Gündem Haberleri

GÜNDEM

    AİHM'den 'Lojman Cinayeti' kararı

    Hürriyet Haber
    13.04.2004 - 12:39 | Son Güncelleme:

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, kamuoyunda 'Lojman Cinayeti' olarak bilinen davayla ilgili bir karar aldı. Davacı SHP eski Milletvekili Erol Güngör, "Karar, milletvekilleri dokunulmazlıklarına gönderme yapmıştır" dedi.

    Ankara'da, 13 yıl önce milletvekili lojmanında öldürülen Mustafa Güngör'ün babası eski SHP Milletvekili Erol Güngör, ''Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Lojman Cinayeti'nde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin yaşama hakkı ve etkili başvuru olanaklarını güvenceye alan 2. ve 13. maddelerine aykırılıkları nedeniyle, 2. Daire'nin 28290/95 sayılı ve 16 Mart 2004 günkü kararı ile kabul edilebilir buldu, Türkiye'deki milletvekili dokunulmazlığını sorgulayan bir karar aldı'' dedi.
      
    Güngör, AA muhabirine yaptığı açıklamada, oğlu Mustafa Güngör'ün 24 Haziran 1991 günü Ankara'da ''Milletvekili Lojmanları'ndaki konutunda kurban gittiği ''faili meçhul cinayet ile'' ilgili kamusal organlara yaptığı başvurulara karşın, ''hiçbir olumlu gelişme sağlanmadığını'' bildirdi.
      
    ''İç hukuk yollarının etkili çalışma yürütmemesi üzerine'' İzmir Barosu avukatlarından Güney Dinç'in 1995 yılında AİHM'e başvurduğunu belirten Göngör,''Lojman Cinayeti dosyası, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin yaşama hakkı ve etkili başvuru olanaklarını güvenceye alan 2. ve 13. maddelerine aykırılıkları nedeniyle, 2. Daire'nin 28290/95 sayılı ve 16 Mart 2004 günkü kararı ile kabul edilebilir bulundu'' dedi.
      
    AİHM'nin Hükümete Mart ayında bu kararı ilettiğini, ancak yetkililerin ''Bu kararı kabul etmeyin, biz araştırıyoruz'' dediğini öne süren Erol Güngör, ''Ama onların görüşlerini gerçeği yansıtmadığını AİHM üyeleri de görmüş olacak ki, bu davaya bakma kararı aldı. Hükümete, 5 Mayıs 2004 tarihine kadar cevaplanmak üzere sorular sordu'' diye konuştu.
       
    AİHM KARARI, AVUKATA TEBLİĞ EDİLDİ
       
    Güngör, önceki gün Avukat Güney Dinç'e tebliğ olunan AİHM'nin oy birliğiyle aldığı kararda, davalı taraf olan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin aşağıdaki sorulara açıklık getirmesinin istendiğini söyledi.  Acılı baba Güngör, AİHM'in 3 maddelik sorusunu şu şekilde özetledi:
      
    ''1- Parlamento çalışmalarıyla ilgili olmayan konulara teşmil edilmesini anlama olasılığı bulunmayan milletvekili dokunulmazlığının,adli soruşturma sürecinin olağan bir biçimde işletilmesini engellenmesi, ulusal hukukta hangi kural ve yasalara dayanmaktadır?
      
    2- Mustafa Güngör'ün ölümüyle ilgili olarak milletvekillerinin aile bireylerinin tanık olarak dinlenmesini isteyen savcılığın talebine karşı, hangi hukuksal temele dayanarak bu kişiler dokunulmazlıktan yararlandırılmıştır.
      
    3-Yeniden seçilmeyen kişilerin milletvekili dokunulmazlıkları devam eder mi? Eğer milletvekilinin görevinin sona ermesi ile birliktedokunulmazlığı sona ermiş ise, bu kişiler hangi nedenle sorgulanmamıştır''
        Erol Güngör, sistemin bir bütün olarak bu cinayeti çözmediğini önesürdü.
       
    DAVADAN BEKLENTİ
       
    İzmir Barosu eski başkanlarından Avukat Güney Dinç de, davadan tekbeklentilerinin ''sanıkların bulunması, kanıtların toplanması ve sorumluların yargı önüne çıkartılması'' olduğunu bildirdi.
      
    Cinayette ''çok fazla karanlık noktalar olduğunu'' iddia eden Dinç, soruşturmaların ''kanıtların bulunması için değil, adeta kanıtların yok edilmesi biçiminde yürütüldüğünü'' öne sürdü. Dinç, AA muhabirine, şunları söyledi:
      
    ''Özellikle günümüzde çok fazla önem kazanan konu, milletvekili dokunulmazlığıdır. Anayasa'nın 83. Maddesi'ne göre, yasama dokunulmazlığının özü, milletvekillerinin siyasal görüşlerini açıklamalarıyla, parlamentodaki oy ve işlemleriyle sınırlı bir güvencedir. Milletvekillerinin suç işleme ayrıcalıkları yoktur. Siyasal amaçlı korumayı, milletvekili kimliğiyle bağdaşması olanaksız bulunan cinayet soruşturmasına engel saymak, hele hele milletvekillerinin çocuklarını, eşlerini, konutlarına girip çıkan kişileri de dokunulmazlık kapsamına almak hiçbir hukuksal temele dayandırılamaz.

    Türkiye'nin kendi siyasal partileriyle çözüm getiremedikleri bu konu, Erol Güngör'ün başvurusu sonucunda AİHM tarafından mercek altına alınmış olmaktadır. Bu sorgulama sonucunda Türkiye'nin Anayasa'nın 83. Maddesi'ni yeniden gözden geçirip, düzeltmesi gündeme gelebilecektir.''

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı