Ağlamaktan başka ne yapılabilir?

Hürriyet Haber
16.03.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

Yavuz GÖKMEN

Bundan bir yıl öncesini gayet iyi hatırlıyorum. Yani 28 Şubat 98'le başlayan süreci...

O zaman zannetmiştim ki, başta TBMM olmak üzere tüm siviller ayağa kalkacaklar. Cumhurbaşkanı ve Başbakan bir araya gelecekler. Siyasal parti liderleri, ‘‘Bu, demokrasiye verilmiş bir muhtıradır’’ diye haykıracaklar ve kararları TBMM'ye getirerek elbirliğiyle didikleyecekler.

Oysa bunların hiçbirisini yapmadılar. Bir brifingler sürecinde eriyip gittiler ve hükümetin zor yoluyla bozulmasına ses bile çıkarmadılar.

Çıkarmadıkları gibi, kendilerini oraya atama yoluyla getirenlere biat ettiler. Bir atanmışlar hükümeti kurdular.

TBMM ve tüm sivil iradeyi iyi sıhhatte olsunlara teslim ettiler. Bu durumda bir yılı aşkın süre, bitkisel yaşadılar.

Şimdi gördüler ki, kendileri de ‘‘tu kaka’’ olmuşlardır.

Verdikleri demeçler hüsran ve ıstırap çığlıklarıdır.

O zaman bunların olacağını onlara söylemiş; yazmıştım.

Şimdi ağlayışlarını seyrediyorum.

* * *

Oscar Wilde şu öyküyü anlatır:

İsa Nasıra'ya döndüğünde kenti tanıyamadı. Eski Nasıra ağıtlar ve gözyaşları doluydu ama yeni Nasıra'da kahkahalar ve şarkılar vardı. Kolları çiçeklerle dolu kölelerin beyaz mermerlere basarak girdikleri bir eve daldığında lal rengi örtülere uzanmış bir adam gördü. Adamın dudakları şaraptan kıpkırmızıydı.

İsa adama yaklaştı; omzuna dokundu ve sordu:

‘‘Niçin böyle safahat içinde yaşıyorsun?’’

Adam başını cevirdi, İsa'yı tanıdı ve cevap verdi:

‘‘Ben cüzzamlıydım, beni iyileştirdin. Şimdi başka türlü nasıl yaşayabilirim.’’

* * *

İsa evden çıktı. Sokakta yüzü boyalı, ayakları incilerle süslü bir kadın gördü. Kadının arkasında gözleri arzuyla parlayan bir erkek yürüyordu. İsa adama yaklaştı ve omzuna dokundu:

‘‘Niçin bu kadını böyle arzu ile izliyor ve bakıyorsun?’’

Adam döndü ve İsa'yı tanıdı:

‘‘Ben kördüm’’ dedi. ‘‘Benim gözlerimi açtın. Şimdi başka neye bakabilirim?’’

İsa bu kez kadına yaklaştı. ‘‘Bu tuttuğun yol günah yoludur. Niçin bu yolu tuttun?’’ diye sordu. Kadın İsa'yı tanıdı ve gülerek cevap verdi:

‘‘Bu yol çok keyifli. Üstelik sen benim tüm günahlarımı affetmiştin.’’

* * *

O zaman İsa yüreği ıstırapla dolu, kentten ayrılmak istedi. Varoşlarda yürürken bir hendeğin dibinde oturmuş ağlayan birini gördü. Ona yaklaştı ve kıvırcık saçlarına dokundu: ‘‘Dostum, niçin ağlıyorsun?’’

Lazar(*) şöyle bir doğrulup baktı ve İsa'yı tanıdı:

‘‘Ben ölmüştüm; beni dirilttin. Şimdi ağlamaktan başka ne yapabilirim?’’

Oysa ağlamaktan başka yapacak o kadar çok şey var ki...

------------------------------------------------------------

(*) Lazar; İncil'de, İsa'nın dirilttiği adam.













Etiketler:


    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı