GeriElif Çongur Ah Sinyor!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ah Sinyor!

Ah Sinyor!
refid:23221950 ilişkili resim dosyası

2012-2013 Futbol sezonunun şampiyonu Galatasaray’ın şampiyonluğu kutlu olsun, Gündüz Kılıç ve Metin Oktay’a selam olsun

2012-2013 Futbol sezonunun şampiyonu Galatasaray, profesyonel futbol liginin ilk şampiyonluğunu 1961-1962 sezonunda alır. Takımın başında Galatasaraylıların babası Gündüz Kılıç vardır.


Gündüz Kılıç’ın futbol aşkı Galatasaray Lisesi İlk Mektebi’ne gittiği yıllarda başlar. Tatil günlerinde kardeşleriyle Taksim Stadı’nda izlediği maçların etkisiyle kendisini lisenin bahçesinde futbol oynarken bulur. 1932 yılında üzerinde ilk kez sarı kırmızı renklerle Galatasaray Lisesi’nin büyük avlusunda maça çıkar. Lakabını

/images/100/0x0/55eb09fbf018fbb8f8a70994
20-0 biten Vefa maçında attığı 14 golden alan Leblebi Mehmet’in gözüne girer,  genç takım kadrosuna alınır.
Bu yıllarda, sonradan Galatasaray Kulübü’nde başkanlık yapacak, milli bir futbolcu da olan müdür muavini Muslih Peykoğlu’nun dikkatini çeker. Futbolculuk kariyeri Muslih Hoca’nın “Gündüz, hemen kulübe gel, birinci takımda oynayacaksın” cümlesiyle rüya başlar. İlk maçında 2-0 yenik olan takımı adına üç gol atar, aynı yıl şampiyonluk yaşar.


1938 yılında futbola ara vererek yükseköğrenim için Almanya'ya gider, forması, dönene kadar onu bekler. 1948’de “umumi kaptan”lık görevi alır, 1952’de Fenerbahçe’ye karşı futbolcu olarak son maçına çıkar. Aynı yıl içinde Galatasaray’da antrenörlük serüveni başlar.
Gündüz Kılıç ile ilk şampiyonluk 1954-1955 sezonunda, İstanbul Ligi’nde yaşanır. Bir sonraki sezon hem Galatasaray’ın hem Türkiye futbol tarihinin seyrini değiştiren bir adım atar. Rivayet şöyledir: Baba Gündüz’ün “Bu iyi futbolcu olur” dediği tüm futbolcuların yıldızlaştığına, “Bundan olmaz” dediklerinin silinip gittiğine inanılır. Bir gün İzmirspor’da oynayan bir futbolcu için haber gelir. Gündüz Kılıç atlar İzmir’e gider, futbolcuyu izler, merakla ağzından çıkacakları bekleyenlere “Beni İstanbul’dan bu adam için mi getirdiniz?” deyiverir. Onlar Baba Gündüz’ün ne dediğini anlamaya çalışırlarken, o çoktan kulübe haber yollamıştır: “Metin Oktay’ı izledim, bu çocuğa hemen imza attırın!”


O sezon, Galatasaray, İstanbul Ligi’nde üst üste ikinci şampiyonluğunu elde ederken Metin Oktay da gol kralı olur. Kılıç, 1957’de Galatasaray’daki görevinden ikinci kez istifa eder, Feriköy’e tarihinin en başarılı dönemini yaşatır. 1960 yılında göreve gelen yeni yönetim Gündüz Kılıç’a yeniden görev vermek ister ama Feriköy’ü yarı yolda bırakmayan Baba Gündüz ile Galatasaray’ın vuslatı sezon sonunu bekler. 1961-1962 sezonunda Galatasaray, profesyonel ligin ilk şampiyonluğunu alır, Metin Oktay yine gol kralıdır.


Ne olur, ona iyi bakın


Ah Sinyor

Gündüz Kılıç, Metin Oktay’ın Palermo’ya transferinin ardından kulüp başkanına bir mektup yazar.

“Sayın sinyor, sizinle tanışmıyoruz. Hemen kendimi tanıtmam lazım. Ben Galatasaray futbol takımının meneceriyim. Yani Metin Oktay’ın eski meneceri. Artık metin Palermolu oldu” diye başladığı mektubunda Metin Oktay’ın veda yemeğindeki duygularını şöyle anlatır: “Gözlerindeki nem damlalaşarak boşanmasın diye, kendini tuta tuta titrek bir sesle konuştu. Memleketinden, anasından, kulübünden, arkadaşlarından ayrılmanın, yapayalnızlığın, yabancılığın soğuk koynuna atılmanın üzüntülerini öyle duyarak anlatıyor, oralarda da onu yalnız bırakmamamız için öyle çocuğumsu yalvarıyordu ki, sizinle yaptığı görüşmelere, hatta resmi mukaveleye rağmen, hâlâ donuk, inanamaz kalmış içim birdenbire kopasıya burkuluverdi. Metin sahiden gidiyordu…
Ah sinyor! Belki, sizce basit bir mukavele ile bağladığınız o insanın size neler kazandırdığını ve kazandıracağını katiyen bilemezsiniz. Mükemmel bir futbolcu. Her sezon aritmetik bir katiyet gibi, söylediği kadar gol atan bir futbol kralı. Gençliğine rağmen inanılmaz derecede olgun, karakter sahibi bir insan.


Herkese yardıma hazır bir hayırsever. Hayır, hayır, bütün bunlar hiçbir şey değil. Siz Palermo’ya hiçbir kulübe nasip olmayan muazzam bir taraftar kitlesi kazandırıverdiniz. Şimdi Palermo Union Sportiva’ya kalben bağlı otuz milyon Türk taraftarınız var, inanın…
Ne olur, ona iyi bakın. Ona babacan davranın. Ne kadar büyürse büyüsün, daima sevgiye, şefkate muhtaçtır Metin. Belki de muhitine cömertçe dağıttığı sevgi ve şefkat akümülatörlerini şarj edebilmek için.


Eminim ki birkaç yıl sonra, memleket hasretine dayanamayıp vatanının sahalarına koşacak olan Metin’in arkasından siz de bana tıpkı benim gibi gözyaşlarınızla ıslatacağınız bir mektup yollayacak ve hislerimi o zaman daha iyi anlayacaksınız. Metinimiz İtalya’da Allah’tan sonra size emanet sinyor. Sevgi ve saygılarımla. Gündüz Kılıç.”


Mektup, endüstriyel futbol hesaplarının, sadece parayla tarif edilen profesyonellik vurgusunun, bunca kirliliğin içinde futbolu neden sevdiğimizi, duygunun futbolun neresinde olduğunu hatırlatıyor. Gündüz Kılıç’ın “Galatasaray bir his takımıdır. Galatasaray feragat ve fedakârlıklarla çalışacak futbolcuların takımıdır. Galatasaray şımarıkları, kendini beğenmişleri, yalnız kendini düşünenleri sevmez. Kısacası Galatasaray, bir halatı hep birlikte çekenlerin, hep birlikte üzülüp, hep beraber sevinmesini bilenlerin takımıdır” sözleri de öyle.


2012-2013 Futbol sezonunun şampiyonu Galatasaray’ın şampiyonluğu kutlu olsun, Gündüz Kılıç ve Metin Oktay’a selam olsun.




Yazarın son yazıları

#4 Mayıs 2013Büyüklük sizde kalsın
#30 Nisan 2013 Gizli spor emekçileri Bayramınız kutlu olsun!
#27 Nisan 2013 İkili delilik
#23 Nisan 2013 Renkler ayrı dertler aynı
#20 Nisan 2013 2013 Git evinde oyna!
#16 Nisan 2013 Hakkı,Metin,Lefter! O güzel günler burada biter!
# 13 Nisan 2013 Benzemez kimse sana



YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN >>