kopup içe dönük bir çocuk olabilir. Bu durum her alanda çocuğu etkileyebilir. Böyle durumlar sonraki dönemlerinde psikiyatrik hastalıklara sebep olabiliyor. Depresyon, kaygı, kişilik bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu gibi birçok psikiyatrik rahatsızlıklara neden olabiliyor."

Çocuğun istismara uğramasının ardından terapiye çok hızlı bir şekilde başlanması gerektiğini açıklayan Yrd. Doç. Dr. Hocaoğlu, "Tedavi aşamasında terapi gerçekleştirilebilir. Aile olayın sıcağı sıcağına hatta şüphelendiğinde bile getirse daha hızlı bir toparlanma olabilir. Böyle bir durum olduktan sonra aileye söylemiş veya söylememiş bu durumun üstü kapatılmış, ergenken çok büyük bir psikiyatrik hastalık patlak verebilir. Aileyle paylaştıktan sonra anne babaların güçlü durması ve muhakkak şikayet etmeleri gerekiyor" dedi.

"SADECE KIZ ÇOCUKLARI DEĞİL ERKEK ÇOCUKLARIMIZI DA KORUMALIYIZ"

Ailelerin göstermesi gereken en önemli davranışın çocuklarını sevgiyle büyütmek olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Hocaoğlu sözlerini şöyle noktaladı: "Aileler, çocuklarını sevgiyle büyütsünler, sevsinler ve onlara güven duysunlar ki çocuk da anne babaya aynı şekilde güven duyabilsin. Çocuk sevgiyle büyüdükten sonra zaten kendini sevecektir. Kız çocuklarına taciz ve tecavüz daha fazla ama erkek çocuklarının da başına böyle durumlar gelebiliyor. Çocuklarımızın sağlığı, toplumumuzun geleceği için onlara sahip çıkalım ve onları koruyalım. Böyle bir şey öğrenirsek bu kendi çocuğumuz veya başka bir çocuk olabilir ne olursa olsun durumu bildirmek ihbar etmek gerekiyor."

(FOTOĞRAFLI)

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!