"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Adaletin terazisi hassas olmalı

MİLLİYET Ege’de Banu Şen sormuş; Nafiz Gönen cevap vermiş:

“Hiç kaçma riski, kaçma şansı olmayan insanları, bu kadar kolay 6 ay, 8 ay, 1 sene dünyadan koparmamak lazım. Samimiyetle söylüyorum; kendi geleceğimden öte, çalışanlarımın geleceğini düşünmek durumunda kalmıştım o günlerde. Cezaevine girdiğim süreçte bin 100 kişi vardı yanımızda. Bugün 14 kişiyle çalışıyorum. Kimin kaybettiğini herkesin kendi görüşüne bırakıyorum. Bir sabah saat 06’da birileri geliyor, evden sizi alıyor ve üç saat sonra öğreniyorsunuz niye alındığınızı. Bu taraftan baktığımda benim için soru işareti olmayan bazı olaylar, birileri için inanılmaz büyük soru işaretiymiş, açmazlarmış, cevabı olmayan işlermiş.”
İşadamı Nafiz Gönen, Urla’daki meydan projesi ihalesine girmiş; sonrasında ihaleye fesat karıştırmak gerekçesiyle gözaltına alınıp, tutuklanmıştı.
Gönen, Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararından sonra projeden affını istemedi.
Belki birçok insan böyle düşünebilirdi. Nafiz Gönen, öyle yapmadı, yatırıma devam etti.
Takip edenler biliyordur; inşaat devam ediyor, satışlar yapılıyor.
Önümüzdeki yıl sonunda projenin tamamlanması düşünülüyor.
Şimdi insan sormadan edemiyor.
Türkiye bir hukuk ülkesiyse; ihaleye fesat karıştırdığı düşünülen kişi ya da şirketler projeye neden devam ediyor?
Devam ediyorsa bu insanlar neden bir yıl hapiste yattılar?
Hepimiz hukukun peşinden koşmalıyız.
Kendimiz için olduğu gibi herkes için de adalet istemeliyiz.
Ama bu arayışlar devam ederken yeni mağdurlar yaratılmamalı.
Adaletin terazisi çok hassas olmalı.

Göztepe’nin işi mucizelere kaldıysa

GAZETELER “Göztepe mucizesi” diye başlık atmışlar.
Eğer Göztepe, 2. Lig’te Play-Off’lara Tepecik’i son maçta ancak 4-3 yenerek çıkabiliyorsa bunun adına mucize diyemezsiniz.
Göztepe’yi Türkiye’nin en büyük futbol camialarından biri olarak kabul ediyorum.
Geçmişi başarılarla dolu, hafızalara onlarca maçı ve futbolcuyu kazıtan Göztepe Kulübü, son dakika gelen galibiyetlere seviniyor.
Bence kimse kimseyi avutmasın.
İnanıyorum ki; bugün bulunduğu ligde bile Göztepeliler isterlerse Atatürk Stadı’nı doldurur.
Yeter ki; taraftar havaya girsin.
Göztepe gibi büyük camiaları yönetmek bazen A.Ş.’lerle olmuyor.
Geriye başka bir formül kalmamışsa ve yola devam etmek için A.Ş.’den başka bir yol yoksa da o zaman camianın desteğini almak şart.
Camia dediğimiz kim?
Bir milyona yakın Göztepe taraftarı... Ama gelin görün ki; geçmişte kulübe destek vermiş, gönül vermiş insanlar küstürülmüş. Küstürülmeye devam ediliyor.
Birkaç kendini bilmezin oluşturduğu küfür korusu statları inletirken, herkes birbirine bakıyor.
Çünkü müdahale etseler; o küfür korusu başka bir gün kendisini hedef alacak. Kim kimden korkuyor?
Göztepe’nin başarılı olmasını herkes gibi ben de istiyorum.
Play-Off’lara kalmasını da bir şans olarak kabul ediyorum.
Ama sadece bir şans...
Peki, Göztepe gibi büyük bir camia; şansın getirdiği bir fırsatla mı, ya da arkadaşlarımızın attığı başlıkla mucizeyle mi kalmalı?

X