Ağzında sigara pasaport kontrolü

Hürriyet Haber
03.09.2013 - 10:23 | Son Güncelleme:

Hürriyet, Sıla Yolu’nda saatler süren kuyruk çilesinin ardından bu kez de çalışmaları yerinde görmek için Kapitan Andreevo Gümrük Kapısı’nı gezdi. Görevlileri adım adım takip eden muhabirimiz Fatih Özyar, işlemlerin neden uzadığını anlamak için dakika tuttu. İşte Özyar’ın Kapitan Andreevo izlenimleri:

AVRUPALI Türklerin çile kapısı Kapıkule’nin karşısındaki Kapitan Andreevo’dayım. Sofya Büyükelçiliğimizin aracılığı ile İçişleri Bakanlığı’ndan fotoğraf çekmek için izin aldım. Görevlilerin hepsinin suratı asık, sanki bir suç işlemiş gibi muamele görüyorum. Ben ise olup bitenleri yerinde görmek istiyorum. “Bize soru sorma, sadece 5 kare resim çekebilirsin” dediler ve yanıma verdikleri az derecede Türkçe bilen görevliyle gümrük kapısına yürüdük.

Modernizasyon ve genişletme çalışmalarının inşaatı devam ediyor. Ancak yıl sonunda bitecek gibi görünüyor. Şu anda 10 perondan hizmet veriliyor. 10 peronun 8’i Türkiye’den çıkışlar, yani Bulgaristan’a giriş için, biri otobüsler ve diğeri de ülke çıkışları için kullanılıyor. Görevlilerin ağzında sigara, vatandaşların pasaportlarını kontrol ediyor. İlk gördüğünüzde ‘Bunlar nasıl insan, karşısındakine saygısı yok’ hissine kapılıyorsunuz.

SAATE BAKIP, DAKİKA TUTTUM
Perona yaklaşan vatandaş tedirgin ve korkarak bir şekilde pasaportunu uzatıyor, kontroller başlıyor. Ben uzaktan seyrediyor, saate bakıyor, dakika tutuyorum. Bir aracın pasaport ve gümrük kontrolünden çıkması 2 ile 4 dakika arasında değişiyor.

Görevlileri gördüğünüzde çalışıp çalışmadıkları belli olmuyor, çok rahatlar. Keyfi uygulamaları çok. Zaten Edirne’ye kadar uzayan kuyruklar da bundan kaynaklanıyor. Kendi aralarında sohbete dalıyorlar. Vatandaşın kornaya basması veya saatlerce kuyrukta beklemeleri onları ilgilendirmiyor bile.

SIKI KONTROLÜ AB İSTEMİŞ
Bir taraftan olup bitenleri izlerken, notlar tutuyorum. Ara sırada sormak istediğim soruları, ismini bana söylemek istemeyen bir üst yöneticiye soruyor, cevap almak istiyorum. Ara sıra beni tersliyor. Umursamıyorum. Tek istediğim sorularıma yanıt almak. Türkiye tarafından yapılan suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorlar. “Biz Avrupa Birliği (AB) ülkesiyiz, ilk sınır burası” diyerek sıkı kontrol yapılmasını AB’nin istediğini söylüyor. Gümrük kapısında günde yaklaşık 3 ile 5 arasında değişen sayıda kaçak göçmen yakalanıyor. Bana dönüp, “Türkiye neden bunları yakalamıyor” diye soruyor ve devam ediyor; “Eğer Türkiye AB üyesi olsaydı, bizim yapmış olduğumuz kontrolleri yapmaz mıydı.”

AB’YE GİRMİŞLER, AB’Lİ OLAMAMIŞLAR
Bulgaristan, AB üyesi olmakla çok şey kazanmış olabilir ancak, beyin ve düşünce yapılarında hiçbir şey değişmemiş. Bunu yerinde gördüm. AB’ye girmişler, AB’li olamamışlar. Her şey dağınık, disiplin yok. Avrupalı Türklerin Kapıkule’de 15 saat beklediğinde 7 bin 260 araca giriş izni verdiklerini söylüyor yanımdaki yetkili. “Bu sayımı nasıl yaptınız” diye soruyorum, “Bize Kapıkule verdi bu bilgiyi” diyor. İşte gerçek bir Avrupalı bunu yapmaz. Başkasının dediğine bakmaz, tespiti kendi yapar.

‘HADİ KOMŞU EYVALLAH’
Kısacası Bulgaristan, keyfine olduğunda çalışıyor, olmadığında çalışmıyor. Türkler beklemiş, beklememiş umurlarında bile değil. Belki de Türkiye’den gelebilecek tepsi tepsi baklava ve börekleri bekliyorlar. Yaklaşık 1 saat kaldığım Kapitan Andreevo’dan ayrılırken de görevlilerle el sıkıştım “Hadi komşu eyvallah” dedim. Ondan sonra da vatandaşı dinledim!

Bu AB’nin ayıbıdır
Zekeriya AFACAN (Antwerpen): Bu Bulgaristan’ı Avrupa Birliği’ne alanlar utansın. Otursunlar bir kez daha düşünsünler. Acaba doğru mu yaptık diye kendilerine sorsunlar. İnanın zevklerine göre eziyet yapıyorlar. Bu millete yazık oluyor. Buradaki bu ayıp, AB’nin ayıbıdır.

Bu çile beynime kazındı
Zeynep İPEK (Munih): İnanın izini unutturdular. 16 saat kuyrukta beklemek ne demek? Alman vatandaşı olmama rağmen bu genç yaşımda yaşadıklarımı asla unutmayacağım. Bu çile, artık beynime kazındı. Ne olur birileri çıksın buna dur desin. Eğer Hürriyet de buna öncülük ederse, Avrupalı Türklere en büyük iyiliği yapmış olur.

Yazıklar olsun bizi bekletenlere
İsmail Kürük (Manheim): Yazıklar olsun bizleri saatlerce o kuyruklarda bekletenlere. Acaba bizim burada yaşadıklarımızı o AP üyeleri yaşamış olsaydı ne olurdu? Orada, o koltukta oturmak kolay. Burada bu sıkıntıları yaşayan Avrupalı Türklerin hemen hemen hepsi bir Avrupa Birliği ülkesine üye olan ülkenin de vatandaşı olduğu unutulmamalıdır.

Ne olur sesimizi duyun
Baki İpek (Munih): Haykırmak, bağırmak, çığlıklar atmak istiyorum. Ne olur sesimizi duyun, yıllardır burada yaşadığımız sorunlara artık bir son verin, çözüm üretin. Bize bu sıkıntıyı yaşatanlar, her ne olursa olsun insanlık ayıbı işliyor.

Çoluk çocuk rezil olduk
Kadir Altıkulaç (Augsburg): Bir gümrük kapısında 24 saat beklenir mi? Evet arkadaşlar beklenir, bunun örneği de benim. Çoluk çocuk mahvolduk, rezil olduk. Bulgaristan ve Yunanistan’da yaşananlar 2013 Avrupa’sının insanlık ayıbıdır. Avrupa’sı, Avrupa Birliği batsın.

Böyle AB üyeliği mi olur?
Ayhan Güngör (Dortmund): Ben onu bunu suçlamayacağım. Sınırlarda yaşadığımız sorunlardan her ülke sorumludur. Bizi buralarda görmezlikten gelenler oturup bir düşünsün, utansınlar. Ey Avrupa Birliği ülkeleri, ey AP üyeleri siz ne iş yaparsınız, hangi sorunlarla uğraşırsınız? Bulgaristan’ı AB’ye aldınız. İşiniz gücünüz bizlerden kesilen paraları buraya göndermek. Ben bunlara para göndermek istemiyorum. Çıkarın bunları AB üyeliğinden. Böyle AB üyeliği mi olur?

