Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Adalet peşinde

    Şenay ORDU-Orhan SAAT/İSTANBUL
    08 Temmuz 2001 - 01:49Son Güncelleme : 08 Temmuz 2001 - 01:49

    Ağabeyinin ölümüne neden olan ehliyetsiz sürücü 6 ay cezayla kurtuldu. Begüm Teoman, ‘‘Şimdiye kadar adalete güvendik. Artık ilahi adalete sığınıyoruz’’ diyor.

    Cem Teoman, 34 yaşında irikıyım bir delikanlıydı. 1 metre 98 santim boyunda, 96 kilo ağırlığındaydı. Turizmciydi. Dünyada görmediği ülke kalmamıştı. Babasıyla birlikte ava çıkmaktan, balık tutmaktan çok hoşlanırdı.

    23 Temmuz 2000'de, yine babasıyla balık tutmuş, evlerine dönüyorlardı. Kaldırımda yürüyorlardı. Ayduk Teoman, birden üzerlerine doğru gelen kırmızı Polo marka otomobili gördü. ‘‘Dikkat’’ demesine kalmadı, oğlu gözlerinin önünde havalanıverdi. Babasına ait otomobili ehliyetsiz olarak kullanan 17 yaşındaki Cüneyt Gözen'in çarptığı Cem, ağır yaralandı. 30 gün yaşam savaşı verdi. Ve 23 Ağustos'ta hayatını kaybetti.

    Tahliye oluyor

    Şenöz Teoman ve Ayduk Teoman, trafik kurbanı binlerce aile arasındaki yerlerini alırken, canlarını bir de adaletin yakacağını düşünmemişlerdi.

    Sanık Cüneyt Gözen, Adli Tıp Kurumu raporuna göre 8'de 8 kusurluydu. Mahkeme de sanığın suçunun sabit olduğuna karar vererek, onu önce 3 yıl hapis ve 91 milyon 260 bin lira ağır para cezasına çarptırdı. Ardından olay sırasında 18 yaşını bitirmemiş olmasını ve diğer hafifletici sebepleri de gözönüne alarak, cezada önce 3'te 1 ve sonra da 6'da 1 indirim yaptı.

    Ve Teoman ailesi bir de baktı, oğullarının ölümüne neden olan sanık 1 yıl 8 ay hapis ve 50 milyon 500 bin lira ağır para cezasına çarptırılmış.

    Şenöz Teoman, ‘‘Evlat acısını bir yana bırakın, adaletin açtığı yaralarla mücadele ediyoruz. İnfaz yasasına göre altı ay yatan katil, 8 Temmuz'da (bugün) tahliye oluyor’’ diye isyanlarda.

    Ağabeyinin Begüş'ü Begüm Teoman ise, ölümün ailesi üzerinde yarattığı psikolojik buhranları anlatırken gözü yaşlı.

    Saygı yoktu

    Begüm Teoman, ‘‘Hem acımızla başa çıkmaya çalıştık. Hem de onları anlamaya çalıştık. Ama başaramadık’’ diyor. Hatta bir ara, sırf geleceği kararmasın diye çocuğu affetmeyi bile düşündüklerini söylüyor.

    ‘‘Oysa onun ailesi, acımıza saygı bile göstermedi. Bizi tehdit etti. Ne başsağlığı diledi, ne de bir özür. Karakolda ‘Oğlum bir şeye üzülünce burnu kanıyor. Arabayı istedi. Vermezsem üzülür diye verdim' şeklinde ifade vermiş. Böyle bir babadan bize saygı göstermesini nasıl bekleriz ki?’’

    Teoman ailesi, şimdilerde, her ne kadar ‘Adalete inancımızı kaybettik' deseler de, 18 Haziran'da açtıkları 103 milyarlık tazminat davasının başlamasını bekliyorlar. Bu davayı kazanırlarsa, bir kısmıyla Cem'in anısına Küçükyalı'daki Fakir Çocuk Yurdu'na bağış yapmayı planlıyorlar.

    Cem kurtulsa katili ölecekti

    Bağdat Caddesi'nde, babasına ait otomobille kaldırıma çıkarak Cem Teoman'ın ölümüne neden olan Cüneyt Gözen, olay günü otomobilde arkadaşı Serkan Akın'ın da bulunduğunu söylemişti. Akın, mahkemede verdiği ifadede ‘‘Bağdat Caddesi'nden Kadıköy'e giderken, önümüzdeki Renault marka otomobil birden fren yaptı. Cüneyt önce çarpmamak için ani fren yapıp direksiyonu sağa kırdı. Bu sırada yolun ortasında yürüyen Cem Teoman'a çarptık. Hızımız 70 kilometre civarındaydı’’ demişti. Ayduk Teoman, bu ifadeyi tanıklarıyla reddederken, ‘‘O çocuk hayatını oğluma borçlu. Oğlum ona yastık görevi yaptı. Eğer oğluma çarpmamış olsaydı, duvara çarpıp paramparça olacaktı’’ diyor.

    Soyları İngiliz Ahmet'e uzanıyor

    Mühendisliğini İngiltere'de yapan Ahmet Paşa, burada bir lady ile tanışıp evlenince, adı İngiliz Ahmet Paşa olarak kalıyor. Paşa, Fitnat adını alan eşiyle birlikte İstanbul'a gelerek, Bostancı'ya ilk yerleşenler arasında. Cem Teoman, İngiliz Ahmet Paşa'nın torununun torunu.

    Ayduk Teoman, oğlunun adının büyük dedesinin Bostancı'da oturduğu sokağa verilmesi için girişimlere başladığını söylüyor.

    Ailenin kökleri İngiliz Ahmet Paşa ile de kalmıyor. Hemşire Florence Nightingale ile Çanakkale Savaşı sırasında omuz omuza görev yapan hemşire Safiye Hüseyin Elbi de, Cem'in babaannesinin halası. Fenerbahçe'nin 1920'li yıllardaki kalecisi Hüsnü Teoman da dedesi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı