Eğitim Haberleri

EĞİTİM

    Adnan Menderes

    Hürriyet Haber
    16.07.2007 - 17:59 | Son Güncelleme:

    DP iktidarı yılları ve Menderes hükümetlerinin iç ve dış politika uygulamaları

    ADNAN MENDERES FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN

     

    Menderes, 10 yil süren Demokrat Parti iktidarinin tek başbakanidir. 22 Mayis 1960’a kadar beş hükümet kurdu. Demokrat partinin ve Menderes’in bu on yillik iktidari, son derece önemli icraatlarin yani sira Türkiye’nin iç ve diş siyaset tarihinde önemli adimlar atilan bir devreyi oluşturmuştur.

     

    Menderes başbakanliği yillari diş siyaset bakimindan da çok hareketli geçti: Kore savaşina katilma karari "(20 Temmuz 1950), NATO’ya giriş (18 Ocak 1952), Türkiye-Yugoslavya-Yunanistan dostluk ve işbirliği antlaşmasi (28 Şubat 1953), Balkan Antlaşmasi (9 Ağustos 1954), Bağdat Pakti (24 Şubat 1955), Kibris konusunda Zürich (11 Şubat 1959) ve Londra antlaşmalari (19 Şubat 1959) bunlardan en önemlileridir. Menderes ve hükümetlerinin diş siyaseti, ana prensip olarak Bati ittifak bloklarina dayanmak, bunun yaninda Balkan devletleri, yakindoğuda Iran, Irak, Pakistan arasinda huzur ve anlaşma sağlayarak SSCB’nin diş siyasetine karşi denk bir siyaset gütmek diye özetlenebilir. Ancak bu arada Türk başbakanlari arasinda dünyada en çok taninanlari arasina giren Menderes’in diş siyasetinde de bazi olumsuz neticeler vardi: Kibris meselesinin, varilmiş olan anlaşmalara rağmen askida kalmasi, NATO antlaşmasina dayanan ikili antlaşmalarin bazi hakli tepkilere yol açmasi, Bağdat Pakti’na karşi Arap devletlerinin tepkisi gibi.

     

    Menderes hükümetlerinin iç siyasetteki durumu, DP’nin iktidara geçtiği ilk günden itibaren çeşitli sebeplerle çok hareketli ve dalgali oldu. Çok partili sistem, farkli ideolojilerin siyasi alanda teşkilatlanmasina ve böylece su üstüne çikmasina imkán verdi. Fikir ve basin hürriyetleri, tek parti yönetiminin baskisindan kurtulan her çeşit sosyal görüş ve felsefeye rahat çalişma ve yayilma alani sağliyordu. DP’nin hedeflerinden biri de 1924 Anayasasi’nin temel ilkesi olan "kuvvetler birliği"ni yalniz şekil olarak değil, gerçek anlamiyla uygulamakti; bir yandan bu ilkeye karşi, milli irade ve hakimiyeti temsil yetkisini TBMM ile üniversite, Anayasa Mahkemesi gibi diğer bazi kuruluşlar arasinda paylaştirmayi öngören tezler ortaya atiliyor, bir yandan Atatürk devrimlerinin tehlikeye girdiği öne sürülüyor ve toplum bir sinif kavgasi tehlikesinin eşiğinde duruyordu." Kisaca DP’nin iç politikadaki durumunu: "Adnan Menderes ve partisi daha kurulduğu günden itibaren bir ideolojiler çatişmasinin içine düşmüştü." Sözüyle özetleyebiliriz.

     

    27 MAYIS ÖNCESİ
    DP’ye ve Menderes’e karşı yükselen Muhalefetin nedenleri:

    Menderes’in hazirladiği hükümet programina ve bazi icraatlarina muhalefet edenler "61’ler grubu"nu oluşturdular. Ayrica bunlar, yolsuzluklari yapan bakanlarin hakkinda meclis araştirmasi yapilmasini istiyorlardi.

     

    Bir yandan her sahada girişilmiş kalkinma hareketlerinin, bir yandan birkaç cephede birden açilmiş kavgalarin idaresinde en büyük görev Adnan Menderes’e düşüyordu. Bu kavgalarin 1954 seçimlerine kadarki ilk tepkileri de, 1951’den itibaren başladi: DP hükümetinin kendi açisindan ilk önemli hatasi, kendini destekleyen Türk Milliyetçiler Derneği’nin kapatilmasidir. (23 Ocak 1953). Bunun dişinda: "Halk evlerini hazineye intikál ettiren kanun (2 Mayis 1951), Atatürk’e Saygi kanunu (21 Temmuz 1951), Sosyalist Partisi’nin kapatilişi (18 Haziran 1952), Millet Partisi’nin kapatilişi (8 Temmuz 1953), profesörlerin partilerde fiili görev almasini engelleyen kanun (21 Temmuz 1953) vicdan hürriyeti kanunu (23 Temmuz 1953), CHP mallarini haczedip, hazineye devreden kanun (14 Aralik 1953), Menderes hükümeti muhaliflerini artiran ve mevcut muhaliflerin tepkilerini daha da yükselten olaylardir.

     

    1954 seçimlerini 504’e karşi 31 milletvekili ile kazanan DP, ülkenin içinde bulunduğu mali ve iktisadi krizle, CHP’nin mallarinin haciz edilerek hazineye konulmasi ve Kibris ile ilgili muhalefet tartişmalariyla karşilaşiyordu. 1954 seçimleri, iç siyaset alanindaki çekişmelere rağmen, halkin DP iktidarini 1950’ye göre daha fazla tuttuğunu gösterdi. DP ve Menderes için tam bir zafer olarak beliren 1954 seçim sonucunun sebepleri kabaca şunlardi: Iktisadi gelişme hizla en büyük şehirlerden köylere kadar yayginlaşmişti, DP iktidari halk kitlelerine daha önceki iktidarlarin göstermediği bir yakinlik ve ilgi göstermişti, halk kitlelerinde CHP iktidarinin kötü hatiralari devam ediyordu. Aydinlar DP iktidarindan henüz şikáyetçi değildi.

     

    1955 yili iktisadi krizle başladi. Hizli kalkinma hareketinin sonucu sayilabilecek diş borç yükünün ve enflasyonun ağirliği birçok şehirde hissedilir oranda artti. Bu zorluklar bir yandan muhalefete yeni sloganlar sağlarken, bir yandan da DP içinde yeni huzursuzluklara yol açti. Aydinlar arasinda DP’den ve Menderes’ten şikáyetler başladi. Sol ideolojilerin sözcülerine göre demokrat iktidar ve lideri Menderes, 1946’da başlamiş büyük halk hareketini burjuva sinifi lehine dejenere etmişlerdi ve onlara göre Menderes, burjuvazinin ve büyük toprak ağalarinin temsilcisiydi. Bu arada sağ ideoloji temsilcileri de demokrasi iktidarini ve Menderes’i "sol"a taviz vermekle suçladilar. Ayrica Menderes, aralarinda yakin arkadaşlarinin da bulunduğu bir kisim demokrat milletvekilleri tarafindan da şahsi davranmakla suçlandi.

     

    27 MAYIS SÜRECİNİ BAŞLATAN ETMENLER İÇİN TIKLAYIN

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı