Gündem Haberleri

    Ahmedinejad’ın çılgın projesi

    Nevşin MENGÜ
    22.05.2011 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Petrol var, doğalgaz var; 70 milyon nüfuslu ülkede iş gücüne katılmayı bekleyen sayısız entelektüel genç var. Ama Cumhurbaşkanının derdi tek. Varsa yoksa Mehdi’nin gelişi. Ne Obama’nın açıklamaları, ne savaş tehdidi... Onun gözü gökyüzünde, 12’inci İmam “Ha geldi ha gelecek” diyor. İran halkı da O’nunla beraber bekliyor!

    Bundan sekiz sene önce... Ahmedinejad’ın daha saçlarına bu kadar ak düşmemiş ama geçen yıllara rağmen değişmeyen siyasi çizgisinin sembolü salaş ceket yine üzerinde. Erdebil’den Tahran’a belediye başkanı olarak gelmiş, çalışmak için kolları sıvamış. 15 milyonu aşan nüfusuyla İran’ın başkenti Tahran’ın Belediye Başkanı olduğu zaman ilk yaptığı, hemen özel bir acil durum master planı hazırlatmak ve hazırlanan planı bütün belediye çalışanlarına dağıtmak. Ahmedinejad’a göre Tahran’ın beklediği en özel acil durum, Şii inancına göre 12’nci İmam olan, Mehdi’nin gelişi. Ahmedinejad’ın hazırlattığı planda, Mehdi’nin gelmesi durumunda Tahran’da hangi yolların açık hangilerinin kapalı olacağı, kalabalıkların nasıl yönlendirileceği, Mehdi’nin hangi güzergâhlardan geçeceği belirtiliyor.
    Dışarıdan bakılınca, petrol ve doğalgaz yataklarının ve elbette kadim bir tarihin üzerinde oturan bu ülkenin siyaseti bir yanda ulema, bir yanda askerler, bir yanda siyasetçiler... Epey karmaşık gibi görünse de, aslında bazen işte bir bu kadar basit. Devletin tepesinde ana kavga Mehdi’yi kimin getireceği...

    OTELLER BİLE HAZIR

    Sene 2010, İran Kültür ve Turizm Bakan yardımcısı Hamid Bagai İranlı gazetecilerle bir arada. Bagai gazetecilere, “Tahran’da çok acil onlarca yeni büyük otele ihtiyacımız var” diye anlatıyor. Kendini tutamayan gazetecilerden biri herkesin o anda aklından geçirdiği soruyu soruveriyor “Efendim, tamam otel yapılsın ama gelen turist yok ki; o otellerde kim kalacak?” Bagai odada bulunan en muhafazakar gazetecinin bile gözlerinin fal taşı gibi açılmasına neden olan samimi yanıtını veriveriyor “Biliyorsunuz yakında Mehdi gelecek, o zaman tüm dünya Mehdi’yi görmek için Tahran’a akın edecek. O zaman bu insanların kalabilecekleri otellerin mevcut olması lazım.”
    Aslında İran siyasetindeki mevcut şifrelerin hepsi, Turizm Bakanı’nın gayet masumane ve kendince samimi açıklamalarında gizli.

    GİZLİ TARİKAT HOCATİYE

    İran siyasetinde son dönemde kıyametler Mahmud Ahmedinejad’ın İstihbarat Bakanı Muslehi’nin istifasını istemesi, Hamaney’in istifayı kabul etmemesiyle koptu. Bu olayın dikkat çekici yanı, Muslehi’nin İran kabinesindeki tek molla bakan olmasıydı. Yaygın kanının aksine Ahmedinejad’ın Kum kentindeki mollalarla arası hiç de iyi değil. Hatta, 2009 cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarına ilk itirazlar Kum kentinden yükselmiş, mollalar Ahmedinejad yerine reformist aday Musavi’yi desteklemeyi seçmişlerdi.
    Ahmedinejad’ın hemen hiç yanından ayırmadığı ve sözünü kayıtsız şartsız kabul ettiği tek bir molla var: Misbah Yazdi. Yazdi, ‘Şii İslam’ın ilim merkezi Kum kentine değil, Tahran’a yakın. İşte Ahmedinejad’ın Mehdi için yaptığı hazırlıkların sırrı da Misbah Yazdi de gizli. Yazdi, 1953 yılında kurulan, kendisini gizli tutan bir tarikat, Hocatiye tarikatının gizli lideri. İran’da yaygın kanı bu yönde. Bunu yüze yüz bilebilmek mümkün değil, zira Hocatiye tarikatı Humeyni tarafından yasaklandığı için üyeleri kendilerini sır gibi saklıyor ve sorulduğunda bu tarikata üyeliklerini kesinlikle reddediyor. Tarikat yasaklı ve son derece yer altında, ne de olsa amaçları kendilerine göre son derece ulvi... Ama tarikatın dışındakiler içinse bir o kadar çılgın.
    Hocatiye tarikatına göre, müminlerin ana amacı 12’inci İmam Mehdi’nin gelişini hızlandırmak. İnanışa göre Mehdi dünyanın felaketin yok olmanın eşiğinde olduğu bir zamanda ebedi kurtarıcı olarak dünyaya dönecek. Dolayısıyla tarikata göre Mehdi’nin bir an önce gelmesi için savaşlar, siyasi kaoslar tetiklenmeli. Tarikatın çizgisi, ne pahasına olursa olsun dünyaya sırtını dönerek nükleer silah elde etme tutkusunu elden bırakmayan, her sabah İran’ı yepyeni bir siyasi kaosa uyandıran Ahmedinejad’ın bu hamlelerini birdenbire anlamlı kılıyor.
    Yazdi’nin sevgili öğrencisi Mahmut Ahmedinejad, İran tarihine Mehdi’yi yeryüzüne getiren lider olarak geçmek istiyor. Yani aslında Ahmedinejad’ın üzerinde büyü falan değil, tarikatın ideolojik baskısı var. Misbah Yazdi bastırıyor: “Kaosa ver dünyayı ki bir an önce Mehdi’mize kavuşalım.” Ne de olsa Ortadoğu liderlerinin her birinin çılgın projesi kendine...

    RİSALESİ OLMAYAN DİNİ REHBER

    İran siyasetinin en üzerinde bulunan kurum, Dini Rehberlik Kurumu ve kurumun Humeyni’den sonraki lideri Ali Hamaney. Hamaney cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası Ahmedinejad’ı desteklemiş, seçimin hileli olduğunu iddia ederek milyonlar halinde sokaklara dökülen İran halkına sırtını dönmüştü. Ama son kertede Hamaney hiç beklemediği U dönüşünü Ahmedinejad’dan gördü. Her ne kadar Mahmut Ahmedinejad, “Babam kadar severim” dese de, Hamaney’in saçlarını diken diken eden son hamleyi petrol bakanını da kovup, cumhurbaşkanlığının yanısıra Petrol Bakanlığı görevini de yürüteceğini söyleyerek yaptı. Peki koskoca Dini Rehber niye bu kadar aciz derseniz; bunun yanıtı da Hamaney’in geçmişinde gizli.
    Ali Hamaney, İran-Irak savaşı yıllarında bir süre gönüllü olarak cepheye de giden Besic diye bilinen paramiliter güçlere bağlı savaş veren, şiire ve müziğe tutkun Azeri köylüsü bir genç. Kaderi, Humeyni’den sonra Rehber olmasına kesin gözüyle bakılan Muntazeri’nin Humeyni ile arasının bozulmasında sonra değişti. Dinle-imanla pek de arası iyi olmayan Ali Hamaney bir gecede ‘fahri’ olarak Hucetulislam mertebesine yükseltildi ve başına iliştiriverilen bir sarıkla İran’ın Dini Rehber’i oluverdi. İranlılar hala Hamaney’in Kuran’ı Kerim’i okuyabilecek kadar Arapça bildiğinden bile şüpheli. Hamaney, Humeyni’nin ardından Rehber edildiğinden beri ondan tek beklenen biraz araştırma yapıp bir risale yazması. Böylece Kum’daki ulema tarafından Ayetullah ilan edilecebilecek ve meşruiyeti bir nebze de olsa sağlanabilecek. Ne var ki Hamaney beklenen meşhur risalesini 20 yılı aşkın süredir yazamadı. Ahmedinejad’ın birbirinden çılgın projelerinden usanan İranlılar bugünlerde Hamaney’in ‘afyonlu nargilelerini bir kenara bırakıp’ bir türlü risalesinin dahi tamamlayamamasından şikayetçi.
    Yani Hamaney’in arkasında ne ulemanın ne de halkın desteği var.
    Şimdi İran, yanıbaşlarında art arda devrimler yaşayan Arap ülkelerine bakıyor ve çaresizce 30 yılı aşkın süredir ülkede bitmeyen kaosu belki de sonlandırabilecek olan ‘Mehdi’sini bekliyor.

    İRANLILARIN MEHDİ’Sİ  AMERİKALILARIN MESİH’İ

    ABD bu hafta sonu 21 Mayıs’ta İsa Mesih’in geleceğini iddia ederek ortalığı velveleye veren tarikatı konuştu. Dünyanın büyük bir kısmı için bu tür kehametlere anlam vermek çok da kolay değil. Amerikalı tarikatı en iyi anlayanlar ise İranlılar. Ne de olsa Cumhurbaşkanları Ahmedinejad koltuğuna oturur oturmaz, tam zaman da vermiş, “Mehdi iki yıl sonra gelecek, ona göre hazırlık yapıyoruz” demişti. Mehdi hala gelmiş değil, Ahmedinejad da yılmış değil. Mehdi’yi Mesih’i beklemekte sorun yok. İran siyaseti için sorun , Mehdi’yi ısrarla çağıran siyasi çizginin siyasetin tepesinde olması.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı