"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Adrenalinin de serotoninin de fazlası zararlı

Güzel bir haftaya başlarken eski bir yazımı yeniden yayınlamaya karar verdim.

Nedeni son derece basit! Yaşadığımız lüzumsuz pek çok sağlık sorununun ardında ruhsal çatışmalar var. Bu yazı onun için yeniden okunup hatırlanmalı bence. İşte o yazı...
“Depresyonun kolay çözümü, bedenimizi daha fazla adrenalinle ateşleyip, ruhumuzu ve beynimizi daha yüksek dozda serotoninle yıkamak gibi görünmektedir. Depresyon batağına saplanmamanın da en kolay çözümü bu kimyasal banyodur!
Hayatın baş döndürücü hızı içinde kendinize iyi bakmayı ihmal edebilir, kendinizle olmayı unutabilirsiniz. Başka hayatları yaşamanız, başkalarını oynayıp kendi hayatınızda figüran kalmanız işten bile değildir. Bütün bunların o “süper doz adrenalin ve mega doz serotonin”den kaynaklandığı hep aklınızda olmalıdır.  Hayatınızın avuçlarınızın içinden ışık hızıyla kayıp gitmesini istemiyorsanız hemen harekete geçmelisiniz.
Hayatınızla ilgili yapacağınız değişikliklerin ilk sırasını aile ve sosyal ilişkilerinizi geliştirmeye ayırın. Yaşam pastanızdan yakınlarınıza yeterli ve dengeli dilimler ayırıp ayırmadığınızı gözden geçirin. Aile büyüklerinizi daha sık ziyaret etmeye çalışın.
Komşuluk ilişkilerinizi güçlendirmek size daha çok güven duygusu verecektir. Komşularınızla görüşmeye, onlara sorunlarında destek olmaya çalışın. Arkadaşlarınızla konuşup dertleşmeye zaman ayırın. Özellikle çocuklarınızın aile büyüklerinizle olan bağlarını daha güçlü hale getirmeye özen gösterin.
Korunmuş ve geliştirilmiş aile ilişkileri güçlü ve taze tutulan sosyal bağlar size daha çok güven verecek, kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır.
Özellikle şehirlerde yaşayanlar için hayat gereğinden fazla hızlıdır. Ya bedenimiz, ya ruhumuz bazen ikisi birden bu hıza ayak uyduramaz. Daha hızlı yemek yemek bedenimizi büyütüp şişmanlatırken, daha hızlı düşünmek, daha az uyuyup daha hızlı sevmek ruhumuzu olabildiğince küçültmüştür. Bundan böyle yapacaklarınızın ikinci satırını “Biraz yavaşla ve zaman zaman ara ver” başlığının altına yerleştirebilirsiniz.

KISACASI...

Ne yapın edin, kendinize her gün en azından 3-4 kez 10 dakikalık ara yaratın. Bu araları belirlerken yaşamınızda önceliklere yer ayırın.
Her gün 10 dakikanızı aramanız gerekenler için ayırın. Bir başka 10 dakikanızı kendi durumunuzla hesaplaşmak için kullanabilirsiniz.
En son kendinize ne zaman bir armağan aldığınızı hatırlamaya çalışın. Kişisel bakımınız için ihtiyaç duyduklarınızın neler olduğunu gözden geçirin. Bir diğer 10 dakikanızı fiziksel aktivite için ayırın. Zaman zaman kaslarınızı ve düşüncelerinizi gevşetin, gözlerinizi kapatıp kısa bir tatile çıktığınızı düşleyin.

Hayata daha sıkı sarılın

BANA GÖRE

Günümüzde pek çok insan nasıl daha uzun, daha sağlıklı yaşayabileceğini öğrenmek istiyor. Ancak beslenme, egzersiz, stresten korunma, ilaçla tedavi veya ameliyatlar yeterli olmuyor. Hâlâ bir şey eksik: Hayattan haz almanın önemi! “Healthy Pleasures” kitabından aldım bu cümleleri. Etkileyici ve yol gösterici oldukları için.
 Sadece sağlıklı olmaya değil, neşeli bir hayata odaklanın. Hayatınıza sağlıkla birlikte mutluluk, yaşama sevinci de katın. Hastalanmak her zaman mümkündür.
Sağlık öyle yüzde yüz kontrol altında tutabileceğiniz bir şey değildir. Geleneksel kültürümüzün hastalıkları “sağlığın bir zekâtı” gibi görmesi de belki de bununla ilişkilidir!

X