Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

AEK

Tuğrul ŞAVKAY

Salı günkü yazımda İstanbul takımlarını sayarken AEK’yı da anmış olmam zihinlerde soru işaretleri doğurmuş.

Bazı okurlar 'AEK'da ne ola? Diye soruyor.

AEK Atletiki Enosi Konstantinopoliton sözcüklerinin baş harfleri. İstanbul İdman Kulübü’nün Rumcası.

Bu spor kulübü İstanbul’dan Atina’ya göçen İstanbullu Rumlar tarafından kurulmuş. Hani o statlarda kendilerine 'Türk tohumu' diye sözümona hakaret edilen ve bu kentin hasretini yüreklerinden hiç silememiş eski hemşehrilerimizden söz ediyorum.

Yeryüzünde ezeli ve ebedi dostluklar var mı bilmemiyorum. Ama ezeli ve ebedi düşmanlıklar olmadığını çok iyi biliyorum. Daha doğrusu, babam değil ama, tarih öyle söylüyor.

O yüzden son günlerde yine alevlenen Türk-Yunan kavgasının da geniş bir tarih dilimi içinde süregideceğini sanmıyorum.

Kavgaları bitiren olaylara baktığımızda da bunların bir kısmının sportif girişimler olduğunu görüyoruz. Hatırlarsanız, İran ve Çin ile ABD spor yoluyla barışmıştı.

AEK’yı da böyle düşünürken hatırlayıverdim.

Yoksa bir sürçü lisan değil sözkonusu olan.

Kadınlar Günü

Kadınlar günü dolayısıyla bir şey yazmadığımı ilk olarak yakın çevremdeki kadınlar hatırlattı.

Aslında ortada unutkanlık falan yok. Bile bile atladım bu konuyu. Zira oldum bittim kadınlardan çekinirim. Üstelik gazetedeki editörüm de bir kadın.

Ama görünen o ki, bu atlamayı açıklayamazsam durumum hiç de parlak değil. Bir başka deyişle, korkunun ecele faydası yok!

Madem korkunun ecele faydası yok, ben de eceli gelmiş it misali gazetedeki köşeme yazacağımı yazayım bari.

Önce, kırsal kesimle kent arasında bu konuda gerçekten ciddi bir ayrım var.

Kırsal kesimin konuları benim ve yazdığım gazetenin ilgi alanı dışında. İstanbul gibi bir kentin gazetesinde yazarken bu soruna da başka bir açıdan bakmak zorundayım.

Ayrıca kentin varoşlarındaki durum da geneli yansıtmıyor. Ancak kentin kültürel yapısını, geleceğini, standartlarını buraları yansıtmıyor. Geçiş dönemi biraz sancılı olsa da, onlar kentin daha gelişmiş değerlerini örnek alıyorlar.

Bu girişten sonra gelelim meselenin özüne...

Önce kadınlar için özel bir gün olması beni çok rahatsız ediyor. Neden denilirse, çünkü erkekler için özel bir gün yok.

Buna karşılık, 'toplumda kadınlar eziliyor' denirse cevabım, 'aynı oranda olmasa bile erkekler de zaman zaman kadınlar tarafından pekala eziliyor' olur. O zaman niye ezilen erkekler için 'Erkek Sığınma Evleri' kurulmuyor? Buna fantazi diyenlere karşı söyleyeceğim tek şey, 'hele siz bir açın da, görün bakalım kaç erkek sığınacak'!

Ben kadın-erkek her türlü ayrımcılığa karşıyım.

Hak ve özgürlükler açısından da ortak zemin olarak da insan haklarını görüyorum.

Kentli bir insanın olaya bakış açısı da bu olmalı diye düşünüyorum.

Louis Vuitton’un daveti

Dünyanın en ünlü çanta ve bavul yapımcılarından Louis Vuitton, hafta başında Nişantaşı’ndaki mağazasında çok sade ama aynı ölçüde şık bir davet verdi.

Sözkonusu davette, Louis Vuitton’nun yeni çanta serisi 'Zelda' tanıtıldı.

Çantaların özelliği kent içi kullanıma yönelik olması.

Deri olarak burada 'epi' kullanılmış. İlk bakışta bu sözcük işin içinde olmayanlara pek fazla bir anlam ifade etmiyor. Ben de sorup öğrendim. Epi, üzeri markasız deriye verilen admış.

Demek bu seri, çantasının üzerinde nal gibi L-V harflerini sergilemek istemeyen çok daha elit bir kesime sesleniyor.

Parlak ve pürüzsüz bir görünüm ve lake duygusu yeni serinin başlıca özelliği olarak göze çarpıyordu.

Louis Vuitton’un Suadiye mağaza müdürü Çiğdem Elagöz, derideki kırışıklıkların özel bir preslenmeyle elde edildiğini ve bir şıklık unsuru olarak görüldüğünü söyledi.

Firma yetkilileri, bu seriyi kesinlikle 'kadınsı' olarak niteliyor.

Davetin şıklığına gelince... Hemen söyleyeyim ki, basın açıkça kayrılmış durumdaydı. Çünkü davette hemen hiç müşteri yoktu. Çiğdem Elagöz, nisan ayının sonlarında müşterilerini de davet edeceklerini ve yeni seriyi bu vesileyle onlara da tanıtacaklarını belirtti.

Yalnız basının çok küçük bir kesimine açık olan Paris’ten gelen iki yetkili de hiç sıkılmadan İstanbul’un şıklık için paraya rahatça kıyan hanımlarına bıkıp usanmadan bilgi verdiler.

Davet boyunca havyar, blini ve tost melba ile Moet et Chandon ve Veuve Clicquot şampanyaları sunuldu.

Louis Vuitton - İstanbul, davette minimali bir şıklık sergiledi.

Işık öğrencileri Hürriyet’te

Özel Işık Lisesi İlköğretim Okulu 2-B sınıfı öğrencileri öğretmenleri Hülya Özatalay gözetiminde haberleşme konusunda öğrendiklerini Hürriyet Gazetesi'ne yaptıkları geziyle yerinde görme fırsatı buldular. Öğrenciler Hürriyet yetkililerinden gazetenin nasıl hazırlandığı konusunda bilgi aldılar.

Daily News, Erenköy’de

Etiler Alkent’te seçkin müşterilerine beş senedir hizmet veren Daily News Restaurant’ın Anadolu Yakası'ndaki ilk şubesi önceki akşam verilen kokteylle hizmete girdi. İtalyan, Fransız ve Akdeniz mutfağından örnekler sunacağı belirtilen lokantada yemek dışında tatlı ve salata gibi mönüler de olacak. İzmir, Ankara ve İstanbul'da restoranlar açarak zinciri genişleteceklerini belirten Daily News Restaurant’ın sahipleri Özcan Karamahmutoğlu ve Haluk Güleryüz, ‘‘Haftanın 7 günü 12.00 - 24.00 saatleri arasında 30 kişilik deneyimli personelimizin sunduğu zenginleştirilmiş mönümüz ve servis kalitemizle Erenköy’ün vazgeçilmez mekanlarından biri olmaya adayız’’ dediler.

X