Dünya Haberleri

    AİHM kararı: Doğurmasa da annesi odur

    Güven ÖZALP / BRÜKSEL
    22.01.2015 - 01:48 | Son Güncelleme:

    Evlat edindiği çocuğun nüfus cüzdanında biyolojik anne yerine kendi isminin yazılmasını isteyen kadın, AİHM’de açtığı davayı kazandı. Gerekçe: Anne, oğluyla aile hayatı bağlamında ıstırap verici bir belirsizlikle karşı karşıya bırakıldı!

    N.G, Üsküdar Aile Mahkemesi onayıyla 22 Mayıs 2007’de, 5 Kasım 2003 doğumlu bir erkek çocuk evlat edindi. Kanun gereği, çocuğun kimlik kartındaki soyadı bölümüne o dönemde bekâr olan ‘G.’, anne ismi kısmına ise ‘N.’ yerine biyolojik annenin ismi yazıldı. G., 23 Kasım 2007’de mahkemeye başvurarak anne bahsine kendi isminin yazılmasını talep etti. Başvuruda G., uygulamanın ayrımcı ve anayasaya aykırı olduğu, yasada bekâr ebeveynler açısından boşluk bulunduğu tezini işledi. İlk başvurusu reddedilince temyize gitti.

    YASA ÇIKTI AMA...

    Temyiz başvurusu karar beklerken, 15 Mart 2009’da yapılan yasal düzenlemeyle, evlat edindiği çocuğun annesi olarak kaydedilmesine imkân tanındı. Yargıtay ise 5 Kasım 2009’da aldığı kararda yasal düzenlemeyi görmezden gelerek G.’nin talebini reddetti.

    Bu karar üzerine konu 12 Ocak 2010’da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşındı. Gözüm, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) özel hayata ve aile hayatına saygıyı garanti altına alan 8, ayrımcılığı yasaklayan 14 ve adil yargılanmayı düzenleyen 6’ncı maddelerin Türkiye tarafından ihlal edildiğini savundu.

    VE MUTLU SON

    AİHM’ye başvurduktan sonra 9 Kasım 2010’da nüfus müdürlüğüne başvuran G.’nin, çocuğun annesi olarak kaydedilme talebi kabul edildi ve tüm kimlik belgeleri buna göre yeniden düzenlendi.

    AİHM yaptığı incelemede bu tür davalarda karar vermenin zorluğuna dikkat çekerek çocuğun çıkarının en önemli unsur olduğunun ve yasadaki boşluğun doldurulmasına yönelik adım atılmadığının altını çizdi. Türk mahkemelerinin değerlendirmesinin eksik, gerekçeden yoksun ve kabul edilebilir manevra alanı dışında olduğu tespitinde de bulunan AİHM, kararın G.’nin özel hayatı ve oğluyla aile hayatı bağlamında ıstırap verici bir belirsizlikle karşı karşıya bıraktığı yorumunu yaptı. AİHM, Türkiye’nin AİHS’nin 8’inci maddesini ihlal ettiğine hükmetti ve mahkeme masrafları da dahil olmak üzere toplam 2 bin 720 Euro ödemesine karar verdi.

    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı