Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Adalet Bakanlığı'ndan dokunulmazlık genelgesi

    ANKARA (A.A)
    24.01.2006 - 10:28 | Son Güncelleme: 24.01.2006 - 10:28

    Adalet Bakanı Cemil Çiçek imzasıyla yayımlanan genelgede, milletvekilleri hakkındaki şikayet ve ihbarların, ancak Anayasa ve TBMM'nin ilgili maddelerine göre işleme tabi tutulacağı vurgulanarak, bu gibi başvuruların, belirtilen şartlar oluşmadan TBMM Başkanlığı'na intikal ettirileceğine dair yasal bir dayanak bulunmadığı ve Bakanlıkça da yapılacak başkaca bir işlem olmadığından, bu tür evrakın bakanlığa gönderilmemesi gerektiği belirtildi.

    Adalet Bakanı Cemil Çiçek imzasıyla yayımlanan genelgede, milletvekilleri hakkındaki şikayet ve ihbarların, ancak Anayasa ve TBMM'nin ilgili maddelerine göre işleme tabi tutulacağı vurgulanarak, bu gibi başvuruların, belirtilen şartlar oluşmadan TBMM Başkanlığı'na intikal ettirileceğine dair yasal bir dayanak bulunmadığı ve Bakanlıkça da yapılacak başkaca bir işlem olmadığından, bu tür evrakın bakanlığa gönderilmemesi gerektiği belirtildi.
    Adalet Bakanı Cemil Çiçek imzasıyla, “Yasama Dokunulmazlığının kaldırılması ile ilgili işlemler” konulu genelge yayımlandı.

    Genelgede, bazı yer Cumhuriyet Başsavcılıklarınca, suç işledikleri ihbar veya şikayet edilen Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) üyeleri hakkında soruşturma yapılmaksızın yalnızca ihbar veya şikayeti kapsayan dilekçeler veya yapılan soruşturma sonunda, kamu davası açmaya yeterli delil elde edip edilmediği incelenip değerlendirilmeden, deliller tam olarak toplanılmadan evrakın, Bakanlığa, kimi zaman da doğrudan TBMM Başkanlığı'na gönderildiğinin anlaşıldığı belirtildi.

    Anayasa'nın yasama dokunulmazlığına ilişkin 83, Meclis soruşturmasına ilişkin 100. ve görev ve siyasi sorumluluğa ilişkin 112. maddelerinin anımsatıldığı genelgede, TBMM İçtüzüğü'ndeki Meclis Soruşturması açılması için önergeye ilişkin düzenlemelere yer verildi.

    Genelgede, TBMM üyelerinin yasama faaliyeti çerçevesinde bulunan eylemlerinin cezai bakımdan takibi için Meclis'in buna izin vermesinin zorunlu olduğu, Başbakan ve Bakanlar Kurulu üyesi bakanların görev nedeniyle işledikleri suçların kovuşturmasının ise ancak Meclis soruşturması yoluyla mümkün olabileceği hatırlatıldı.

    “MİLLETVEKİLİ MECLİS KARARI OLMADIKÇA TUTULAMAZ”

    Genelgede, kişisel suçların takibinde, ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14'üncü maddesindeki durumlar dışında milletvekilinin Meclis'in kararı olmadıkça tutulamayacağı, sorguya çekilemeyeceği, tutuklanamayacağı ve yargılanamayacağına işaret edildi.

    Cemil Çiçek imzalı genelgede, bu itibarla, TBMM üyeleri, bu arada Meclis üyesi olmayan bakanların da Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Meclis'te ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanı'nın teklifi üzerine Meclis'ce başka bir karar alınmadıkça, bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan mutlak olarak sorumlu tutulamayacakları göz önünde bulundurularak, bu tür eylemlerin takibine tevessül (vesile) edilmemesi istendi.
    TBMM Genel Sekreterliği'nin 17 Kasım 1997 tarihli yazısına da yer verilen genelgede, söz konusu yazıda, görevde bulunan veya görevinden ayrılan Başbakan ve bakanlar hakkında Bakanlar Kurulu'nun genel siyaseti veya Bakanlıkların görevleriyle ilgili olarak yapılan şikayet ve ihbarların, ancak Anayasa ve TBMM'nin ilgili maddelerine göre işleme tabi tutulacağı hatırlatıldı.

    “EVRAKI BAKANLIĞA GÖNDERMEYİN”

    Genelgede, bu gibi başvuruların, belirtilen şartlar oluşmadan TBMM Başkanlığı'na intikal ettirileceğine dair yasal bir dayanak bulunmadığı ve Bakanlıkça da yapılacak başkaca bir işlem olmadığından, bu tür evrakın Bakanlığa gönderilmemesi gerektiği belirtildi. Genelgede, şöyle denildi:

    “Kişisel suç niteliğindeki iddialarda ise, Başbakan, bakanlar ve milletvekillerinin ifadesine başvurulmadan, soruşturmanın bizzat Cumhuriyet başsavcısı ya da Cumhuriyet başsavcıvekili tarafından yapılarak leh ve aleyhte eksiksiz olarak toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa, varsa maktul, mağdur, suçtan zarar gören kişi veya şikayetçinin kimliği, yüklenen suçu, işleniş şeklini, delilleri ve suça temas eden kanun maddelerini de içerecek şekilde yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin olarak düzenlenecek fezlekeye bağlı evrakın, TBMM Başkanlığı'na sunulmak üzere Bakanlık Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesi gerektiği,
    Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasa'nın 14. maddesinde belirtilen durumlar sebebiyle soruşturmaya başlanıldığı takdirde, milletvekillerinin tutulmalarının, sorguya çekilmelerinin, tutuklanmalarının ve yargılanmalarının Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kararına bağlı olmadığının hatırdan çıkartılmayarak, keyfiyetin en süratli şekilde TBMM ve Bakanlığımız Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne bildirilmesi, gereksiz yazışmalara ve gecikmelere sebebiyet verilmemesi,

    Kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi ve kovuşturma imkanının bulunmaması hallerinde, Cumhuriyet başsavcısı ya da Cumhuriyet başsavcıvekili tarafından, mahallinde yasal gereğinin yerine getirilmesi, herhangi bir bilgi veya belge gönderilmemesi konularında gereken dikkat ve özenin gösterilmesini rica ederim.”

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı