"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Ahlak varoşlar için, siyaset...

ETİK sonrası bir çağa doğru adım attığımız dorudur.<br><br>Nedense, ahlaktan bahsetmek, yazmak kişileri sıkarda, akşama kadar yalan dinlemek sıkmaz.

Ahlak meselesini neden kişilere indirgeyerek anlarız da, siyaseti toplumsallaştırarak kavramaya çalışırız? Acaba siyasi olan ile ahlaki olan nerede birbirinden ayrılır? Daha doğrusu siyaset ile ahlak iç içe midir? Siyaset yönetim kurulu odalarına, ahlaksa yatak odasına mı aittir? Tabi çok zor bir konuya girdiğimin farkındayım.
Siyaset, salt hesabi ve faydacı olarak tanımlandığı için, artık etik olanın tam tersi olarak algılanır. Ama etik olanı kökünden söküp atmak, insanların yüzünü kızartacağından ve siyasilerin kendilerini halkın gözünde meşrulaştırmak gibi bir zorunlulukları olduğundan, hala ahlaktan söz ederler.
Aslında kapitalist siyaset özü gereğince, ahlaka karşı olan bir iştir, bir ideolojidir. Neredeyse herkes, insanların sömürülmesinin yanlış olduğunda hemfikirdir. Ama siyaset bu ahlaki düşünceyi yorumlayarak, kabul edilebilir hale sokar. Kandırır ve meşrulaştırır. Sanki mesele, yamyamların düşüncelerini değiştirmek değil de, anlamaya çalışmaktır.
Pragmatik türdeki ahlaki gerekçelendirmeler bugünün ahlakıdır. Ama bir düzeni ve huzuru sağlayacak hiçbir müeyyideye sahip değildir.(Değer anlamında)
Ahlaki çözülmenin temel nedeni; her türlü ilişki, anlayış, anlatış ve kavrama toplumsal kökeninden kopartılarak bireyselleştirilmiştir. Peki siyaseti anladıkta, ahlak nedir? Ahlak ideolojinin ta kendisidir. Toplumsala ve genel çıkarlara doğru gidildiğinde, ahlaki değerlere daha yakın durulur. Bireyselliğe gidildikçe, ahlaki değerler değersizleşir.
Bireyselleşildikçe, iyiye ve kötüye dair sorular, yanlış bir şekilde toplumsal bağlamından soyutlanır. Şimdi, dini kuralların uygulanması durumunda, insanların daha sorumlu davranacağı tezini ileri sürenlerin sesini duyar gibi oluyorum.
Hayır. Serbest pazar anlayışında, serbest pazar siyasetinde, dinin siyasallaştırılması, yani toplumsal özünden koparılarak siyasileştirilmesi zorunluluğu vardır. En güzel örnek yaşadığımız sümüklü siyasettir.
Peki, serbest pazar anlayışında etik yoksa ne var? Egemen sınıflar çıkarlarını nasıl garanti altına alırlar? Kanunlar bu iş için yapılmıştır. Serbest pazarda bireyin ahlakı yoktur. Uyması gereken kanunlar ve müeyyideler vardır. Yani ahlak psikolojik bir düzeye indirgenmiştir. Korkunun olmadığı yada kanunun ihlalinin bilinemediği yerlerde her şey mubahtır. Çıkış; kamusal alanı genişletmek, eğitimi kamulaştırmaları yüceltecek alanlara yöneltmektir. Ahlak hayatın bereketidir.  Bülent ESİNOĞLU

TOKİ’nin konutlarına belediyeden hizmet yok

GÖLBAŞI Örencik TOKİ konutlarındaki yaşam şartlarının zorluklarından söz etmek istiyorum. TOKİ konutlarını 5 ekim 2009 tarihinden itibaren teslim etmeye başladı. Ama iskan alınmadığı için ne elektrik, ne su, ne de doğalgaz bağlantısı var. Ben 15 ekimde buraya yerleştim. Bize o zaman en geç 25 ekimde herşey düzelecek dediler ama halen hiçbir şeyimiz yok.
Doğru dürüst yolumuz bile yok. Yolun yapılmama nedeni olarak; TOKİ ile  Büyükşehir arasında bazı sorunlar olduğu, bu nedenle yolun yapılamadığını duyuyoruz. Hiçbir belediye hizmeti yapılmıyor. Çöpler içinde okula gidip gelmeye çalışıyorlar. Domuz gribi gibi bir salgın varken bu çocuklarımızı nasıl koruyabiliriz. Yolun yapılmaması işimize, evimize, hayatımızı idame ettirmek için alış veriş yapmaya giderken nasıl gideceğiz diye korku içinde kalıyoruz. Çünkü yağan yağmurla asfaltı olmayan yollar çamur ve balçık içinde kalıyor, arabalar yolda kalıyor.
Gülcan TOPÇU

Asfaltlar kaldırım oldu

ANKARA’nın birçok semtinde olduğu gibi Balgat’taki Çiğdem Mahallesi’nde de insanlar yaya kaldırımlarda değil asfaltta yürüyor ve güneşli havalarda otobüs duraklarında değil eğer varsa ağaç gölgesinde bekliyor. Ben dostlarıma bunu bulmaca gibi sorduğumda şaşırıyorlar. Efendim nedeni kaldırımların yürünemeyecek kadar berbat olması ve tehlikesine rağmen nisbeten daha temiz olan asfalt yolu tercih ediyorlar. Kapalı duraklarda ise gölge yapmayan ışığı olduğu gibi altına geçiren bir malzemeden yapılmış olması... Otobüs duraklarının yapılması bir yıldan fazla olmasına rağmen düzeltilmediği gibi yeni yapılan duraklarda aynı malzeme kullanılıyor.
Orhan ERDEM

X