« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Adnan Polat'tan zehir zemberek açıklamalar

Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat, Galatasaraylılığını kimseyle tartışmayacağını söyledi. Polat, Galatasaray'da kimseye siyaset yaptırmadıklarını, sarı-kırmızılı kulübün siyaset üstü bir kurum olduğunu ifade etti. Başkan konuşmasının sonunda Mehmet Helvacı, Doğan Yalçınkaya ve Vedat Eşkinat'ı istifaya çağırdı.

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME

Polat, sarı kırmızılı kulüpte son günlerde yaşanan gelişmeler üzerine Dedeman Oteli'nde bir basın toplantısı düzenledi. Galatasaray Başkanı hayatının en yoğun 20 gününü yaşadığını belirterek, "Yılbaşından sonra stadyumu Kulüpler Birliği ile ziyaret ettik, hemen arkasına metro açılışı hemen arkasına güvenlik toplantısı hemen arkasından kulübe yeni üyelerin kabulünü yaptık. Daha sonra Ali Sami Yen'e veda ettik. Ertesi gün yeni divan kurulu üyelerimizi kabul ettik. Türk Telekom Arena'nın açılışı ve ertesi gün olağanüstü yönetim kurulu toplantısı. Daha sonra da Erzurum'a gittim. Çok yoğun toplantı ve faaliyet içerisinde geçiriyoruz. Bunları yaparken bir de malum sorunları yaşadık" dedi.

HELVACI'DAN İSTİFA AÇIKLAMASI

YALÇINKAYA'DAN İSTİFA AÇIKLAMASI

EŞKİNAT'TAN İSTİFA AÇIKLAMASI

GALATASARAYLILIĞIMI KİMSEYLE TARTIŞMAM

"Beni tanıyorsunuz ama beni bir de kendi ağzımdan dinleyin" diyen Adnan Polat sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ben çok partili demokratik sisteme ve hukukun üstünlüğüne inanırım. Kişilerin dili, dini ve inancı benim için önemli değildir. Herkesin siyasi görüşü kendinedir. Kul hakkı yemekten utanırım ilahi adalete de inanırım. Galatasaraylılığım Ali Sami Yen'de kaçak girerek başlamıştır. O stadyumu kapatmak da bize nasip oldu. Başkanlığıma dek zaman zaman aktif yöneticilik yaptım. Alp Yalman döneminde futboldan ve stadyumdan sorumluydum. Özhan Canaydın döneminde de görev aldım. Galatasaraylılığımı kimseyle tartışmam. Bana bunu kimse öğretemez çünkü ben oralardan geldim" diye konuştu.

Galatasaray Başkanı olarak konuşurken dikkat ettiği bazı kurallar olduğunun altını çizen Polat, "Her aldığım kararda ve her icraatımda birinci kıstas Galatasaray'ın menfaatleridir. Galatasaray'ın gelenek ve göreneklerine dikkat gösteririm. Galatasaraylılara hitap ettiğimde 25 milyon Galatasaraylıya hitap ettiğimi bilirim. Ben Galatasaray'ı her zaman siyasetin üzerinde tutmuşumdur çünkü Galatasaray siyasetin üzerindedir. Galatasaray'da farklı siyasi görüşleri, dini, dili ve ırkı olan sayısız insan vardır. Ne ben ne de benden önceki başkanlar Galatasaray'da siyaset yapılmasına izin vermemişizdir. Siyaset Galatasaray'ın içine girmesin diye bir önceki seçimde bir arkadaşımız siyasete gireceğini söyleyince kendisine 3 ay izin vermiş ve hiçbir şekilde Galatasaray'ın adını kullanmasına izin vermedik."

Galatasaray'daki aktif görevini sonlandırdıktan sonra 2006 yılında Özhan Canaydın'ın isteğiyle göreve döndüğünü kaydeden Galatasaray Başkanı, "Rahmetli Özhan Ağabey, "Kaçarın yok, geleceksin" dedi. O dönem Siyaset Meydanı programında bir anket yapılmıştı. 7 başkan adayı gösterilmişti. Diğer 6 aday yüzde 8 oy almıştı, ben yüzde 92 oy almıştım. Ben hiç planımda olmamasına rağmen gerek başkanım gerek de taraftarım çağırınca göreve başladım ve o günden beri hayatımın yüzde 99'unu kulübe harcadım. O dönem tüm mali işler bana bağlıydı. Oturup yaptığımız çalışmalar neticesinde Galatasaray'ın önündeki 3–5 yılda bitirmesi gereken 6 proje vardı. Bunlar bitince Galatasaray geleceğe daha sağlıklı bakacaktı. Bunların birisi tüzüktü. 30 yıldır insanların el sürmeye korktuğu tüzüğü ihtiyaçlarımıza göre düzenledik ve kulübün önünü açtık. Bir diğer sorun şirket yapısıydı. 5 sene uğraştık ve bu şirketler birleşti. Şimdi rakiplerimiz peşimizden geliyor. Riva tarladan hallice bir durumda iken aldık şimdi 200 milyon doların üzerinde bir değerle inşaata hazır durumdadır. Galatasaray'a artık hizmet veremeyecek duruma gelen Ali Sami Yen Stadı'nın kapatılması ve yeni stadın açılmasını da gerçekleştirdik. Türk Telekom Arena da açıldı. Gelir-gider dengesinin oluşturulması da bir diğer projesiydi. Stadın yaklaşık 16 ay gecikmesi bizim planlarımızı uygulamamızı engelledi. Gecikme olmasaydı çok daha farklı olacaktı. 2012 kriterlerinde Galatasaray çok daha sağlıklı olacaktır" ifadelerini kullandı.

2006 Mart ayında göreve geldiğinde rahmetli Özhan Canaydın kendisini karşısına alarak "Bu stat konusunu ne yapacağız?" diye sorduğunu kaydeden Adnan Polat sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu konu böyle başladı. Sayın Canaydın randevu kısımlarını halletti ben de proje kısmıyla ilgilendim. Özhan Bey başkanlıktan ayrılana kadar görev bölümü yaparak el birliği ile çalıştık. Yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımız da öyle, özellikle Işın Çelebi. Özhan Ağabey de hastalığı ilerleyene kadar bana hep yardımcı oldu. Türk Telekom Arena hem ekonomik hem de psikolojik olarak en önemli projemizdir. Protokolün imzalandığı günden sonra Sayın Başbakan her talebimize cevap verdi. Proje her tıkandığında sorunu çözdü. Takipçi oldu her sorunda. Bu işi realize etmek için de TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar'ı görevlendirdi. 5 yıl boyunca kendisiyle çalıştık. Bütün koordinasyonu Erdoğan Bey yapmıştır. Ulaşım, belediye, maliye, istimlâk, finansman, bunların hepsini Erdoğan Bey çözmüş ve bizimle mesai yapmıştır."

"300'E YAKIN KİŞİ STADA SIZMIŞ"

Stadın kendilerine daha önce söylenen 20 Aralık'ta teslim edilmediğini kaydeden Polat, "Hatta son ana kadar teslim edilmedi. Biz son ana kadar yüklenici firma ile çalıştık. Ulaştırma Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü, Metro, Emniyet, herkes ciddi biçimde bu açılışa hazırlandı. Problemsiz bir açılış olsun istedik. Açılışla ilgili organizasyonu yaparken şunu unuttuk. Biz 18 bin kombine sattık. Kombinelerin basımı yetişmediği için davetiye gönderdik. Galatasaray camiası ilk kez bir çatı altında bir araya gelsin diye üyelerimize eşleriyle beraber davetiye yolladık. Bunları da eklediğimizde aşağı yukarı 35 bin oldu. 3-4 bin kişilik yeri de boş bıraktık. Dedik ki bu stadın yapımı için emek harcayan hangi kurum varsa onları davet edelim. TOKİ, Metro, Bakanlık, Belediye, Karayolları, Emniyet… Hepsine sorduk. Birçok kurum bizden davetiye istedi. Örneğin VARYAP'a 1500 davetiye verdik işçiler gelsin diye. Orada çok muhteşem bir görüntü vardı. Açılışa Sayın Başbakanımızı da davet ettik ve o da kabul etti. Biz o gün çok yorgun ve uykusuzduk. Oradaki şovlar başladığı anda görev yapan emniyet mensupları olağanüstü önlemler almıştı. Emniyet Müdürlerinden biri bana, 'Davetlilerin dışında içeriye 300'e yakın sızma olmuştur' dedi. Bunların kim olduğu belli değildi. O da bizi endişeye sürükledi. Ben de stadın içinde 3-4 kere tur attım endişemden dolayı. Sayın Başbakanın gelmesinden sonra 300-500 kişiden tepki geldi. Bu işin doğasında var. Bunlar olabilir" dedi.

ERDOĞAN BAYRAKTAR KONUSU KAPANMIŞTIR

TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar konuşmaya başladığı anda taraftarın ciddi biçimde bir tepki gösterdiğini söyleyen Galatasaray başkanı, "Ben çok yakında oturmama rağmen ses düzeni çok kötü olduğu için pek bir şey anlamadım. Konuşma orada yapılmaması gereken bir üslupta olabilir. Bu davetlilerimizi rahatsız etti ve tepki kondu. Bu da doğaldır. Dün Sayın Bayraktar beni aradı ve konuştuk. Bana dedi ki, 'Sayın Başkan benim nasıl bir Galatasaraylı olduğumu biliyorsun. Ben çok üzgünüm', Ben de 'Neden böyle konuştun?' dedim. 'Ben bu büyük kalabalığın önünde ilk kez konuşuyorum. Yanlış yaptım. Sadece yönetimin içinde bulunduğu zaafiyeti anlatıp o durumdan bu duruma nasıl bir çalışma yapıldığını anlatmak istedim. Ben bağırdıkça taraftar daha çok bağırdı ve olay farklı bir yere gitti. Ben hepinizden özür diliyorum' dedi. 'Bunu paylaşabilir miyim kamuoyuyla?' diye sordum ve 'Evet' dedi. Bu konu benim için kapanmıştır."

"Sayın Başbakanın da protesto sırasında yüzünün şekli değişti" diyen Polat sözlerini şöyle sürdürdü:

"10-15 saniyelik bir istişareden sonra stadyumdan ayrılmaya karar veriler ve heyetiyle beraber gittiler. Muhteşem bir stat, 5 yıllık emek ve ortada kalan hayal kırıklığı, küskünlük, üzgünlük. Sayın Başbakan çok üzüldü, ben de öyle. Misafirlik yapamadık onun üzüntüsünü yaşadım. O gece uyumadık doğru düzgün. Ertesi günkü toplantıdan sonra bir açıklama yaptık. Keşke yazılı yapsaydık bu açıklamayı. Bu içeriye sızan ismi provokatör olarak tanımlanabilecek kişilerle ilgili konuştuk. Ali Sami Yen'de de her maç sonrası kamera görüntüleri emniyet tarafından alınırdı. Burada da öyle oldu. Bir de bu insanlarla ilgili bir söylemde bulundum. O yoğunlukta bunu yanlış biçimde "protestocular" olarak söyledim. Sonra anladım ki yanlış kelime kullanmışım. Sonra bunun düzeltmesini internetten ve Lig TV aracılığıyla yaptım. Kaldı ki demokraside protesto etme hakkı vardır. Ne ıslıkçı ne de protestocu avına çıkmadık. Biz kimsenin ismini emniyete vermedik. Öyle bir potre çizildi ki sanki biz Galatasaray taraftarını fişliyormuşuz gibi. Bu durumdan da kendine vazife çıkaran bir sürü insan oldu. Bu kelimeden yola çıkarak 5 gündür beni yargılıyorlar. Biz ne söylediğimizi, ne yaptığımızı biliyoruz. Bana kimse Galatasaray taraftarlığını öğretmesin. Taraftarı kışkırtıp taraftarı politikaya alet edip kendine pay çıkarmak isteyen bir sürü insan var. Bunların hiçbiri benim gözümü korkutamaz. Ben bugüne kadar yaptığım her şeyin arkasındayım. Ben bugüne kadar taraftarıma tek bir laf söyletmedim. Bana diyorlar ki, 'Pazar günü stada gitme protesto edecekler', Beni protesto edecekse Galatasaray taraftarı etsin. Bizi asacak Galatasaray taraftarı asar başka kimse asamaz"

GALATASARAY İTİLİP KAKILACAK KULÜP DEĞİLDİR

Galatasaray Başkanı Adnan Polat, bazı AK Partili dostalarının söylemlerinin de kendilerini kırdığını belirterek, "Galatasaray camiası 25 milyonluk, bazı ülkelerden fazla nüfusu olan bir kulüptür. Bu kulüp itilip kakılacak bir kulüp değildir. Kongre üyelerimize de seslenmek istiyorum. Bir süre televizyon ekranlarında konuşmayın, susun. Biraz sükûnet lazım. Bizi değerlendirmek istiyorsanız 45 gün sonra genel kurulumuz var. Gelin oraya, değerlendirin. İbra edin veya etmeyin. Ama şu anda lütfen biraz sessiz kalın. Bir de bizim ağabey diye hürmet gösterdiğimiz bazı kişiler var. Bazı üyelerin oyları sanki bunların ipoteği altında. Sanki Galatasaray üyeleri kendi kendilerine karar veremezmiş gibi ağır ağabey görüntüsü veriyorlar. Kimse Galatasaray Kulübü'nün üyelerini bu şekilde aşağılayamaz."

"TT ARENA'NIN DEVİR İŞLEMİ 10 GÜNE KADAR BİTER"

Türk Telekom Arena Stadı'nın devriyle ilgili görüşmeler sürdüğünü vurgulayan Polat, "Bunun da işlemleri birkaç güne kadar bitecektir. Bu stadyumu arzu ettiğimiz seviyeye getirene kadar biraz zamanımız var. Devri 10 güne kadar bitirmeyi planlıyoruz. TOKİ, stadyumu GSGM'ne teslim etti 68 sayfalık bir eksik listesiyle. Biz de onlardan alacağız stadyumu. Eksikler de tamamlanıyor yavaş yavaş. Biz devralmadığımız için de fazla bir şey yapamıyoruz şu an" diye konuştu.

Rahmetli Ali Sami Yen Bey ve rahmetli Özhan Canaydın'dan bile prim sağlamaya çalışanlar olduğunu kaydeden Adnan Polat, "Bu statta en büyük emeklerden birini tabiki Özhan Canaydın vermiştir. Canaydın'ın ismi tabiki yaşatılacak. Rahmetli olmuş ya da olmamış herkesin o stadyumda yeri olacak. Biraz sabır! Herkesin yeri, ismi, resmi olacak stadyumda. Devraldıktan sonra görün, ondan sonra konuşun. Rahmetli Özhan Canaydın'ın büstü açılacak. Bana kimi 'gitme' kimi de 'git' diyorlar. Benim eski başkanımın büstü açılıyorsa ben oraya giderim. Ne ben ne de ailem bugüne kadar devletle hiçbir iş yapmadık. Bu ülkenin içinde yaşayıp da devletle işi olmayan var mı? Bizim hiçbir ticari ilişkimiz yok devletle. Bazı senaryolar var. Bunların hepsine de cevap verdim. Lütfen yeni senaryoları da getirin varsa, onların da cevabını alırsınız" şeklinde konuştu.

ARTIK FUTBOLA KONSANTRE OLACAĞIM

Büyük projelerin bir çoğunu tamamladıklarını kaydeden ve artık konsantre olabileceği, zaman harcayabileceği bir dönemi olduğunu ifade eden Polat, "Artık futbola eğileceğim. Ben de bu işi biliyorsam ben de bu takımı iyi yerlere getireceğim. Yoğunluktan dolayı belki 3 sene zaman harcayamadım ama benim yönetimde olduğum zamanları hatırlayın. Bir 20:45 şampiyonluğu var bir de son 6 hafta hocasız kaldığımız şampiyonluk var. Transferlerin sözünü verdik ve yaptık. Transfer bitti mi hayır bitmedi. Galatasaray formasının hakkını verenler bu takımda kalacak, vermeyenler de ayrılacak. Önlerinde bunun için yeterli zaman var" diye konuştu.

HELVACI, YALÇINKAYA VE EŞKİNAT'IN İSTİFALARINI İSTEDİ

Yazılıp, çizilenlere baktığında kendisinin sarı kırmızılı camianın gelmiş geçmiş en kötü başkanı olarak gösterildiğinin altını çizen Polat sözlerini şöyle tamamladı:

"Eski dönemleri herkes unuttu. UEFA'nın kara listesinde 1 numara olan, elimizdeki malları kaybettiğimiz, hiçbir bankanın 5 kuruş para vermediği, sürekli icraların geldiğini dönemleri unuttuğu herkes. Ben o dönem "haydi" dediğimde, "deli misin sen?" diyenler şimdi ahkam kesiyorlar. Galatasaray şimdi cazip hale geldi. Bu da beni mutlu ediyor aslında. Demek ki iyi işler yapmışız" dedi.

Dün yaptıkları yönetim kurulu toplantısında ikinci başkan Mehmet Helvacı'nın kendisine, "İbra olmayacağız, erken seçime gidelim" diyor. Benim ibra olmayacağım diye bir derdim yok. Ben yaptığım her işin hesabını veririm. Sanki Galatasaray yönetimi yolsuzluk, hırsızlık yapmışız gibi ibradan korkuyorlar. Bu kulübe şeffaflığı ben getirdim. Bana böyle bir öneriyle geliyor, "eğer olmazsa da imza toplar seçim çağrısı yaparım" diyor. Ben bunu anlamadım bir daha sordum kendisine. Bunu da kendisi açıkladığı için söylüyorum burada. Yoksa açıklamazdım. Kimse Galatasaray yönetimini tehdit edemez, şantaj yapamaz. Sayın Mehmet Helvacı, Doğan Yalçınkaya ve Vedat Eşkinat'ı onurlu insanlar gibi istifaya davet ediyorum. Unutulmamalıdır ki Galatasaray Başkanı bir aslandır, kuzu değildir. Sayın Helvacı'yla bugüne kadar önemli işler yaptık ama bundan sonra beraber olmamız mümkün değil. Kendisinden bugün içinde bana istifasını getirmesini rica ediyorum."


Bunları da Beğenebilirsiniz
İlişkili Haberler