Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Adrenalin patlaması

MİLAN Baros, Kayserispor maçında G.Saray’ın dördüncü golünü attı ve gündeme hemen bir soru düştü...

G.Saray, Süper Lig’de F.Bahçe’nin 103 gollük rekorunu kırabilir mi?

İlk 3 haftanın rakamları ve ortalamaları böyle bir olasılığa kafa yoranları şimdiden umutlandırıyordu.

Bana göre, biraz erken.!

Başkaları kalkıp ellerindeki belgelerle üzerime gelirlerse, bir şey söyleyemem...

Süper Lig’de 3 maçta 11 gol. Ve 3.66’lık bir ortalama...Yine bu sezon 8 resmi maçta (5 Avrupa-3 lig) 29 gol. Ve 3.62’lik bir ortalama!

G.Saray’a gönül verenler bu rakamlara güvenerek, ezeli rakip F.Bahçe’nin 1988-89 sezonunda ligde yakaladığı 103 gollük rekoru hasır-altı edeceğine inanıyorlar.

Gördüğünüz gibi... Hep ezeli bir rekabet ve hiç bitmeyecek kıyasıya bir yarış!

Bu, madalyonun bir yüzü. Bir bakıma manevi değerler taşıyan yüzü... Çevirelim diğer yüzünü. Orada Adnan Polat‘ın sitem dolu sözlerini dinleyeceksiniz. Diyor ki sayın Başkan...

F.Bahçe forma satışında 30 bini geçti. Biz daha yeni 25 bine geldik. Geçmeliyiz Fener’i!

Gördüğünüz ve işittiğiniz gibi herkes bir yerinden sarılıyor G.Saray’a. Taraftar, bir rekor için gazlıyor G.Saray’ı...

Başkan Polat ise, G.Saray’ın sıraladığı golleri ve farklı galibiyetleri paraya dönüştürme çabasında.

Bana göre, haklı!

Elano, Keita, Leo Franco ve Mustafa Sarp gibi yıldızları izlemenin elbette bir bedeli olacak. Başkan da forma yarışında F.Bahçe’nin adını ortaya atarak taraftarı ateşliyor. Açıkcası... Pamuk eller cebe! diyor Sayın Polat.

Bakalım, bu rekabetten nasıl bir sonuç çıkacak. G.Saray’ın nefesi, uzun lig maratonunda Fener’in 103 gollük rekorunu kırmağa yetecek mi...

Ve Adnan Polat‘ın ateşli sloganları ile G.Saray forma satışında F.Bahçe’yi geride bırakacak mı?

* * *

BEŞİKTAŞ’ta herkes burnundan soluyor.

Başkan, "Sorunu birlikte çözelim. Revizyon gerekliyse, revizyon yapalım" diyor.

Taraftar, "İpin ucu kaçıyor diyerek" hayıflanıyor.

Rakamlar, Son 5 yılın en kötü Beşiktaş’ı diye basbas bağırıyor.

Ve Mustafa Denizli, "Geçen sezon olduğu gibi biz bu takımın neler yapabileceğini biliyoruz" diyerek yüreklere su serpiyor.

Dünkü sohbet toplantısının bir bölümünde de bu iyimserliğini perçinleyen sloganlar attı Denizli...

Takımıma olağanüstü güveniyorum. Taraftarımız da bu takımın neler yapabileceğini biliyor.

Uzun soluklu yarışta, Beşiktaş kendisini şampiyonluktan alıkoymayacak kadar puan kaybeder. Çeşitli senaryolara gerek yok.

Hiç düşünmediğimiz sakatlıklar yaşandı. Bunları değerlendirdiğim zaman, 3 haftada yaşananların büyük bir kayıp olmadığını düşünüyorum.

Herbirine katılıyorum. Ancak Denizli, sohbetin bir bölümünde sanki Adrenalin patlamısına uğruyor. Ve kan beynine sıçrıyor.

Bir kere okudum, sonra üç kez daha tekrarladım. Bir bölümüne yürekten katıldım. Ama bazı söylemlerine şaşırdım. Hadi, daha net belirteyim, bir-kaçına inanamadım... İşte, hocamdan diziler...

* * *

Ne olmuş yani. Son 5 yılda çok iyi başlangıç yapılmış da sonra ne olmuş.

Evet, doğru. Beşiktaş, çok iyi başlangıç yaptı da 5 yılda sezonu nasıl kapattı!

Büyük takımları 3 haftada yok etme durumuna getiremezsiniz.

Buna da katılıyorum. Eleştirebilirsiniz. Ama silip atamazsınız.

Bizi küme düşürenlerin G.Saray’ı şimdiden şampiyon ilan etmesi doğaldır.

Doğru. İkisi de saçma bir yaklaşım.

Şimdi 7 puanda olsaydık, kimse ulemalık taslamayacaktı.

Adamına göre hocam. 7 puanın cilasına aldananlar öyle yorumlayabilir.

Bugün kimse çıkıp bizden fazla sevdiğini, düşündüğünü söylemesin.

Herkesten çok düşündüğünü biliyorum hocam. Ama iş sevgiye gelince... Ne kara sevdalılar var!

Eleştirenlerin bildiği kadar benim unutmuşluğum var.

Estağfurullah hocam. Adına-kimliğine saygılılar. Ama lütfen... Onların da eleştiri hakkı var.

Kargalar bana kılavuzluk yapamaz. O zaman burnumuz kötü yerlere gider.

İşte bu olmadı hocam. Burnuma kötü kokular gelmeye başladı.

Leş kargaları vardır. Bir de kılavuz kargaları. İkisinden de hayır gelmez!

Eyvah, eyvah... İpin ucu kaçtı. Bu iş uzayıp gidecek. Burada kesiyorum hocam...

* * *

VE Denizli’nin sohbet toplantısında söylediklerini okuduktan sonra Beşiktaş için yazdığım 3 lig maçının eleştiri yazılarını arşivden indirip bir göz attım.

İstanbul BŞB beraberliğinden sonra yazımın başlığı: Esprinin sırası değil!

Antalya galibiyetinden sonra şöyle bir başlık atmışım: Geç oldu hocam!

Ve G.Birliği beraberliğine de karamsar bir başlıkla dokunmuşum: Bu ne hal!

Şimdi herkes gibi beni de bir düşüncedir aldı. Daha doğrusu merakım kabardı...

Acaba bu öfke hocam kimlere dokunduruyor. ve Kimleri kargalar aleminde uçurup, verip-veriştiriyor!

Bunca lafı söyledikten sonra, bir-kaç da isim verseydi... Bu öfkesine saygı duyardım.

 

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI