Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Ağca'nın tahliyesine Yargıtay incelemesi

    İSTANBUL (A.A)
    12.01.2006 - 15:23 | Son Güncelleme: 12.01.2006 - 16:35

    Adalet Bakanı Cemil Çiçek, “Konunun (Mehmet Ali Ağca'nın tahliye olması) bütün yönleriyle ve bütün mevzuat açısından, İnfaz Hukuku ile ilgili değerlendirilmesi ve yazılı emir yoluyla Yargıtay incelemesine gönderileceğini belirtmek istiyorum” dedi.

    Bakan Çiçek, Atatürk Havalimanı'nda yaptığı basın açıklamasında Mehmet Ali Ağca'nın tahliyesine ilişkin süreç hakkında ayrıntılı bilgi verdi. Konunun hassasiyetinin bilindiğine işaret eden Çiçek, şunları söyledi:

    “Türkiye'de başkalarına örnek olması açısından da konunun bir defa daha incelenmesi gerektiği söz konusu olacaksa da, bir defa daha incelemekte ben şahsen hiçbir mahsur görmüyorum. İç hukukumuz bakımından geriye bir tek kanun yolu vardır. Çünkü müdahil vekili itirazda bulunmuş, itirazı reddedilmiş. Dolayısıyla geriye; olayın karmaşıklığı nedeniyle, yurtdışındaki geçtiği sürenin yeni baştan hesaplanması, Türkiye'deki tüm dosyalar ve aradan geçen süre içerisindeki değişiklikler de hesaba katılarak bir defa daha bu hesaplamanın mevzuat açısından, yattığı süreler açısından şahsen gözden geçirilmesinde Adalet Bakanı olarak elimde bir tek imkan var, o da yazılı emir yoluna gitmektir.

    Savcı arkadaşlarımız, dosyayı bir defa daha bu açıdan inceleyip bana gönderecekler. Ben de en kısa sürede, belki önümüzdeki hafta içerisinde yazılı emir yoluna gitmek suretiyle, konunun bütün yönleriyle ve bütün mevzuat açısından, İnfaz Hukuku ile ilgili değerlendirilmesi ve yazılı emir yoluyla Yargıtay incelemesine gönderileceğini belirtmek istiyorum.”

    "OLAY ÇOK BOYUTLU"

    Çiçek, Mehmet Ali Ağca'nın bugün Kartal Cezaevi'nden şartlı tahliyesinin sonucu olarak medyada değişik kanallarda konuyla ilgili değerlendirmeler yapıldığını hatırlatarak, konuşmasına şöyle devam etti:
      
    “Olay, esas itibariyle çok boyutlu bir olaydır. İşin hukuki boyutu var, sosyolojik boyutu var, psikolojik boyutu var. Türkiye'nin siyasi tarihinde yaşamış olduğu üzüntüler, ıstıraplar, bugün bu vesileyle bir bayram günü tekrar canlandı. Tekrar toplum, geriye dönük olarak bu değerlendirmeleri yapıyor. Gerçekten de şahsen benim de yaşadığım o dönem içerisinde Türkiye, bir kaos ortamında sürüklenmiştir. Bir şehirden bir başka şehire gitmek, bir mahalleden öbür mahalleye gitmek mümkün olmamıştır. Terör, anarşi, Türkiye'nin her tarafından pek çok insanın hayatına mal olmuş, başta Abdi İpekçi olmak üzere Türkiye'nin birçok aydını, birçok değerli bilim adamı, sade vatandaşımız, değişiklik mesleklerden insanlar, o terör olayına kurban edilmiştir. Bunların hepsini kınıyoruz.
      
    O yaşadığımız kaos ortamından bugün gerekli dersleri çıkarmamız gerekiyor. Çünkü bu işten milletimiz zararlı çıkmıştır. Bugün de bir başka vesileyle, bir başka ad altında, bir başka amaçla terör olayları, yine masum insanların canını almaya devam ediyor. O nedenle, belki bu tahliye sebebiyle bunları bir defa daha düşünmek gerekmektedir. Ümit ederiz ki, Türkiye bir daha bu sıkıntıları yaşamaz. Ama maalesef ülkemizde, başka ülkelerin hesabına, onların menfaatlerine taşeronluk yapan, masum insanları katleden içimizden caniler çıkmaktadır, çıkmaya devam etmektedir.”
      
    HUKUKİ SÜREÇ
      
    Bakan Çiçek, Ağca olayındaki hukuki sürece de işaret ederek, açıklamasını mahkeme kararlarına dayanarak yaptığını vurguladı. Adalet Bakanı Çiçek, şunları kaydetti:
      
    “Kendi şahsi görüşüm değil. Neticede bir yargı işlemi söz konusu olduğu için doğru ya da yanlış, isabetli buluruz ya da bulmayız, ama netice itibariyle yargı kararlarına dayanarak bunları yapmak gerekmektedir.
      
    Merhum Abdi İpekçi'nin öldürülmesi olayı da dahil bugün tahliye edilen kişinin karıştığı olaylarla ilgili olarak bir karmaşık süreç yaşanmıştır. Dosya ya da dosyalar muhtelif yargı kademelerine gidip gelmiştir.”
      
    AĞCA'NIN 5 SUÇU

    Kayıtlara göre, bugün tahliye edilen Ağca'nın Türkiye'de ve yurtdışında işlediği 5 ayrı suç olduğunu dile getiren Bakan Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:
      
    “Bunlardan bir tanesi, Abdi İpekçi'nin öldürülmesi olayıdır. Bundan dolayı Askeri Mahkeme'de idam cezasına mahkum edilmiş, daha sonra Türkiye'de mevzuattan idam cezası kaldırıldığı için Üsküdar Ağır Ceza Mahkemesi'nce 28.11.2002 tarih ve 2002'ye 379 sayılı kararla müebbet ağır hapis cezasına çevrilmiştir.
      
    İkincisi, yurtdışında Papa suikastı olarak bildiğimiz olaydan dolayı mahkumiyeti var. Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005'e 526 esas 213 sayılı kararıyla aynen şöyle deniliyor, 'Hükümlünün Vatikan eski başkanına yönelik öldürmeye teşebbüs suçundan dolayı 20 yıl hapis cezasıyla cezalandırıldığı ve bu süreyi kesintisiz olarak yurtdışında cezaevinde geçirdiği dosya içerisindeki belgelerde anlaşılmıştır'. Bir de Papa suikastı nedeniyle mahkumiyeti var.
      
    Üçüncüsü, Türkiye'de işlediği 2 gasp suçundan dolayı mahkumiyet kararı var. Bunlar Kadıköy Ağır Ceza Mahkemesi'nde verilmiştir. Bir de cezaevinden firar suçu var.”
      
    ŞARTLI TAHLİYE
      
    Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16 Aralık 2005 tarihinde verdiği kararda; “Hükümlünün tüm işlemiş olduğu suçlardan dolayı Türkiye'de cezaevinde yatması gereken süre 36 yıldır. 36 yıllık süre içerisinde gözaltında tutulduğu, tutuklu kaldığı, hükümlü olarak cezaevinde geçirdiği süre bundan mahsup edilecektir” denildiğini anlatan Cemil Çiçek, şöyle dedi:
      
    “Ayrıca 4616 sayılı yasa gereği, bizden evvelki hükümet döneminde çıkarılmış olan yasa gereği de, 'Af Yasası' olarak bilinir bu, 10 yıl düşürülmesi sonucunda yatması gereken süre 5 yıl 6 ay 27 gündür. Şimdi Üsküdar 3 numaralı Ağır Ceza Mahkemesi'nin bu kararına bağlı olarak Kartal İnfaz Savcılığı bir müddetname tanzim etmiştir. Eğer hükümlü cezaevinde belli bir süre İnfaz Hukuku gereği iyi halle geçirirse, şartlı tahliye hükümlerinin şartlarını taşıyorsa, bununla ilgili olarak ilgili mahkemeye başvurmak suretiyle bir karar alır, ona göre tahliye eder ya da etmez. İşte Kartal İnfaz Savcılığı, Üsküdar Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararına dayalı olarak 05.1.2006 tarih ve 2005'e 533 sayıyla bunun şartlı tahliye yönünün 12.1.2006 olarak müddetnamesini tanzim etmiştir.
      
    TURGUT KAZAN BAŞVURDU

    Şartı tahliyeye, mahkeme karar verdiği için, Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin de 05.01.2006 tarih ve 2006'ya 9 sayılı kararıyla 12.01.2006 tarihinde şartlı tahliyenin uygun olacağını dosyayı incelemek suretiyle karar vermiştir.
      
    09.01.2006 tarihinde müdahil vekili olarak Sayın Turgut Kazan telgrafla başvuruda bulundu. Bu hesaplamada yanlışlıklar olabilir düşüncesiyle bu telgrafı ilgili makam, yargı mercii itiraz kabul ederek dosyayı bu defa Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermiş. O da, 10.01.2006 tarih ve 2006'ya 10 sayılı kararla Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği kararın isabetli olduğu yönünde karar vermiştir. Dolayısıyla şu ana kadar geldiğimiz hukuki süreç budur.”

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı