Gündem Haberleri

    Ağca 2010'da tahliye olacak

    Hürriyet Haber
    23.01.2006 - 13:00 | Son Güncelleme:

    Kurban Bayramı'nda tahliye edildikten sonra Adalet Bakanlığı'nın itirazı ve Yargıtay'ın bu yöndeki kararı üzerine yeniden cezaevine konan gazeteci Abdi İpekçi’nin katili Mehmet Ali Ağca’nın 18 Ocak 2010 tarihinde tahliye edileceği bildirildi.

    Kartal H Tipi Cezaevi'nden tahliye edildikten 8 gün sonra Yargıtay'ın tahliye kararını bozması üzerine yeniden yakalanarak aynı cezaevine konulan gazeteci Abdi İperçi'nin katili Mehmet Ali Ağca'nın, 18 Ocak 2010 tarihinde tahliye edilmesi kararlaştırıldı.
      
    Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin tahliye kararını bozması üzerine 20 Ocak 2006 tarihinde yeniden yakalanarak aynı cezaevine konulan Mehmet Ali Ağca'nın cezaevinde kalacağı süre, Kartal Cumhuriyet Başsavcı Vekili Durmuş Yargı, Kartal Cumhuriyet Savcısı Cuma Gülger ve Kartal Cumhuriyet Savcısı Ali Kemal Doğan tarafından tekrar hesaplandı.
      
    Toplam 40 yıl üzerinden yapılan hesaplama sonucu hazırlanan müddetnamede, Mehmet Ali Ağca'nın 18 Ocak 2010 tarihinde cezaevinden tahliye olacağı belirtildi.
      
    Müddetname, Ağca'nın hükümlü olarak bulunduğu Kartal H Tipi Cezaevi ile diğer ilgili yerlere gönderildi.
      
    TAHLİYE SÜRECİ
      
    Gazeteci-yazar Abdi İpekçi'nin öldürülmesine ilişkin idam, Papa 2. Jean Paul'e yönelik suikast girişimi nedeniyle müebbet, Kadıköy'de Cengiz Aydos'un kullandığı ticari otomobilin gasp edilmesi ve Fruko Gazoz Deposu'nun kasasından para alınması olaylarına ilişkin de toplam 36 yıl ağır hapis cezasına çarptırılan Ağca'nın 12 Ocak'ta gerçekleşen tahliyesi ve 20 Ocak'ta yeniden cezaevine konulması süreci şöyle işledi.
      
    Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesi, 2005/213 sayılı kararında, ”hükümlünün Vatikan eski Başkanını öldürmeye teşebbüsten yurtdışında 20 yıl hapis yattığı, yurtdışına kaçmadan önce de 153 gün Türkiye'de yatmışlığı olduğu”nu belirterek, sonuç olarak hükümlünün tüm suçlarından dolayı Türkiye'de yatması gereken sürenin toplam 36 yıl olduğuna hükmetti.
      
    10 YILI SİLİNDİ

    Ağca'nın cezaevinde yatması gereken süreden 4616 sayılı yasaya (af yasası) göre 10 yıl indirildi. Sonuçta Ağca'nın toplam yatması gereken süre 5 yıl 6 ay 27 gün oldu.
      
    Ağca'nın şartlı tahliyeden yararlanıp yararlanmayacağı konusu Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne götürüldü.
      
    TAHLİYE

    Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararını dikkate almak suretiyle Ağca'nın 12 Ocak 2006'dan geçerli olmak üzere şartlı tahliye edilmesine karar verdi.
      
    Bu karara karşı müdahil vekili Turgut Kazan'ın yaptığı telgrafla başvuru ilgili savcılık tarafından itiraz kabul edildi ve itiraz, Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne götürüldü.
      
    Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 2006/169 sayılı kararıyla önceki kararların yasaya uygun olduğunu belirterek itirazı reddetti.
      
    Bu kararlara uygun olarak 12 Ocak Çarşamba günü Ağca'nın tahliyesi gerçekleşti.
      
    Tahliyesinden sonra Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Haydarpaşa Eğitim Hastanesi'nde 16 Ocak 2006 tarihinde kontrolleri yapılan Ağca için “askerliğe elverişsiz” raporu verildi.
      
    Adalet Bakanı Cemil Çiçek, 17 Ocak 2006 tarihinde Mehmet Ali Ağca'nın tahliye kararının kanun yararına bozulması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu.
      
    Talebin iletildiği Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin konuya ilişkin 20 Ocak'ta açıkladığı kararında, Ağca'nın İtalya'da cezaevinde kaldığı sürenin, Türkiye'de aldığı cezalardan düşülemeyeceğine ve 4616 sayılı Yasa'ya göre cezasından 10 yıllık indirim yapılamayacağına işaret edildi.
      
    Kararda, erken koşullu salıverilmeye ilişkin Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararına karşı yapılan itirazı reddeden Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin hükmünün yerinde görülmediği belirtilerek, tahliye kararının bozulduğu ifade edildi.
      
    Yargıtay kararının İstanbul'a aynı gün faksla ulaştırılması üzerine harekete geçen polis, Ağca'yı Kartal Uğur Mumcu Mahallesi'ndeki bir evde gözaltına aldı.
      
    Önce İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürülen, ardından sağlık kontrolünden geçirilen Ağca, kalan cezasının infazı amacıyla tekrar Kartal H Tipi Cezaevi'ne konuldu.

    DEMİRBAĞ: 2020'Yİ ÖNGÖRENLER SÜKUTU HAYALE UĞRADILAR

    Mehmet Ali Ağca'nın avukatı Mustafa Demirbağ müvekkilinin cezaevinden tahliye tarihine ilişkin olarak, ”2014-2020'yi öngörenler sükutu hayale uğradı” dedi.

    Pendik'teki bürosunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Demirbağ, “Sözün bittiği noktada olduklarını, ancak 2014-2020'yi öngörenlerin sükutu hayale uğradıklarını” söyledi.

    Demirbağ, “bir kaos ortamı yaratılarak hukukun ayaklar altına alındığını” öne sürerek, “(Kamu vicdanı) denildi. Hangi kamu vicdanından bahsediliyor? Anadolu'nun her yerinden binlerce telefon, faks, mail, mesaj alıyoruz. Bunlar vicdan değil mi? Biz bu milletin derin vicdanına, derin kalbine sığınıyoruz. Bekleyeceğiz, göreceğiz” şeklinde konuştu.

    Bir gazetecinin, “Bu konuda suç duyurusunda bulunacak mısınız?” sorusuna da Demirbağ, “Bu konuda kim suç işlediyse, kim bu konuda yasal yanlışlıklar içerisine düştüyse, bu işin içerisine müdahil olmamasına rağmen kasıtlı hareket edenler hakkında, hakaret edenler hakkında gerekli yasal haklarımızı kullanacağız” yanıtını verdi.

    Demirbağ, “2003 yılında da yine Adalet Bakanı Cemil Çiçek döneminde müddetname hazırlandığını, o zaman da yazılı emir yoluna başvurulduğunu” ifade ederek, “yazılı emir yoluna 2 kez başvurulamayacağını” öne sürdü.

    Buna ilişkin belgelerin dosyada bulunduğunu vurgulayan Demirbağ, ”Sayın Bakan'ın herhalde uzun süre gözünden kaçtı. Eminim ki yazılı emir yoluna daha önce başvurduğunu görmüş olsaydı bu yola başvuracağını sanmıyorum” dedi.

    “HAKİM VE SAVCILAR TÖHMET ALTINDA BIRAKILMAK İSTENİYOR”

    “Olayda hukuki yanlışlıklar silsilesi bulunduğunu, hakim ve savcıların töhmet altında bırakılmak istendiğini” savunan Demirbağ, Ağca'nın tahliye kararını 4 mahkeme ile Pendik Cumhuriyet Savcılığı'nın onayladığını kaydetti.

    Demirbağ, yasal girişimler için hazırlık yaptıklarını belirterek, ”Ben gidip Adalet Bakanı'na, özel bir görüşme, gizli bir görüşme yapmayacağım birilerinin yaptığı gibi” dedi.

    “Avukat Turgut Kazan'ı mı kastediyorsunuz?” sorusu üzerine de Demirbağ, şu görüşleri savundu:

    “Avukat Kazan'ın bu dosyada müdahil olma sıfatı yok. Maalesef İpekçi ailesini de kamuoyunu da yanıltıyor. Ağca'nın bu dosyada Ocak ayının 12'sinde çıkacağı üç yıl önce belliydi. Demek ki Turgut Kazan dosyayı takip etmemiş. Etmiş olsaydı müddetnameyi görürdü. Dosyada bu konuda dört tane mahkeme kararı var aynı tarihi söyleyen.”

    “AĞCA'NIN AVUKATLIĞINI BIRAKMAM”

    Demirbağ, “Mehmet Ali Ağca'nın avukatlığını bırakıp bırakmayacağı” yönündeki bir soru üzerine de böyle bir şeyin söz konusu olmadığını söyledi.

    Her türlü hukuki girişimde bulunacaklarını belirten Demirbağ, Ağca'nın AİHM'e gitme noktasında itirazı bulunduğunu, kendisine göre ise iç hukuk yolları tüketildiğinde AİHM'e gidilmesi gerektiğini dile getirdi. Demirbağ, bu konunun müvekkiline bağlı olduğunu kaydetti.

    Demirbağ, “bundan sonra Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gidebileceklerini, müddetnameye her zaman itiraz etme haklarının bulunduğunu” ifade etti.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı