Dünya Haberleri

DÜNYA

    AİHM’den tarihi cemevi kararı

    Güven ÖZALP / BRÜKSEL
    03 Aralık 2014 - 01:27Son Güncelleme : 03 Aralık 2014 - 00:20

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), CEM Vakfı’nın cami, kilise ve sinagoglarda olduğu gibi elektrik faturasından muaf tutulma talebinin Türk mahkemeleri tarafından olumsuz karşılanması üzerine yaptığı başvuruyu karara bağladı. AİHM, cemevlerinin de ibadethane olduğuna ayrımcılık yapılamayacağına karar verdi.

    AİHM, Cumhuriyetçi Eğitim ve Kültür Merkezi Vakfı (CEM Vakfı) tarafından açılan davada Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) ayrımcılığı yasaklayan 14’üncü maddesini ihlal ettiğine karar verdi. Karar, AİHM’nin cemevlerinin ibadethane olduğunu ilk kez resmen vurgulaması ve Türkiye’nin Alevilere din temelinde ayrımcılık yaptığının altını çizmesi açısından büyük önem taşıyor.Çok sayıda cemevinin bağlı olduğu vakfın açtığı dava, Türk yasalarının “yasa tarafından tanınan dinlerin ibadethaneleri” için elektrik faturası ödememe hakkından yararlanma talebinin reddedilmesine dayanıyor. CEM Vakfı, 2006’da Diyanet İşleri Başkanlığı’na başvurarak, aynı çatı altında vakfın merkezinin ve diğer birimlerinin yanı sıra bir de cemevi barındıran Yenibosna’daki kültür merkezinin elektrik faturalarından muaf tutulması talebinde bulundu. Diyanet’in verdiği Aleviliğin din, cemevlerinin de ibadethane olmadığı yönündeki görüşü temel alan Beyoğlu Mahkemesi, 2008’de olumsuz karar verdi. Bu kararın ardından temyiz süreci başlatılsa da Yargıtay 2009’da aldığı kararla ilk kararı onadı. Ödenmemiş elektrik faturası tutarı 668 bin 12 lira düzeyinde olan CEM Vakfı, Türk yargısı nezdindeki sürecin olumsuz şekilde sonuçlanması üzerine konuyu AİHM’ye taşıdı.
    Başvuruda, Türkiye’nin AİHS’nin ayrımcılığı yasaklayan 14’üncü maddeyi ve bu maddeye kombine edilen düşünce, inanç ve din özgürlüğünü garanti altına alan 9’uncu maddeyi ihlal ettiği tezi işlendi.

    Diğer ibadethaneler gibi

    Türk hükümeti ise Yenibosna’daki merkezin ve bünyesindeki cemevinin vakıflara, derneklere, gönüllü şirketlere ve müzelere sağlanan indirimli uygulamadan yararlanabileceğini ancak vakfın bu bağlamda bir talepte bulunmadığının altını çizdi. Merkezdeki cemevinin statüsünün Türk yasaları nezdinde, devlet tarafından tanınan diğer ibadethanelerden farklı olduğunu gözlemlediğinin altını çizen AİHM, Alevilerin din özgürlüğünün AİHS’nin 9’uncu maddesinin koruması altında olduğunu vurguladı. 9’uncu madde, “Herkes düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne sahiptir; bu hak, din veya inanç değiştirme özgürlüğü ile tek başına veya topluca, kamuya açık veya kapalı ibadet, öğretim, uygulama ve ayin yapmak suretiyle dinini veya inancını açıklama özgürlüğünü de içerir” diyor. Söz konusu merkezin ibadet için bir bölüme sahip olduğu, cenaze hizmeti verildiği ve kâr amacı güdülmediği tespitlerinde bulunan AİHM, cemevlerinin diğer ibadethaneler gibi bir dini inancın gereklerinin yerine getirilmesi amacına sahip yerler olduğuna ve başvurunun temelinin diğer ibadethanelerin durumuyla karşılaştırılabilecek nitelikte olduğuna karar verdi.

    AİHM, Türk hukukunun sadece tanınmış dinlerin ibadethanelerin elektrik faturasını üstlenip cemevlerini bu statüden yoksun bırakmasının “din temelinde farklı uygulama” anlamı taşıdığını not etti.

    Devlet ayrımcılık yapmamalı

    AİHM kararında devletlerin farklı uygulamalara gitme konusunda belli bir takdir hakkına sahip olduğu, ancak eğer bir devlet ibadethaneler için ayrıcalıklı bir statü oluşturuyorsa tüm dini grupların bu haktan eşit şekilde yararlanma olasılığının kendilerine sunulması ve belirlenen kriterlerin ayrımcılık yapmayan bir şekilde uygulanması gerektiği de vurgulandı.
    Karara göre cemevleri de diğer dinlerin ibadethaneleri gibi ibadet amaçlı bir mekan. Bu nedenle de Diyanet’in Alevilik inancının din olmadığı yönündeki görüşünün cemevlerinin söz konusu haktan yararlanamayacağını savunmak için kullanamayacağı belirtildi.
    Farklı uygulamanın objektif ve makul bir gerekçesi olmadığını belirten AİHM, ibadethanelere elektrik faturası ödemekten muaf olma hakkı tanıyan uygulamanın mevcut haliyle din temelinde ayrımcılık olduğu sonucuna vardı.
    AİHM’nin oybirliğiyle aldığı karara ilişkin tazminat ileri bir tarihte açıklanacak. Türkiye’nin davayı 3 ay içinde AİHM’nin temyiz organı olarak görev yapan 17 yargıçlı Büyük Daire’ye götürme hakkı var.

    AK Parti’den sürpriz destek: Kararı doğru buluyorum

    AİHM’nin Türkiye’nin cemevlerine ayrımcılık yaptığı kararına AK Parti’den sürpriz bir destek geldi. Eski AK Partili Bakan ve Gaziantep Milletvekili Hüseyin Çelik, kararı doğru bulduğunu belirterek, “Aleviler için neyin doğru neyin yanlış olduğuna Sünniler karar veremez” dedi. Türkiye’nin laik bir devlet olduğuna da dikkat çekerek, “Devletin kimin ibadethanesinin hangisi olduğuna karar verme yetkisi de yok hakkı da” diyen Hüseyin Çelik, Meclis’te bir grup gazeteciyle sohbetinde şöyle dedi: “Türkiye’de Alevilik konusu teolojik düzeyde tartışılıyor, bu yanlış, bu konunun politik bir zeminde tartışılması gerekir. 2004 yılında, benim bakanlığım dönemimde ders kitaplarında ilk kez Alevilik konusuna yer vermiştik, biz bunu bir talep üzerine de yapmamıştık, bunu, Sünni çocuklar Aleviliği doğru öğrensin diye yaptık, çünkü ortada o kadar ipe sapa gelmez şeyler vardı ki... Bugüne kadar hep mütedeyyinlerin, Alevilerin, Kürtlerin ve gayri müslimlerin sorunlarından söz edildi. Sonuçta mütedeyyinlerin bir çok sorunu çözüldü, Kürtlerle ve gayri müslimlerin sorunlarıyla ilgili de önemli adımlar atıldı. Bu konuda en az adım atılan taife Alevilerdir. Artık onlarla ilgili de adım atma zamanı gelmiştir.”ANKARA

    İki DTP’liye tazminat

    AİHM, İzmir’de 3 PKK’lı için düzenlenen cenaze törenine katıldıkları için hapis cezasına çarptırılan iki kişiyle ilgili kararında, Türkiye’yi 15 bin Euro tazminat ödemeye mahkûm etti. Mahkeme, Türkiye’nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “düşünce, vicdan ve din özgürlüğünü” düzenleyen 9. maddesinin ihlal ettiğine karar verdi. Demokratik Toplum Partisi (DTP) üyeleri İhsan Güler (50) ve Sinan Uğur (64) 2006 yılında düzenlenen cenaze törenine katıldıkları için ‘örgüt propagandasıyla’ suçlanmış, 2008 yılında 10’ar hapis cezasına çarptırılmıştı.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı