Spor Haberleri

« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Ağladı, ağlattı

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME

Hürriyet özel röportaj

Briegel, yardımcısı Ahmet Akcan ile veda ziyaretinde duygulu anlar yaşadı...

Ben kovulmadım. Yönetim açıklama yapmadan bir gün önce, ayrılma kararımı bildirdim.

Çok iyi para teklif ettiler. Zannettiler ki bunu geri çeviremem. Ama ya benim prensiplerim!

Kalsam ne mi olurdu?.. Gelecek sezon hepimiz şampiyon bir Beşiktaş izlerdik.

Koca adam, kafasını pencereye doğru çevirdi, elleri ile yüzünü sakladı. Gözyaşları herbirimizin yüreğine bir ok gibi saplandı. Yemek boğazımızda düğümlendi. Beşiktaş'tan ve Türkiye'den ayrılmak Briegel'i perişan etmişti.

KOCA adam ağlıyordu... Elleri ile sakladığı yüzünden süzülen damlaların her biri yüreğimize bir ok gibi saplanıyordu. Kafalar öne düştü, yediğimiz yemek boğazımızda düğümlendi. Nezih Alkış'la göz göze geldik, yemin ediyorum, sallandığını hissettim. İsmail Er'e baktım, hiç böylesine duygulandığını görmemiştim.

DİLİM TUTULSAYDI

Koca Briegel ağlıyordu... Kafasını pencereye çevirerek, gözyaşlarını saklayarak, hıçkırıklarını tutarak ağlıyordu koca adam...

Dilim tutulsaydı da, konuşmasaydım. Nereden de aklıma geldi. Dedim ki Briegel'e...

‘‘Beşiktaş taraftar'ı seni sevdi... Bu ayrılığa üzüldü...’’

Biraz durdum, geçmiş yıllara döndüm ve devam ettim...

‘‘Futbol oynadığın dönemlerde de bizden aynı sevgiyi gördün. Sahada kişilikliydin. Merttin, savaştan kaçmazdın. Mücadeleden yılmazdın. Kazanmak için harcadığın gayrete saygı duyardık. Bizden bir parça gibiydin. Seni yıllar öncesinden sevdik sevgili Brigel. Bu ayrılığa üzülüyoruz ’’

GÜZEL ADAM...

Vay sen misin bunları söyleyen... Bir Alman'ın böylesine duygusal olabileceğini nereden bilebilirdim. Ülkemizde teknik direktörlüğe soyunan bir yabancının para ve lüksün de ötesinde, anlamlı ve saygın değerler taşıyabileceğini nasıl düşünebilirdim.

Ve Briegel'in Beşiktaş'a sırıl sıklam aşık olduğunu, nereden akıl edebilirdim... Koca adam şimdi seni daha çok seviyoruz... Biliyorum ki, yazıyı okuyanlar, sevginin ötesinde saygı da duyacaklar sana... Güle güle güzel adam...

OLUR MU ÖYLE ŞEY

Böylesine duygusal bir Alman'ı aldım karşıma, iki saat sorguya çektim...

Sorduğum her soruyu yanıtladı. Bazı yanıtların yazılmamasını istedi. Onları bir kenara attım. İşte Briegel röportajı...

- Hoca, nedir bu ayrılığın gerçek nedeni?

‘‘Çoğu yazıldı çizildi. Bildiğiniz şeyler’’

- Örneğin, Şifo ile Ertuğrul'u istemediğin söylendi. Doğru mu?

‘‘Hayır, hayır. Üstelik, iki ay önce onlarla yaptığım konuşmada, ben kaldığım sürece sizler de buradasınız diyen bendim. Olur mu öyle şey’’

ÖNCE PRENSİPLERİM

- Öyleyse nedir?

‘‘ Önce prensiplerim. Sonra transfer konuları...

- Biraz açar mısın?

‘‘ Lütfen geçelim bunları. Ancak, şunu söyleyeyim, bana teklif edilen transfer ücreti karşısında sarsılacağımı, her şeyi kayıtsız şartsız kabulleneceğimi zannettiler. Oysa, önce prensiplerim önemliydi.’’

- Ne kadar ücret teklif ettiler?

Şifo ve Ertuğrul'u ben mi istememişimOlur mu... Kalmalarını isteyen bendim...

Benim takımıma kalitesiz dediler.

Asla. üstelik hepsi de karakterli, iyi futbolcular.

Amokachi için hiç bir yorum getirmek istemem. Ama ayrılma nedenlerimden biri o.

‘‘Senin futbolculuğunu da çok sevmiştik. Yürekliydin, savaşçıydın, inatçıydın... Şimdi de karakterini çok sevdik... Ayrılışına hepimiz çok üzüldük. Türkiye'de neleri özleyeceksin?’’ İşte bu soru... Bu küçüçük soru, koca adamı sarstı. ‘‘Ayrılığı hatırlatmayın’’ dedi. Kelimeler boğazında düğümlendi. Devamını getiremedi. Başını çevirdi. Elleri ile gözyaşlarını sakladı.

Ve hüngür hüngür ağladı.

Cebimde 3 teklif var

Beşiktaş’taki görevimi bıraktıktan sonra beni 3 kulüp aradı. Bunların biri Türkiye'den. Ama isimlerini açıklamayacağım. Ama bekleyin hafta içi bir gün İsmail Er'in kulağına fısıldarım.

Buradan nereye mi gideceğim? Elbette İspanya'ya. Ama çalışmaya değil, oradaki yazlığıma. Evet şimdiden bana biri Türkiye'den 3 kulüp transfer teklifi yaptı. Şimdilik bu kulüplerin isimlerini vermeyeceğim. Ancak hafta arasını bekleyin. Bir antrenmen sonrası İsmail Er'in kulağına bu kulüplerin ismini fısıldarım.

Bursaspor maçını, annem ve babam Türklerle birlikte, Almanya'da bir kahvehanede izlemişler. Maçtan sonra beni telefonla aradılar. Oradaki Türkler babama, ‘‘Hiç üzülme. Briegel ayrılmakla iyi yaptı. Yapabileceğinin en iyisini yaptı. Bu maçı bu skorla kazanması bile onun başarısını gösteriyor’’ demişler

‘‘Bana göre iyi bir teklif?‘‘

- Mesela, F.Bahçe'nin Mustafa Denizli'ye verdiği ücret kadar mı?

‘‘Ne verdi F.Bahçe?

KIRGIN DEĞİL KIZGIN

- Bir yıl için 2 milyon dolar. İki yıllığı 4 milyon dolar...

‘‘Ohh... o kadar değil. Yine de bana göre iyi bir para.’’

- Kime kırgınsınız?

‘‘Hiç kimseye’’

- Peki, kime kızgınsınız?

‘‘Bir kaç yöneticiye...’’

-İsim verebilir misiniz?

‘‘Hayır, hayır. Bir şey söyleyeyim mi, sezon içinde kızdığım futbolcularım da oldu. Bunlar olağan şeyler... Seversin de kızarsın da.’’

YA AMOKACHİ

- Yine de sormak isterim. Ne gibi şeylere kızdın.?

‘‘Mesela, ben kimseye Konya'dan Murat'ı istiyorum demedim.’’

- Evet, devam edin.

‘‘Daha fazla yorum yok.’’

- Peki, Amokachi'nin durumu?

‘‘O da bunlardan biri’’

- Daha kimlere kızdın?

‘‘Bazı gazeteci dostlarıma kızdım. Bursaspor maçında bile Beşiktaş'ın yenilmesini isteyenler, beni bayağı şaşırttı ve üzdü.’’

KALLİ GİTMESEYDİ

- Kalli Beşiktaş'ı bırakmasaydı, durum daha mı farklı olurdu?

‘‘Hayır, buna benzer bir şey olurdu. Yalnız bazı teknik değişiklikler olmazdı. Biz, Beşiktaş'ın teknik yapısını da değiştirdik. Bir de Halilagiç, Bayram ve Murat'ın transferleri gerçekleşmezdi. ’’

- Beşiktaş yeni sezon için yeni bir Alman antrenör düşünüyor.

‘‘Olabilir. Ancak, şunu da söyleyeyim, Türkiye'de sadece iki Türk teknik adamın adı ön plana çıkıyor. Diğerleri niye gündeme gelmiyor?. Bu onlara bir hakarettir. Niye diğerleri için olumsuz düşünüyorsunuz. Onların da iyi işler yapacağına artık kendinizi inandırın.’’

SEBA OLSAYDI

- Bir şey soracağım, lütfen açık yanıt verin. Seba dönemi olsaydı. Bu ayrılık yine olur muydu?

‘‘ Hayır olmazdı. Hasan Arat için de aynı şeyi söyleyebilirim.’’

- Bursa maçından sonra futbolcularla bir konuşma yapmışsınız. Neler söylediniz. Ne gibi bir toplantıydı bu?

‘‘ Maç öncesi değil, maç sonrası yaptım.’’

- Neler söylediniz?

‘‘ Bunlar aramızda’’

BENİ SEVDİLER

- Onlarla aranız nasıl. Sizi seviyorlar mı?

‘‘Evet.’’

- Nereden biliyorsunuz?

‘‘Gözlerinden, bakışlarından.’’

- Hangi futbolcuların performansı sizi mutlu kıldı?

‘‘ Hepsinin. Ancak, bazıları çok önemli işler gördü. Mehmet'ten böyle bir performans beklemiyordum. Ertuğrul ve Ahmet, gollerimizin yarısını attılar. Tayfur, görünmese de iyi işler yaptı.’’

KARARIMI VERMİŞTİM

- Yönetim kurulundan önce ayrılma kararı verdiğinizi söylüyorsunuz?

‘‘Evet, yönetimin basın açıklamasından önce kararımı vermiştim. Eşimle üç gün üç gece düşündük, taşındık. Her şeyi tartık. Ve prensiplerim Beşiktaş'tan ayrılmamı gerektirdi. Eşim de aynı şeyi düşündü. Üstelik, bu kararımızı yönetimin açıklamasından bir gün önce yönetici Mete Düren'e bildirmiştim. Bunun üzerine başkan telefon açtı ve kararında ısrarcı mısın diye de sordu. Ben de evet yanıtını verdim. Ertesi sabah bir basın toplantısı ile görevime son verdiklerini açıkladılar. Bu da beni üzdü.’’

Söyleşiden sonra Brigel kapıya doğru yönelmiş, gidiyordu. Birden aklıma arkadaşım İsmail Er'in yaklaşık 6 ay önce Brigel ile yaptığı bir roportaj geldi. Röportajın başlığı daha dün gibi aklımdaydı...

‘‘ Bir gün Beşiktaş'tan ayrılırsam ağlarım’’


Bunları da Beğenebilirsiniz