Adamlar

Mümtaz SOYSAL
Haberin Devamı

Türkiye'deki temel sorunun ‘‘adam’’ kıtlığı olduğu artık iyice anlaşılmıştır herhalde.

Adam gibi adam.

Ne demek olduğunu anlatmak için sayfalar dolusu yazı yazmak gerek. Ne sütun yeter, ne de okuyanın sabrı. Olsa olsa, birtakım deyimlerle anlatabilirsiniz. Yahut, deyimleri kullandığınızda ne demek istediğinizi kendi kendinize sorarak.

Bir şeyi adama benzetmek, adam etmek...

Adam yerine koymak ya da konmak.

Belki en iyi anlatış, oğlunun vezirlik övünmesine ‘‘Ben sana, vezir değil, adam olamazsın demiştim!’’ diyen babanın yanıtıdır.

Çünkü, bakıyorsunuz, kurumlardaki ve kurullardaki şaşırtıcı davranışların gerisinde de bu adam kıtlığı var. Elbette sistemlerin, yasaların, kuralların da payı vardır; ama galiba en büyük pay, adamlarda ya da adam olmayanlarda.

Konusunu çok iyi bilen Oktay Ekinci'nin belgelere dayanarak yazdığına göre, Boğaziçi ve Adalar'a bakmakla görevli İstanbul 3 Numaralı Koruma Kurulu'nda daha önce reddedilen bazı yapılaşma istemlerinin ‘‘yeniden gündeme alınarak onaylandığı’’ yönündeki duyumlar gerçekmiş.

Konu, Beşiktaş ilçesindeki Ortaköy Vadisi'ne ilişkin.

Herkes biliyor ki, bu yer birinci köprü çevresinde kalmış birazcık yeşillikten nasibini aldığı için ‘‘Boğaziçi Sit Alanı’’ndan sayılıyor. Vaktiyle, oradaki lüks apartman projeleriyle ilgili olarak ‘‘imar hakkını yükselten’’ bir plan değişikliği yapılmış ve değişiklik Büyükşehir Meclisi'nce de 1994 yılında onaylanmış. Ama, Koruma Kurulu 1995 ve 1996 yıllarında bu kararları uygun bulmayarak geri çevirmiş.

Şimdi ise, aynı Koruma Kurulu'nun bu yıl aldığı bir kararla, aynı yerde aynı nitelikte bir değişiklik uygun görülmüş.

Niçin mi?

Belli değil.

Oysa böyle durumlarda, bunun daha önce alınmış bir kararı değiştirme niteliği taşıdığı ve önceki karar zikredilerek değişiklik gerekçesinin açıklanması usüldendir. Bu yok.

Ama, yeni Kurul Başkanı ile iki yeni üyenin ve toplantıda bulunmayanlar yerine de iki belediye görevlisinin imzaları var. Yeter sayı böyle sağlanmış.

Vaktiyle reddedebilenler ile bugün böyle yöntemlerle kabul edebilenler arasındaki farkı düşünürken, ‘‘adam’’ kavramını düşünmeden edebilir misiniz?

İlle de, halkın genellikle yaptığı gibi, kirli ve kötü şeyler mi düşünmeniz gerekir?

Adam konusunu küçük kurullardan ve kurumlardan başlayıp büyük kurullara ve kurumlara, parlamentolara ve hükümetlere kadar genişletebilirsiniz.

Hatta, toplumun bütün insanlarına.

Çünkü, ‘‘Adam işbaşında belli olur’’ veya ‘‘Adam adamı bir kere sınar’’ gibi sözlere karşın, otuz küsur yıldır aynı kişileri yahut aynı cinten adamları işbaşına getiren de o insanlardır.













Yazarın Tüm Yazıları