« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Affet bizi Erol Bulut!

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
Yavuz GÖKMEN

Enidşe, ya da ‘‘Anches’’-ki Anksiyete kelimesi buradan gelir- önemli bir ruh hastalığıdır. Endişe içindeki bir insandan normal davranış bekleyemezsiniz. Tedirgindir ve ne yapacağını bilemez haldedir.

UEFA kararlarının temelinde futbolcunun endişe içine düşmemesi yatar. Çünkü karşı takımı endişeye düşürdüğünüz takdirde alacağınız galibiyet galibiyet değil, kendi kendinizi aldatmaktır.

Galatasaraylı futbolcuların ilk yarı normal oyunlarını tutturamamış olmalarının temelinde ‘‘endişe’’ vardı. Taşlanmışlar, küfür yemişler ve ‘‘Kill for you’’larla karşılanmışlardı. Sonra da alevlerin cehennem rapsodisi başlamıştı. Açıkçası ben de endişeliydim.

<ı>Vedat’a kızmadım

Ama Vedat İnceefe'ye kızmıyordum. O hengamede topu kalecisine gönderememişti. Sonradan ne yaptığını kendisi de bilmiyordu.

Maça Fatih Akyel'le başlamayan Fatih Terim'e kızıyordum. Baliç'i İnceefe'nin tutamayacağını çocuklar bile biliyordu.

Birinci golü Moldovan'a ikram eden Gica Popescu'ya kızmıyordum. Kafasında ateş yağmuru dinmemişti.

İkinci golü acemi kalecilere taş çıkartırcasına yiyen Claudio Taffarel'e kızmıyordum. O da sonradan ‘‘bacaklarım titriyordu.’’ demişti.

Derken Hakan Şükür topu kapacak ve on sekize girecekti. Orada bazılarının dediklerine göre korner noktasına yönelmişti.

O bazıları Hakan Şükür'ün o pozisyonda Fener savunnmasını boşalttığını ve ani bir dönüşle topu Metin Oktay'vari kaleye atarak gol yapacağını düşünemiyorlardı. Hakan Şükür bu pozisyonu uzun zamandır krokilerle çalışıyordu. Metin Oktay'ın stili ona çok iyi anlatılmıştı.

<ı>Erol’a yarğısız infaz

O sırada Erol Bulut adlı bir Fenerli futbolcu geldi ve Hakan Şükür'e daldı. Penaltı, sarı kart ve ikinci sarıdan kırmızı kartı gördü.

Başta Bulut'un kararı olmak üzere tüm kararlar doğruydu ve maç 2-1 oldu.

Ertesi gün Erol Bulut yargısız infaza çekildi. Hedef gösterildi.

İşte ben en çok buna isyan ettim.

*** *** ***

Eğer ben Galatasaray'ı eleştiriyorsam bunu Galatasaray'ı sevdiğim için yapıyorum. Fenerbahçe'yi eleştirmiyorum çünkü sevmiyorum.

Bu nedenle Spor Basınının Fenerbahçe taraftarı mensupları, Fenerbahçe'yi asıl yakanlardır. Bunları asla eleştirmiyor ve görmezden geliyorlar. Staddaki yangını ört bas etmeye çalışıyorlar. Dertleri gazetecilik değil. Dertleri Fenerin ne pahasına olursa olsun Galatasarayı yenmesi.

Dertleri bu olunca gencecik güzelim bir futbolcuyu, maçın kazanılamamasında suçlu görüyorlar. Onu idam sehpasına çıkarıyor, hedefe dikiyorlar. Çünkü onlar için futbolcular ya da insanlar asla önemli değil.

Sonuçta, kendilerini ve Fenerbahçe'yi mahv ü perişan ediyorlar.

Bu kafaların verdiği destek, olsa olsa köstek olur ve zaten oluyor.

Biz Galatasaray'ı da, teknik direktörünü de, yönetimini de didik didik perme perişan ediyoruz. Galatasaray böylece iyiye gidiyor.

<ı>Yönetime yaylım ateşi

Ali Sami Yen stadında böyle bir ateş organizasyonu olsaydı, kendi hesabıma ben, Galatasaray yönetimini yaylım ateşe tutardım. Ben futbolcumu değil onları vururdum. Bu şimdiden bir tekeffüldür. Eğer rövanş maçında Ali Sami Yen'de, Fenerbahçe stadında olanların onda biri olsun, neler yapacağımı göreceksiniz. Çünkü biz yeneceksek adam gibi bir rakibi adam gibi yeneriz. Çünkü biz Galatasarayız.

Ama Fenerli yazarlar, Aziz Yıldırım'a tık edemiyorlar. Nedenini şiddetle merak ediyorum.

Ne ise böyle devam etsinler. Bu Galatasaray'ın işine yarıyor.

Bu yüzden Fener bir türlü büyüyemiyor; güdük kalıyor.

Ben Erol Bulut'tan özür diliyorum. Bu delikanlı çocuğu kucaklıyor ve gözlerinden öpüyorum.

Ona ‘‘bizi affet Erol’’ diyorum. Çünkü sen gencecik yaşınla bizden büyüksün.

Ve maalesef biz spor yazarları, senden çok ama çok küçük insanlarız.






CANLI SKOR CEBİNDE!

Cep telefonunuza Spor Arena uygulamasını gönderelim.

SMS GÖNDERİLDİ!

Cihazınıza özel bağlantı linki sms ile gönderildi. Lütfen smslerinize bakınız.

Bunları da Beğenebilirsiniz
İlişkili Haberler