Gündem Haberleri

    Ağaç cerrahları yaralı ağaçları tedavi ediyor

    Şenay ORDU
    02.12.2001 - 01:57 | Son Güncelleme:

    Biz farketmeyiz bile, halbuki ağaçlar yaşar. Havanın, suyun, toprağın kiri ağacı hasta eder. Salıncağın ipi, çakıyla kazınan kalp onu yaralar.

    Ve ağaçlar ayakta, ama için için ölür. Artık ağaçlar kaderine terk edilmeyecek. İstanbul Belediyesi'nin girişimiyle, asırlık ağaçlar artık tedavi ediliyor. Hatta amaliyet edilerek hayata döndürülüyor. Başını iki orman yüksek mühendisinin çektiği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin desteklediği ekip, ağaçlara cerrahlık yapıyor. Ölümü bekleyen ağaçları tedavi ediyor, yoğun bakıma alıyor, hatta estetik cerrahiyle hayata döndürüyor.

    Besim Özyurt ve Abdullah Aykut, Yetkin Peyzaj şirketinin sahibi iki ağaç cerrahı. İkisi de yüksek orman mühendisi. ‘‘Yara almış ağaçlar için ne yapılabilir' düşüncesiyle 1997'de araştırmalara başladı. Ama sonuçlar hiç de iç açıcı değildi:

    ‘‘Türkiye'deki kovuk ağaçlar ya duyarlı birileri tarafından çamurla sıvanmıştır, ki bu yöntem yarar değil, zarar verir, çamur mantarı çoğaltır. Ya da kendi haline, ölmeye, yıkılmaya bırakılmıştır. Avrupa'daki ağaçlar daha şanslı. Orada ağaçlar elden geçirilir, kovuk kısımları temizlenip, tedavi edilir. Biz de Türkiye'deki yaralı ağaçlar için ne yapabiliriz diye düşündüğümüzde önce Avrupa'yı takibe aldık. Ama onların da tüm cerrahi işlemi bitirdikten sonra, ağacın içine, dayanıklılık kazandırması için beton döktüklerini gördük. Beton bize göre asla kullanılmaması gereken, suni, esnemeyen, ağaçla uyuşmayan bir madde. Böyle olunca, Avrupa'yı örnek almaktan vazgeçtik’’.

    İki ağaç dostu hayal kırıklığına uğramış, ama yine de vazgeçmemişler. Şansları da yaver gitmiş ve Bursa'da beton yerine kullanabilecekleri, tam istedikleri gibi bir malzemenin imal edildiğini öğrenmişler:

    ‘‘Ağacın yarası temizlendikten sonra hava almasını sağlayacak bir malzemeyle kaplanmasına ihtiyacımız vardı. Bu malzemeyi bizim için hazırlayacak imalatçının Türkiye'den çıkması bir şans. Pasta dediğimiz malzeme antiseptik. Ağacın yarasını kapıyor, onunla bütünleşiyor’’.

    Orman Yüksek Mühendisi Teoman Varol'un patentini aldığı 'Ağaç koruyucu sistemlerinde yenilik' i, Türkiye'de ilk kez onlar uygulamaya başladılar. ‘‘İlk çalışmalar Bursa'da başladı. Geceleri uyuduğumuz uykular da, o andan sonra anlam kazandı zaten' diyorlar.

    Bursa'da 60 ağaca tedavi uyguladıktan sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bir teklif sundular. Bu teklif İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna ve Park ve Bahçeler Müdürü Faruk Anılsın tarafından sevinçle karşılandı. Yapılan ihale sonunda 2001 yazı başında, çalışmalar başladı.

    ‘‘İstanbul'da işe Bebek Parkı'nda başladık. Parkta üçü anıtsal, 24 ağacı tedavi ettik. Şimdi Çırağan Caddesi'ndeyiz. Şu ana kadar 84 ağaç tedaviden geçti. Sırada Park ve Bahçeler Müdürlüğü'nün yüzde 80'ini yaralı olarak teşhis ettiği Dolmabahçe var. 2001 yılı boyunca bu bölgedeyiz.'

    Ağaçlara hayat kazandırmak onlara tarifi imkansız hazlar veriyor. Tedavi bitip de estetik görünüm için pasta ağaç kabuklarıyla kaplanınca ‘‘sabahtan akşama kadar onları seyredelim’’ istiyorlar.

    Ya ağaçlar ? Onlar hislerini nasıl gösteriyorlar? Özyurt ve Aykut, 'Öncelikle bizi terketmeyerek' diye cevap veriyorlar. 'Ağaçlar kışı uykuda geçirir. Ama ilkbahar geldi mi, gerinir, yapraklanır. Bir de gülümserler... Ama yarasını farketmeyen, ağladığını duymayan, zaten o gülümsemeyi göremez'!


    Adım adım ağaç cerrahisi


    Çürüntüler temizleniyor.

    Böcek ve mantar ilaçlarıyla ilaçlanıyor.

    Çürüntülerin giderilmesiyle ortaya çıkan boşluk, paslanmaya karşı alüminyumdan yapılan profil ve çubuklardan oluşan özel bir ızgarayla kaplanıyor.

    Izgara üzerine esneklik özelliği olan krom çiviler çakılıyor.

    Ağacın iç kısmı, dış mekanla ilgisi kesilmiş, steril halde boş bırakılıyor.

    Izgaranın üstü, özel pastayla sıvanıyor. Esneme özelliği olan bu pasta iki saatte katılaşıyor. Yaz ortamında ise 15 günde dış ortamdan etkilenmeyecek şekilde kemikleşiyor.

    Pastanın üstü, estetik görünüm için ağaç kabuklarıyla kaplanıyor.

    Ağaç köküne demir ve bakır sülfatla steril hale getirilmiş toprak serpiliyor.

    Tedavi sonrası takipte iki aylık periyodlarda ilaçlama yapılıyor.


    Ağaç nasıl enfeksiyon kapar?

    Ağaçlar yaşlandıkları için değil, enfeksiyon kaptıkları ve bakılmadıkları için ölürler. Ağacın canı, sanılanın aksine göbeğinde değil 2-3 santim kalınlığındaki kabuğunda. Kambiyum tabakası denilen bu kısımda besin iletişimini sağlayan damarlar var. Bu dış tabakaya isim kazımak, afiş asmak, kabukları koparmak, kök boğazını estetik nedenlerle kapamak, arabayla çarpmak, salıncak kurmak, köke deterjanlı su dökmek, tekerlek sürtmesi ağaçta enfeksiyona neden oluyor. Enfeksiyon ağacın gücüne göre ilerler. Enfeksiyon kapmış ağaça mantar nüfuz eder. Mantar ağacın iletişim borularındaki asalak yaşamı sırasında, ağaç besin borularını tıkayarak çürütür. Böylece gelişme durur ölüm başlar.

    GENÇ OSMAN'DAN BERİ AYAKTA

    Bebek Parkı'nda bulunan 382 yaşındaki çınar ağacı, cerrahi yöntem uygulanmasaydı çok değil iki üç sene içinde devrilip gidecekti. Artık yeni yaralanmalardan korunabildiği sürece görkemini koruyacak; Bebek Park'a gelenleri selamlamayı sürdürecek. Osmanlı Padişahı Genç Osman'ın tahta çıktığı günden beri yaptığı gibi !


    168 ağaç kurtarıldı


    Mantar ve böcek yüzünden ağaçta oluşan çürük kısımlara 'Kovuk' deniyor.

    14 ayrı maddeden yapılan antiseptik kaplama malzemesinin adı 'Pasta'.

    Tedavi süresi, kovukların çokluğuna bağlı olarak değişiyor. 1-12 gün arasında değişiyor.

    Tedavi maliyeti de yine kovuk sayısına bağlı olarak 5- 800 milyon arası.

    Ağaç tedavi ekibi, şirket ortakları Besim Özyurt ve Abdullah Aykut'un da aralarında bulunduğu dört kişi.

    Bugüne kadar Bursa'da 60, İstanbul Bebek Parkı'nda 24, hala çalışmaları devam eden Çırağan Caddesi'nde ise 84 ağaca tedavi uygulandı.

    Tedavi uygulanan ağaçlar arasında Bebek Parkı'nda üç tane 'Anıtsal Ağaç' var.

    İstanbul'da kurumuş ya da kurumak üzere olan 481 tane kovuk ağaç bulunuyor. Bu ağaçların 30'u anıt, 430'u anıtsal değerde. Anıt ağaçlarda rekor 23 anıt ağaçla Beykoz'da.


    ÖZÜR DİLİYORUZ


    Belediye sayımına göre, İstanbul'da 481 tarihî ağaç var. Bunların 30'u resmen 'anıt.' Sizlere yerlerini, yaşlarını, durumlarını aktarmayı istedik, olmadı.

    İstanbul Bölge Kültür ve Tabiatı Koruma Kurulları'ndan istediğimiz 'İstanbul'daki anıtsal ağaçların envanteri'ni elde edemedik.

    Gerçi 'Basına bilgi vermemiz için Kültür Bakanlığı'nın yazılı izni gerekir' türünden bürokratik engelleri bir haftada aşabildik ama.... aynı kurullar bu kez 'Elimizde 13 bin kadar kurul kararı var. Anıtsal ağaçları tespit için bu 13 bin kararı tek tek taramamız gerekir' deyince, anlaşıldı ki İstanbul Bölge Kültür ve Tabiatı Koruma Kurulları, İstanbul'daki anıtsal ağaçlardan bîhaber.

    Yani, sayısını, yaşını, yerini bile bilmeden 'korumaya' almışlar.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı