Adi şirkette peşin vergiyi ortak verecek

Hürriyet Haber
02.01.1999 - 00:00 | Son Güncelleme:

Halk arasında peşin vergi olarak bilinen yasal adıyla geçici verginin uygulama esasları, 27 Aralık 1998 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 217 numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği ile açıklandı.

Basit usulde vergilendirilenler hariç, ticari kazanç sahipleri , serbest meslek erbabı ve kurumlar vergisi mükellefleri geçici vergi ödemek zorundalar.

Şirketler mükellef olmadığından, adi ve kollektif şirket ortakları geçici verginin mükellefidirler.

Türkiye'de temsilcisi bulunan dar mükellefler de geçici vergiye tabidir.

Zirai kazanç sahipleri ile ücret, menkul ve gayri menkul semaye iradı ve diğer kazanç elde eden gelir vergisi mükelleflerinin geçici vergi ödeme yükümlülüğü yoktur.

Yıllara sari inşaat işi yapanlar ile geçici noter yardımcılarının geçici vergi ödeme yükümlülüğü yoktur.

Geçici vergi üçer aylık dönemler itibariyle beyan edilecektir. Bir hesap döneminde dört ayrı geçici vergi dönemi vardır.

DÖRT DÖNEM

Geçici vergi dönemleri üçer aylık olmakla birlikte, beyan edilecek kazancın hesaplanmasında 3, 6, 9, 12 aylık mali tablolar esas alınacaktır. Örneğin üçüncü döneme ilişkin geçici vergi, ocak-eylül dönemine ilişkin olarak çıkarılan 9 aylık mali tablolara göre bulunan kazanç üzerinden hesaplanan vergiden, birinci ve ikinci dönem vergilerin indirilmesiyle bulunacaktır.

Dönem matrahının tespiti sırasında Gelir ve Kurumlar Vergisi hükümlerine uyulacaktır. Örneğin, ilk üç aylık kazancın tespitinde ocak ayında ödenen bir yıllık kira bedelinin sadece ilk üç aya isabet eden kısmı dikkate alınacaktır.

Vadesi gelmemiş, senede bağlı alacak ve borçlar, değerleme gününe irca edilebilecek, reeskont yapılabilecektir.

Alacaklarını reeskont eden mükellefler borçlarını da reeskonta tabi tutmak zorundadırlar.

Bir dönem reeskont yapan mükellef gelecek dönem reeskont yapmak zorunda değildir.

VADELİ ÇEK

Tebliğdeki en önemli haksızlık, senetli alacaklar reeskonta tabi tutulduğu halde vadeli çek ve açık hesapların reeskonta tabi tutulmamasıdır. Piyasada senet yerine, vadeli çek ve açık hesap kullanılmaktadır.

Maliyet tespit yöntemi olarak LİFO ve FiFO yöntemlerinden birini tercih eden mükellef, geçici vergi dönemi ve yıllık dönemlerde aynı yöntemi kullanacaktır.

Geçici vergi dönemlerinde yeniden değerleme ve değerlenmiş değerler üzerinden amortisman ayırma işlemi yapılabilecektir.

Geçici vergi oranı; bulunan matrah üzerinden, gelir vergisi mükellefleri için yüzde 15, kurumlar vergisi mükellefleri için yüzde 25 dir.

Bulunan geçici vergiden daha önce kesilen vergiler indirilecek, kalan tutar ödenmesi gereken geçici vergi olacaktır.

DÖNEM SONU GELİR

Üç aylık dönemi takip eden ikinci ayın 15'nci günü geçici vergi beyannamesi ile beyan edilecek ve aynı gün ödenecektir. İlk dönem olan ocak-mart döneminin beyan ve ödemesi 15 Mayıs 1999 gününe kadar yapılacaktır.

Geçici vergi beyannamesine dönem sonu gelir tablosu eklenecektir. Gelir tablosu, dönem sonu işlemleri kayıtlarda gösterilmeksizin dönem sonu itibariyle çıkarılacak mizandan hareketle düzenlenecektir.

Geçici vergi dönem sonu işlemleri yasal defter ortamında değil, başka bir ortamda yapılarak mizan ve gelir tablosu çıkarılacak, sonra bu hesaplamalar saklanacaktır.

İşletme defteri tutanlar beyannamelerine işletme hesap özeti ekleyeceklerdir.

Serbest meslek sahipleri, serbest meslek kazanç bildirimlerini beyannamelerine ekleyeceklerdir.

KDV ve muhtasar beyanname artık iki örnek

27 Aralık 1988 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 269 numaralı Vergi Usul Kanunu genel tebliği ile ‘‘muhtasar beyanname ile KDV beyannameleri karakter tanıma tekniğine uygun olarak yeniden düzenlenmiş ve baskısı yapılarak vergi dairelerine dağıtımına başlanıldı.’’

Ayrıca 1995 yılından beri tek örnek olarak alınan beyannameler artık iki örnek olarak düzenlenecektir. ‘‘Stopaj ve KDV mükelleflerinin 1999 Ocak vergilendirme döneminden başlamak üzere yeniden düzenlenen beyannameleri kullanmaları ve söz konusu beyannameleri her dönem için iki örnek düzenleyerek vergi dairelerine vermeleri gerekmektedir.’’

Muhtasar ve KDV yıllık bildirimleri de yeniden düzenlenerek baskıya verilmiştir. Yıllık bildirimler sadece 1998 yılına ilişkin olarak doldurulacak, 1999 yılından itibaren kaldırılacaktır.

Bu yeni düzenlemeler nedeniyle;

Muhtasar ve KDV beyannamelerinin Ocak 1999 döneminden başlayarak 2 örnek verilmesi,

Muhtasar beyanname yıllık bildirimlerinin, aylıkbeyanname verenlerce 20 Nisan 1999, 3 ayda bir beyan verenlerce 20 Mayıs 1999 tarihlerine kadar verilmesi,

KDV yıllık bildirimlerinin ise, 25 Nisan 1999 tarihine kadar, o tarihte verilecek beyannamelerle birlikte ve iki örnek olarak verilmesi gerekmektedir.

Aynı tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 270 numaralı VUK tebliği ile de 1998 yıl içinde aktife giren özel maliyet bedelleri 1999 yılından itibaren yeniden değerleme kapsamına alınmıştır.

1998 yılından önce aktife giren özel mülkiyet bedelleri ise, eski hükümlere öre itfa edilecek ve yeniden değerleme yapılmayacaktır.



Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı