Gündem Haberleri

    Ahmet Türk: Kürt sorunu olmasa DTP ve PKK olmazdı

    Ferit ASLAN- Muharrem KONTAZ/MARDİN, (DHA)
    18.07.2007 - 12:00 | Son Güncelleme:

    DTP eski Genel Başkanı ve Mardin bağımsız milletvekili adayı Ahmet Türk, daha önce Türkiye'de Kürtlerin inkar edildiğini, ama günümüz koşullarında artık kimsenin Kürtleri inkar edemediğini söyledi. Kürt sorunu olmasa DTP ve PKK'nın olmayacağı görüşünü savunan Ahmet Türk, sorunun çözümü konusunda diyalog için muhatabın kendileri olduğunu belirtti.

    PKK’lıların yakınlarının kendilerine oy vermesinin, aralarında organik bağ olduğu anlamına gelmeyeceğini öne süren Ahmet Türk, Kuzey Irak’taki Kürtler konusunda da, “Dün Arap komşumuzdu, bugün Kürtler komşumuz olsa kıyamet mi kopar? Kürtler, kendilerine en yakın dost olarak Türkiye’yi görüyorlar” dedi.

    Seçimlere bağımsız adaylarla girme kararı alınması üzerine DTP Genel Başkanlığı’ndan istifa ederek Mardin’den bağımsız milletvekili adayı olan Ahmet Türk, seçim çalışmalarını sürdürüyor. Seçim çalışmaları sırasında rahatsızlanan ve evinde dinlenen Türk, DHA muhabirlerine seçim sonrası yaşanabilecek gelişmeler, PKK, Kürt sorunu, demokrasi konularında görüşlerini açıkladı.

    Ahmet Türk barışçıl, demokratik bir sistemin benimsenmesi, gerginlikleri azaltacak, akan kanı durduracak demokratik sivil projelerin öne çıkması için parlamentoyu hedeflediklerini belirterek, “Barışçıl ve özgürlükleri esas alan bir yaklaşımı destekleriz. Bu konuda adım atabilecek, demokratik bir Cumhuriyeti oluşturabilecek, sivil mantığı egemen kılacak bir mantığı destekleriz. CHP ve MHP’nin bu konuda fazla adım atabileceğini sanmıyorum. Kötünün iyisini seçmek gibi bir durum ile karşı karşıyayız. Direkt AKP’yi destekleriz demedim. Mevcut durumda CHP ve MHP ittifakı ile birlikte olmak kolay olmayacaktır” dedi.

    ‘KÜRT SORUNU OLMASA DTP VE PKK OLMAZDI’

    ‘PKK Meclis'e gidiyor’ ve ‘PKK uzantıları ile ittifak yapmayız’ gibi söylemlerden rahatsız olduklarını dile getiren Ahmet Türk şöyle konuştu:

    “Milliyetçi söylemler topluma ve 72 milyona zarar veriyor. O geliştirilen milliyetçilik canavarı bir gün hepsini kemirecek, bunun farkında değiller. Irak örneği vardır ortada. Bugün Kürt sorunu olmasaydı DTP ve PKK olmazdı. Nedenleri ortadan kaldıran bir çalışma yapmamız lazımdır. Bana seçimde destek verenlerden bazılarının kardeşi, çocukları ve yakınları dağdadır. Yani tabanda ister istemez, zaman zaman çakışan durumlar vardır. Ama bu organik bağımızın olduğu anlamına gelmiyor.”

    “BUGÜN KÜRTLER İNKAR EDİLMİYOR”

    DTP eski lideri Ahmet Türk, DEP milletvekili olarak Meclis'e girdiklerinde Kürtlerin inkar edildiği bir süreç yaşadıklarını, bu nedenle inkara karşı tavır geliştirdiklerini söyledi.

    Ahmet Türk, “Ama bugün ‘Kürt sorunu yoktur’ diyen yok. ‘Kürt yoktur’ inkarı artık kullanılmıyor. Ancak çözümsüzlük vardır. Sorunun çözümü konusunda bir çaba ve mantık yok. Bu süreci bir farklı süreç olarak değerlendiriyoruz. Barışa katkı sunacak, reformları gerçekleştiren, Kürt sorununda tamamen şiddet dışı çözümü hedefleyen, çatışmayı şiddeti ortadan kaldıran bir mantık ile ele almak istiyoruz” dedi.

    Meclis'e girmelerini bir çüzüm süreci olarak değerlendireceklerini kaydeden Ahmet Türk, şöyle devam etti:

    “Çözüme ve diyaloğa önem vereceğiz. Tek taraflı iyi niyetimiz yeterli olmayabilir. Ama birilerinin de mantığının değişmesi gerekiyor. Artık herkes 30 yıldır sıkı yönetim ve OHAL’lerin çözüm olmadığını gördü. 16 yıldır halkın beklentisi değişmedi. Yine özgürlük, barış ve demokrasi diyorlar. Demokrasi, diyalog, hoşgörü ve kucaklaştırma politikasını gerçekleştirmek gerekiyor. Aslında birileri tehlikenin farkında değil. Irak örneği vardır. Kürtler yıllarca yok sayıldı, katliamlar yapıldı ama demokrasi kültürü oluşmadığı için kardeş kanı akıyor. Siz demokrasiyi esas almazsanız, baskı mantığı ile bir yeri kapatırsanız, başka bir yerden patlak verir. Onun için gelin 72 milyonun hassasiyetlerini gözönüne alarak, yurttaşlarımızın taleplerini gözönünde tutarak farklı bir süreci başlatalım. Kürtlerin ne istediğini tartışmanın doğru olduğuna inanmıyorum. Elbette talepler var ve bellidir. Ama önemli olan bu sorunun çözümü için niyetin ortaya çıkmasıdır. Niyet ortaya çıktığı zaman süreç içinde neler yapılabiliceği konuşulur. Bütün hassasiyetler gözönüne alınır ve mesafe kaydedilir. Meseleyi pazarlık konusu yapmamız doğru değildir. Bazen pazarlıklarla bir gelişmenin önünü tıkayabilirsiniz. Reel durum başkadır, idealizm başkadır. Realiteye uygun bir süreci geliştirmemiz gerekiyor.”

    “OY VERENLERİN TALEPLERİNİ MECLİS'E TAŞIYACAĞIZ”

    Parlamentoya girdiklerinde diğer partilerin kendilerini içlerine sindirememeleri halinde, ortak bir iradeden sözedilemeyeceğini belirten Ahmet Türk, “‘Kendi yurttaşınızı Parlamentoya sokmayın anlaşıyı gelişirse kıyametler kopar. Meclis’te resmi ideolojinin dışında bir söylem tutturduğumuzda, her gün dokunulmazlık ve Meclis'ten atma tehditleri ile karşı karşıya kalırsak, bu ortak bir Meclis olmaktan çıkar. ‘Oy veren insanların taleplerini meclise taşıma’ mantığı bizim için önemlidir” diye konuştu.

    Silah ve şiddet ile sorunların çözülemeyeceğini, sorunları diyalog ile çözmek gerektiğini kaydeden Ahmet Türk şunları söyledi:

    “Sorunun çözümü konusunda adım atıldığında, herkes tabii ki buna saygı gösterecek. Başbakan, DTP için Bulgaristan’daki Hak ve Özgürlükler Hareketi gibi bir örnek verdi. Ama Bulgaristan’da sistem değişti ve bugün Hak ve Özgürlükler Hareketi iktidar ortağı oldu. Başbakan da Kürtlerle ilgili mantığını, hak ve özgürlükler ile ilgili anlayışını değiştirsin. Biz de Hak ve Özgürlükler Hareketi gibi silahların susması ve demokratik bir işleyiş konusunda, huzurun sağlanması konusunda bütün gücümüzü ortaya koyacağız. Çağrılarımızı yapacağız. Etnik milliyetçiliğin önüne geçmek için çabalarımızı geliştireceğiz. Etnik milliyetçiliği hiç bir zaman kullanmadık. Bunu bir silah olarak elimize almadık. Çünkü bu halkları birbirine kırdıran çok tehlikeli bir silahtır.”

    “DİYALOG İÇİN MUHATAP BİZİZ”

    Meclis'e girdikten sonra barışçıl bir dil kullanacaklarını, aklı ve mantığı öne alacaklarını vurgulayan Ahmet Türk, bu konudaki düşüncelerini şöyle dile getirdi:

    “Parlamento’nun iradesi her şeyin üstünde mi? Önce bunu görmek istiyoruz. Demokrasi bedel ödemek ile olur. Esen rüzgara göre hareket ederseniz demokrasiyi kuramazsınız. Bugünkü siyasetçiler rüzgara göre hareket ediyor. Böyle bir durum sorunun çözümü için katkı sunmuyor. Biz bu konuda çok rahatız. Gerekirse yanlış yapanlara açık tavramızı ortaya koyarız ve koyuyoruz. Bu konada kararlıyız. Biz halkın taleplerine göre hareket edeceğiz ama 70 yıldır duruşları aynı olanların da değişmesi lazım. Bizim için önce sorunun çözümü için mahatap olmaktan çok, diyalog önemlidir. Diyalog ararken kendimizi muhatap olarak görüyoruz.”

    “CUMHURBAŞKANININ NİTELİĞİ ÖNEMLİ”

    Ahmet Türk, Parlamenter sistemde Parlamentonun içinden bir Cumhurbaşkanını seçmenin en doğru yol olduğunu ifade ederek, kendileri için Cumhurbaşkanı seçilecek kişinin niteliklerinin önemli olduğunu kaydetti.

    Kimsenin Cumhurbaşkanının niteliklerini tartışmadığını ifade eden Türk, barışı esas alan, demokrasiyi benimseyecek ve toplumsal uzlaşıyı sağlayacak bir Cumhurbaşkanına ihtiyaç olduğunu düşündüklerini söyledi. Türk, uzlaşma olması halinde dışardan da birinin de Cumhurbaşkanı olarak seçilebileceğini belirtti.

    ‘ÖNCE BARIŞ SONRA EKONOMİK KALKINMA’

    Seçmenlerinin kendilerinden barış, huzur ve demokrasi istediğini anlatan Ahmet Türk, bunlar sağlanmadan ekonomik kalkınmadan söz edilemeyeceğini belirtti.

    Bölgede tarım sektörünün iflas ettiğini, hayvancılığın öldüğünü belirten Türk, bölgelerarasındaki gelişmişlik farkının ortadan kaldırılması için hükümetin bütçeden bu bölgelere bir pay ayırması gerektiğini anlattı. 1977 yılında Ecevit’in başbakanlığında böyle bir bütçenin ayrıldığını, ancak uygulamaya geçilemediğini kaydeden Ahmet Türk, “Bölge için bir ekonomik seferberlik gerekiyor. Ama öncelikle barış, huzur ve istikrarı sağlamak lazımdır” dedi.

    ‘KÜRTLER KOMŞUMUZ OLSA KIYAMET Mİ KOPAR?’

    Ahmet Türk, CHP ve MHP’nin Kuzey Irak ile ilgili mesajlarında PKK’dan çok, ordaki Kürtlere karşı olma tavrı sergilediklerini savundu. Türk, şunları kaydetti:

    “Barzani ve Talabani’nin partisi yok mu? Onlar PKK’lı mı? Kürtlere karşı bir şey var. Halk bunu görüyor. Bin yıl birlikte yaşamışlık vardır. Dün Arap komşumuzdu, bugün Kürtler komşumuz olsa kıyamet mi kopar? Özbekistan’a, Türkmenistan’a gösterilen dostluğu Kuzey Irak’taki Kürtlere gösterse Türkiye’nin büyük menfaatine olur. Türkiye Ortadoğu’da çok önemli bir güç olur. Kürtler, yarın dost olabilecek halklardan biri olarak Türkiye’yi görüyor. Türkiye ile dostane ilişkiler gerçekleştirmek istiyorlar. Çünkü Osmanlı’dan bu yana tarihi bir bağa inanıyorlar.”

    ‘OPERASYON ÇÖZÜM DEĞİL’

    Sık sık gündeme gelen sınır ötesi harekatın bir şeyi çözmeyeceğini savunan Ahmet Türk, “Operasyon yapmak kolay değil. Ortadoğu kaosuna Türkiye’yi süreklemenin bir mantığı yoktur. Tarihten bu yana Kürtleri potansiyel bir tehlike olarak görme mantığı vardır. Kürtler tehlike değil, kucaklandığı zaman, birlikte demokrasiyi Ortadoğu’ya taşıyan bir güç olarak görüyorum” diye konuştu.

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı