Gündem Haberleri

    Af Yasası'na "Notre Dame'ın Kamburu" benzetmesi

    Hürriyet Haber
    10.12.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    FP Grup Başkanvekili Yasin Hatiboğlu, "şartla salıverme" yasasını "Notre Dame'ın Kamburu"na benzetti.

    Hatiboğlu, düzenlediği basın toplantısında, Siyasi Partiler Kanunu'nda değişiklik yapılmasına ilişkin hazırladıkları kanun teklifine ilişkin bilgi vererek, gerekçelerini açıkladı.

    Türkiye'nin devlet biçiminin cumhuriyet olduğunu, cumhuriyetin varlığının da demokratiklik, laiklik, sosyallik ve hukukilik ilkelerine dayandığını kaydeden Hatiboğlu, cumhuriyeti geliştirmek isteyenlerin, bu kurallara bağlı kalması gerektiğini belirtti.

    Demokrasilerde partilerin, siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları olduğunu ifade eden Hatiboğlu, "Demokrasiden vazgeçmiyorsak, ki bu düşünülemez, o halde partilerimizi kesip doğrayıp budamaya hakkımız yoktur" dedi.

    "Biz cumhuriyetimizden memnunuz, eksikleri varsa, hepimiz elbirliğiyle düzeltmemiz lazım" diyen Hatiboğlu, Anayasa ile Siyasi Partiler Kanunu'nda yer alan parti kapatılmasına ilişkin hükümlere değindi.

    "Bir partinin, kapatılan bir partinin devamı olamayacağına" ilişkin hükme değinen Hatiboğlu, şunları söyledi:

    "Peki olursa ne olur? Siz şimdi ceza kanununa bir hüküm koysanız 'adam öldüremezsiniz' deseniz ve orada kalsanız... Öldürülürse ne olur? Sorulacak soru budur. Burada da temelli kapatılan bir partinin devamı bir parti kurulamaz diyor. Kurulursa ne olur? Bu bir kapatma sebebi midir. Doğrudan doğruya Anayasa'nın 69. maddesinde ifade edilen bu hüküm, kapatma sebebi değildir."

    Siyasi Partiler Kanunu'nun 104. maddesinde de başka hükümler bulunduğunu kaydeden Hatiboğlu, şunları söyledi:

    "Peki bunların dışında başka emredici hükümler olursa ne olacak? İşte biz ona bir düzenleme getiriyoruz. Ortada bir boşluk vardır. Biz diyoruz ki siyasi partiler uzun ömürlü olsun. Temel hak ve özgürlüklere uygun kurulsun, yaşasın ama aklına estiği gibi de hareket etmesin. Ülkenin birliğine, bütünlüğüne, cumhuriyete zarar vermesin. Onun için düzenleme yapmak mecburiyeti vardır.

    Peki, bir partinin devamı olduğunu nereden bileceksiniz. Bunu subjektif değerlendirmelere bağlı bırakamayız. Herkesin anlayabileceği ölçütler koymamız lazım."

    Hatiboğlu, bir partinin kapatılması için önce Siyasi Partiler Kanunu'nun 104. maddesindeki "uyarı" sisteminin işlemesi gerektiğini vurguladı.

    Teklifi Pazartesi günü sunacaklarını belirten Hatiboğlu, bir soru üzerine, "Biz FP'nin kapatılacağına inanmıyoruz. Çünkü delilleri biliyoruz, iddiaları biliyoruz. Bir de biz bizi biliyoruz" diye konuştu.

    FP'nin teklifi

    Söz konusu değişiklik teklifinde, Siyasi Partiler Kanunu'nun 95. maddesindeki ilk cümlenin, "Kapatılan siyasi parti bir başka ad altında kurulamaz", ardına gelmek üzere eklenmesi istenilen hüküm şöyle:

    "Kapatılan partinin devamı olduğu iddia edilen bir parti için bu kanunun 104. maddesine göre işlem yapılır. Ancak bu parti hakkında kuruluş belgelerinin İçişleri Bakanlığı'na tesliminden 30 gün geçtikten sonra devamı olduğu iddiasıyla işlem yapılmaz, kapatma davası açılamaz."

    "İçimize sinmedi"

    Hatiboğlu, gazetecilerin "Şartla salıverme yasasının içlerine sinip sinmediği" sorusuna şu yanıtı verdi:

    "Grubumuz ve özellikle de bendeniz bu tasarının içimize arzu ettiğimiz biçimde sinmediğini ifade ettik. Biz bunu söylemekte haklıyız. Çünkü onu düzeltmeye, tabiri caizse tasarıyı adama benzetmeye bizim gücümüz yetmedi. Anayasa Komisyonu'nda, Adalet Komisyonu'nda 'düzeltelim' diye Fazilet Partisi olarak ciddi mücadele verdik... Bir kısmı şartla salıverme, bir kısmı da cezaların ve yargılamanın ertelenmesi oldu. 50-60 af yasası gelmiş geçmiş, hiçbirinde böyle zümrüdü Anka türü bir isim yok. Hepsinin adı var. Gayretimize rağmen düzelmedi, çünkü iktidar kanatları birbirlerine karşı fevkalade saplantılı biçimde teslim olmuş durumdalar...Bu tabiri caizse Notre Dame'ın Kamburu'na benziyor. Yani neresini düzelteceksiniz. Hatta Adalet Komisyonu'nda bir ara düzelme şansı gözüktü ancak Sayın Bahçeli atladı geldi, üyelerini topladı, ciddi bir talimat verdi. Onun üzerine bu şansımızı da yitirmiş olduk. Bu bakımdan bizim içimize sindiğini söyleyemeyiz."

    Söz konusu kanunun sadece 2. maddesinin içlerine sindiğini kaydeden Hatiboğlu, bunun nedenini şöyle açıkladı:

    "Daha önce bazı basın suçlarının affına dair bir kanun vardı. O kanun yürürlüğe girdi. O kanundan, o kanunun ölçüleri içinde yararlanıp çıkanlar oldu. Ölçüye uymayanlar orada kaldı. Bu haksızlıktır. Anayasa Mahkemesi'ne gittik, iptal etti. Anayasa'nın 2. ve 10. maddesine aykırıdır diyor. 10 yıldan aşağısını affa tabi tutuyorsanız, 10 yıldan aşağı mahkum olmuş herkesin bundan yararlanması gerekir diyor Anayasa Mahkemesi. Eşitlik bunu gerektirir. Yasanın 2. maddesi ancak bu sebeplerle savunulabilir."

    Bir gazetecinin "Erbakan'ın siyasi yasağı devam ettiği için Şartla salıverme ile ilgili yasadan sonra TCK'nın 312. maddesinde rötuş yapılacağı yönünde açıklamalar bulunduğunu" söylemesi üzerine Hatiboğlu, "Böyle bir bağlantı kurmayalım. Erbakan'ın mahkumiyetinden de önce hep 'insanların düşüncelerinin önünde engel ne varsa temizlememiz lazım' diye söyleyegeldik" dedi.

    Hatiboğlu, aynı yöndeki bir soru üzerine "Sayı itibariyle gücümüz yetmiyor. Bu ancak karşılıklı konuşmalarla düzeltilebilir" diye konuştu.

    Hatiboğlu "F tipi" cezaevleriyle ilgili bir soru üzerine, insanın sosyal bir varlık olduğunu belirterek, "Onu alacaksınız 2 adım boyunda bir odaya kapatacaksınız. Cinlerle konuşacak, perilerle halvet olacak. Oraya götürüleceği güne kadar sosyal yaşamış o insanı oraya kapatarak soyutlamış olursunuz. Bu rehabilitasyon değildir. Tek kişilik odalar doğru değildir" yanıtını verdi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı