« Hürriyet.com.tr

Adriyatik’in yeni gözdesi Karadağ

Dünyanın önde gelen gazeteleri, dergileri hep ondan söz ediyor. Anketlerde yükselen turizm merkezleri arasına giriyor. Turizmi en hızlı büyüyen üç ülke arasında. Buna karşın Adriyatik sahillerindeki en ekonomik tatil fırsatını sunuyor.

Saffet Emre TONGUÇ tonguc@saffetemretonguc.com
Saffet Emre TONGUÇ
Saffet Emre TONGUÇSeyahat Yazarı

    Karadağ, Eskişehir büyüklüğündeki yüzölçümüyle Avrupa’nın en yeni ülkelerinden. Yugoslavya parçalandıktan sonra bağımsızlığını ilan etti, turizm gelirlerinin yardımıyla hızla gelişti. Sahildeki tarihi dokusu, doğası korunmuş kentleri kadar, bakir dağları, ormanları da cazibe merkezi.

    İngilizce adıyla Montenegro, Türkçesiyle Karadağ, Kosova gibi dünyanın en yeni ülkelerinden. Parçalanan Yugoslavya’nın Avrupa haritasına son katkılarından oldu bu iki ülke. Hırvatistan’ın muhteşem sahilleri, sınırı geçtikten sonra Karadağ sahilleri olarak devam ediyor ve ülkenin Adriyatik kıyıları sadece 293 kilometre uzunluğa sahip olmasına rağmen Karadağ’da da insanları büyülemeye devam ediyor. Kotor, Budva, Stari Bar ve Ulcinj gibi tarihi şehirler farklı coğrafyalar peşinde koşan turistleri bekliyor. Kotor ile birlikte UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeki Durmitor Ulusal Parkı ise adrenalin meraklısı misafirlere sürprizler sunuyor. İsteyene kayak, isteyene rafting imkanı bulunuyor. Durmitor Ulusal Parkı’nda en büyüğü Kara Göl (Crno Jezero) olmak üzere 18 göl var ve manzaralar cennetten fırlamış gibi. Derinliği üç kilometreye kadar ulaşan Tara Kanyonu ise çok çarpıcı. Karadağ’da sahil şeridinin arkasında dağlar yükseliyor ve Bobotov kuk 2533 metrelik zirvesiyle ülkenin en yüksek noktası.716 bin nüfuslu Karadağ’da yaygın olarak Sırpça konuşuluyor. Para birimi Euro.

    FESTİVALLER BUDVA’DA

    Sahildeki Bar ülkenin ana limanı. Kentin tarihi bölümü (Stari Bar) çok güzel. Eski Bar binlerce yıllık ve içinde bakımsız durumda çok sayıda tarihi eser var. Ulcinj ise 30 bin nüfuslu bir yerleşim ve plajlarıyla meşhur. Küçük Plaj (Mala Plaza) tarihi şehrin altında yer alıyor. 12 kilometrelik Büyük Plaj (Velika Plaza) ise doğuya Arnavutluk sınırına doğru devam ediyor. Geçmişte Kuzey Afrikalı korsanların üssü olan Ulcinj’de Osmanlılar yaklaşık olarak 300 yıl hüküm sürmüş.
    Budva, Karadağ’ın en gözde sayfiye yeri. Dağlar arka planında güzel bir manzara oluşturuyor. Surlarla çevrili tarihi şehir turistlerin çok ilgisini çekiyor. Şehir hazirandan eylüle yaz festivallerine ev sahipliği yapıyor.

    BAŞKENTİ ÇOK SIRADAN

    Ülkenin başkenti Podgorica ilginç olmadığı için turist rotalarında pek yer almıyor. Ülkenin ortasında bulunan ve Karadağ Prensliği’nin eski başkenti olan Cetinje ise dağlarla çevrili bir yer. Şehirde aristokratik yapılar da var, sıradan evler de. Eskiden prenslerin yönettiği şehirdeki Cetinje Manastırı en önemli dini müessese. Manastırın içinde Vaftizci Yahya’nın sağ kolu mumyalanmış bir şekilde duruyor. İşin ilginç yanı Topkapı Sarayı’ndaki Kutsal Emanetler’de ve 17 ayrı kilisede Vaftizci Yahya’nın eli var. Hangisi ona ait acaba? Cetinje’deki Eski Parlamento binası şu an Karadağ Ulusal Müzesi olarak kullanılıyor.
    Karadağ mutfağında Akdeniz esintileri var. Kajmak isimli peynirleri, burekleri, rakiya dedikleri brendileri ve Türk kahveleri bize tanıdık gelen lezzetler. Niksickobirası ve Venac kırmızı şarabı denemeye değer.

    NASIL GİDİLİR

    Karadağ’a Adria (www.adriaairways.com) ve Montenegro Hava Yolları (www.montenegro-airlines.cg.yu) ile gitmek mümkün. Hırvatistan’ın Split ve Dubrovnik şehirlerinden ve Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’dan otobüsle de gidebilirsiniz. Treni tercih ederseniz Sırbistan’ın başkenti Belgrad’a ulaşım var.

    KOTOR’U FİYORDU, ROMANESK YAPILARI GÜZELLEŞTİRİYOR

    Kotor Karadağ’daki en güzel şehirlerden. Arnavut kaldırımı sokaklarda eski, güzel kiliseler ve hoş evler var. Arada bir karşınıza kafelerle süslenmiş meydanlar ve bir kadeh içki içip keyif yapacağınız barlar çıkıyor. Arkada Karadağ genelinde olduğu gibi surlar ve dağlar var.
    Dünyanın en büyük fiyordlarından birinin bulunduğu Kotor’daki kiliselerin çoğu 12 ve 13’üncü yüzyıllardan kalma Romanesk yapılar. 1166’da yapılmış Aziz Tryphon katedrali ve 6’ncı yüzyıldan kalma Saat Kulesi, 4 kilometrelik surların içinde göreceğiniz diğer eserlerden.

    SIRPLARIN ELİNDEN ZOR KURTULDULAR

    İlginç bir tarihi var Karadağ’ın. 1166’da Sırp Krallığı Raksa ülkeyi ele geçirmiş. Balkanlar’da hakimiyet kuran Osmanlılara karşı ise ülkenin çoğu kısmında bağımsızlıklarını muhafaza etmişler. 1916’da topraklarını Avusturyalılar işgal etmiş. Ardından müttefikleri Sırbistan devreye girip 1922’de Karadağ’ı sınırlarına eklemiş. Kendisini destekledikleri için Tito savaş sonrası kurulan Yugoslav Federasyonu’nda Karadağ’a cumhuriyet statüsü vermiş. Mayıs 2006’da nihayet bağımsızlıklarını ilan ettiler. Ülkedeki etnik yapıya baktığınızda yüzde 43 Karadağlı’ya karşı yüzde 32 Sırp ve yüzde 8 Bosnalı var. Ülkede Müslüman olan Arnavut azınlıklar da var ama nüfusun yüzde 75’i Ortodoks Hıristiyan, Müslümanların oranı ise yüzde 18. Sırpça Kiril alfabesiyle yazılmasına rağmen etrafta Latin alfabesiyle yazılmış tabelalar da görüyorsunuz.

    İNTERNETTE SÖRF

    * www.montenegrobeauty.com * www.visit-montenegro.cg.yu * www.gom.cg.yu * www.durmitorcg.com

    Kaynak: Saffet Emre TONGUÇ tonguc@saffetemretonguc.com