Dünya Haberleri

    AfD yine sünnete taktı

    Hürriyet Haber
    02.12.2017 - 10:20 | Son Güncelleme:

    Almanya'da sağ popülist Almanya İçin Alternatif’in (AFD), 24 Eylül’de yapılan genel seçim öncesi hazırladığı seçim programında, Müslüman ve Musevi çocukların sünnet edilmesinin yasaklanması da yer aldı.

    AfD yine sünnete taktıASLINDA bu, Almanya’da pek de yeni bir öneri değildi.
    Yıllardır bu yönde tartışmalar süregelmekteydi.
    2012 yılında Sosyal Demokrat Parti’li (SPD) 60 milletvekili ile Sol Parti ve Yeşiller, Federal Meclis’e Müslüman ve Musevi çocukların ancak 14 yaşından itibaren sünnet edilmelerine izin verilmesini içeren bir yasa tasarısı sundular.
    Almanya’da yaşayan Müslümanlar ve Yahudi kökenliler buna sert tepki gösterdiler.
    “Din özgürlüğümüz yok edilmek isteniyor” dediler.
    Nitekim başta Başbakan Angela Merkel olmak üzere, Alman parlamenterlerin çok büyük bir bölümü, sünnet yasağı içeren bu yöndeki girişimlere karşı çıktı.
    Federal Meclis’teki 434 milletvekilinin onayı ile Almanya’da Müslümanlar ve Museviler için dini bir ritüel olan sünnet yapılmasına izin içeren ikinci bir yasa tasarısı karara bağlandı.
    100 milletvekili buna karşı çıkarken, 46 parlamenter çekimser oy kullandı.

    ***
    Evet, şu andaki geçerli yasalara göre Almanya’da sünnet yasal bir haktır.
    Ama sağ popülist AfD, din özgürlüğü çerçevesinde Müslümanlara ve Musevilere tanınan bu hakkın devre dışı bırakılmasında ısrar etmekte.
    Nitekim AfD’nin bu hafta sonu Hannover’de yapacağı kurultaya sunulacak önergeler arasında sünnet yasağı da bulunmakta.
    Yani AfD sünnet yasağı ile gücünü artırmayı, İslam ve Yahudi düşmanlığını körüklemeyi hedefliyor.
    Zaten AfD, kurulduğu 2013 yılından beri İslam düşmanlığı saçarak oy avcılığı yapmakta.
    AfD’nin liderlerinden Alexander Gauland, “İslam, Hıristiyanlık gibi normal bir din değildir. İslam aynı zamanda bir devlet düzenidir ve İslam’da toplumu yönlendiren düzenlemeler vardır. Yani ideolojik bir yapıdır” görüşünü savunmaktadır.
    Yani AfD’li politikacı, Hıristiyanlık’tan sonra dünyada en büyük din olan 1 milyar 570 milyon Müslüman’ın dinine açık bir şekilde hakaret etmektedir.

    ***
    AfD’nin Federal Meclis Başkan Yardımcısı adayı gösterdiği Albrecht Glaser de öyle.
    Glaser, “İslam din özgürlüğü tanımayın ve ona saygı göstermeyen bir yapıttır. İslam’ın söz sahibi olduğu her yerde din özgürlüğü yok edilmek isteniyor. Temel haklara böyle davrananların temel hakları ellerinden alınmalı” diyor.
    Yani bile bile, göz göre göre Alman Anayasası’nın din özgürlüğü içeren 4’üncü maddesini yok sayıyor.

    ***
    Aynı kavga İslami ve Musevi usullere göre hayvan kesimi için de geçerlidir.
    Almanya’da zaman zaman bu yöndeki tartışmalar alevlenmekte.
    İsviçre’de de öyle.
    Bazı başka Avrupa ülkelerinde de.
    Belçika’da bu yıl Mayıs ayında Başbakan Charles Michel ve Adalet Bakanı Kevin Guiness, tüm dinlerin temsilcileriyle bir araya gelerek diyalog ve hoşgörü içeren bir deklarasyon imzaladılar.
    Hedef de saptandı: Herkesin bir arada yaşayabileceği çok dinli, hoşgörülü, barışçıl bir toplum inşa etmek.
    Ama aynı gün Belçika’nın Valon Bölge Parlamentosu Çevre Komisyonu, 1 Eylül 2019 tarihi itibariyle İslami usullere göre hayvan kesiminin yasaklanmasını içeren bir yasa tasarısını kabul etti.
    Tabii bu yasa, Yahudilerin inancında koşer olarak bilinen ve hayvanların şoklanmadan kesilmesi geleneğini de içermekte.
    Hem Müslümanlar hem de Museviler Valonya Parlamentosu’nun bu kararına tepki gösterdi.
    Böyle bir uygulamanın Belçika Anayasası’na, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konvansiyonu’na ve başka bir dizi uluslararası sözleşmelere aykırı olduğuna dikkat çektiler.
    Tabii bu yasal düzenlemeyi Avrupa Adalet Divanı’na taşıyacaklarını da ilan ettiler.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı