« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Adam olacak çocuk

Porto’nun sıradışı teknik direktörü Boas yeni Mourinho olma yolunda.

Ozan ERMİŞ
SON GÜNCELLEME

Henüz 16’sında, Bobby Robson’a taktik vermeye kalktı. 23 yaşında bir milli takımı çalıştırdı. Ve sadece 33 yaşında hem Portekiz şampiyonluğu hem de UEFA Avrupa Ligi’ni kazandı.

PORTO’nun, Braga’yı 1-0 yenerek UEFA Avrupa Ligi şampiyonu olduğu final maçı, futbol dünyasına yeni bir kahramanın doğuşunu da müjdeledi. Porto’nun 33 yaşındaki çalıştırıcısı Andre Villas Boas, Avrupa Kupası kazanan en genç teknik direktör olarak tarihe geçti. Genç çalıştırıcının, Porto’yu önce lig, sonra UEFA, sonra da Şampiyonlar Ligi şampiyonu yaparak adını duyuran Mourinho’nun izinden gitmesi, kendisi için şimdiden “Yeni Mourinho” yakıştırmalarının yapılmasına neden oluyor.
Hiç futbol oynamadı
Bu benzetmeyi yapanlar haksız değil. Boas’ın en önemli özelliklerinden biri hiç profesyonel futbol oynamamış olması. Dahası, futbolu da tıpkı Mourinho gibi Bobby Robson’ın yanında öğrenmesi. Ancak Boas’ın öyküsü, Mourinho’dan bile daha renkli.
Henüz 16 yaşında bir çocukken, o dönem Porto’yu çalıştıran İngilizler’in efsane futbol adamı Robson’la aynı apartmanda oturan Boas, “Paciencia’yı neden oynatmıyorsun?” diye 61 yaşındaki hocaya kafa tutuyor. (O Pacienca, Braga’nın teknik direktörü olarak finaldeki rakibiydi.)
Bir mektupla başladı
Futbol tutkunu bu gencin heyecanı Robson’un çok hoşuna gidiyor ve kendisine düşüncelerini bir rapor gibi yazarak sunmasını istiyor. Genç adamdan gelen mektubu çok beğenince de onu daha 17 yaşındayken Porto’nun teknik ekibine dahil ediyor.
En genç milli hoca
Aynı Robson, henüz genç bir futbolcu adayı olacak yaştaki Boas’ın teknik adamlık yeteneğini burada iyice görmüş olacak ki, 23 yaşındayken onun Virgin Adaları Milli Takımı’nın teknik direktörü olmasını sağlıyor. Boas’ın, neredeyse tamamı kendisinden büyük futbolculara taktik vererek 2000-2001 yılları arasında sürdürdüğü görevi pek de iç açıcı olmuyor ve yeniden Portekiz’e dönüyor.

Mourinho onsuz adım atmadı

BOAS, Virgin Adaları macerasından döndüğünde ikinci koruyucu meleği Jose Mourinho devreye giriyor ve 2002’de Porto’nun başına geçtiğinde onu da ekibine katıyor. Dünya bu tarihte Mourinho’nun taktik zekâsını konuşurken, Boas da bu rakipleri analiz eden en çarpıcı raporları hazırlıyor. Boas, rakiplerini yerinde izliyor ve Mourinho’ya neler yapmaları gerektiğini en ince detayına kadar anlatıyordu. Genç Portekizli bu işte o kadar başarılı oldu ki, Mourinho hem Chelsea’ye hem de Inter’e gittiğinde ondan yine vazgeçmedi. 2009 yılında kendi yoluna gitme kararı alan Boas, Portekiz Ligi’nde Academica’nın başına geçerek ilk kez bir kulüp takımının teknik direktörlük koltuğuna oturdu.

21 puan farkla şampiyon

SEZON başında da tıpkı genç Mourinho’ya verilen şans gibi Porto’nun teknik direktörlüğüne getirildi. İşte Boas, gerçek patlamasını da burada yaptı. Lacivert beyazlıları, 30 maçta 27 galibiyet 3 beraberlikle yenilgisiz lig şampiyonu yaptı. Mourinho’ya ait olan 33 maçlık yenilmeme rekorunu 36 maça çıkardı. Portekiz Ligi’ni en yakın rakibi Benfica’nın tam 21 puan önünde bitirdi. Çeyrek finalde 10, yarı finalde toplam 7 gol atarak Avrupa Ligi’ni kazandı. Ve bütün bu başarılara imza attığında sadece 33 yaş 213 günlüktü.
Şimdi herkes; Andre Villas Boas’dan, aynı yolda ilerlediği Mourinho gibi Şampiyonlar Ligi’ni de kazanmasını bekliyor.

Finalden sonra ne dedi?

“Bu kupayı 3 kişiye adıyorum. Şubat ayında tanıştığım ama çok etkilendiğim Guardiola’ya, çok şey öğrendiğim Mourinho’ya ve bana gösterdiği hoşgörü için Robson’a...”

“Çoğu kişi beni Mourinho’nun kopyası gibi görüyor ama ben kendimi daha çok Bobby Robson’a benzetiyorum.”


Bunları da Beğenebilirsiniz