Vinyetleri başka bir bela
Hayri Gönen - Zülfü Karakaya (Duisburg – Viyana): 10 saatte Bulgaristan’ı geçebildik. Dışarıda sıcak adam pişiriyor. Kendileri gibi vinyetleri de bela. Bu nasıl bir ülke anlamış değiliz. Avrupa Birliği’ne girmişler ama değişen hiçbir şey yok.

Bize sahip çıkın
Hüseyin Badel (Bochum): Vatandaşları olduğumuz Avrupa ülkeleri, ayağa kalkın ayağa. Bize sahip çıkın. Vatandaşlarınız burada yerlerde sürünüyor. Utanın biraz utanın. Buradaki milletin sesine kulak verin.

Gelin bir bakın
Turgut Erkol (Viyana): Bizim suçumuz nedir? Türk kökenli olmak mı? Buna biz mi karar verdik. Ne yapmak istiyorsunuz? Avrupa Birliği’ne almış olduğunuz ülkeye gelin bir bakın.

Yapmadıkları eziyet kalmadı
Ramazan Çetinkaya (Münih): Bulgaristan’a neden baskı yapılmıyor? Bunun cevabını verin. 100 binlerce kişi yalan mı söylüyor? Ben buradan Bulgaristan’ı şikâyet ediyorum. Yıllardır bizlere yapmadıkları zulüm, eziyet kalmadı. AB üyeliği ne değiştirdi. Bu adamlar aynı kafayla devam ediyorlar.

Bizim için neler yaptınız
Kubilay Narlı (Antwerpen): Biri benim hakkımda şikâyette bulunsa, dakika geçmeden polis kapıma dayanır, beni sorguya çeker, hatta alıp götürür. Buradan sormak istiyorum, yıllardır bu Bulgaristan hakkında şikayette bulunuyoruz. Peki siz neler yaptınız, bunu bize bir anlatın bakalım?

Ey Avrupa, uyan artık
Haydar Şahin (Metz): Avrupa’sı batsın, bu mu Avrupa? Bizi beğenmiyorlar, ama hiçbir zaman da aynanın karşısına geçip kendilerine bakmıyorlar. Ey Avrupa, uyan artık uyan.

Bu işi AP üyeleri çözer
İbrahim Bala (Paris): Biz insan yerine konulmak, birazcık olsun saygı görmek istiyoruz. Başka bir şey değil. Bu Bulgar çilesine son verecek kurum Avrupa Birliği’dir, Brüksel’de oturan AP üyeleridir! Onlara para değil, bizleri insan yerine koymaları için yatırım yapsınlar. Artık harekete geçme zamanı gelmiştir.

Teşekkürler Hürriyet
Sinan Ünal (Aalen): Bulgar çilesinin bitmesi için Hürriyet’in başlattığı bu girişime destek verilmelidir. Arkadaşlar, sadece şikâyet etmekle olmuyor, bizler de bir şeyler yapmalıyız. En azından bu girişime destek verelim. Yaşadığımız problemler konusunda bize bir tek Hürriyet sahip çıktı. Teşekkürler Hürriyet!

Nereye kadar sürecek
Ercan Kara (İnngolstatd): Avrupa’ya göçün 50’nci yılını şov yaparak kutlayanlar utansın. Şov yapmak istiyorsanız, buradaki vatandaşın problemlerine çözüm bulun. Asıl o zaman şov yapmış olursunuz. Bulgaristan 50 yıldır, anamızdan emdiğimiz sütü burnumuzdan getiriyor. Birisi çıkıp buna dur demiyor. Peki sormak istiyorum, nereye kadar?

Çözüm istiyoruz çile değil
Yüksel İlik (Stuttgart): Öncelikle Hürriyet’e, Hürriyet çalışanlarına, bizi bu yollarda yalnız bırakmayanlara, Avrupalı Türklere sahip çıktıkları için, Avrupalı Türkler adına teşekkür ederim. Eğer siz de bizi bir kenara atarsanız, işte o zaman mahvolduk demektir. Bu Bulgaristan’ı AB’ye alanları protesto ediyorum. Biz çözüm istiyoruz, sorun ve çile değil.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı