Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Ada'da pamukçuk tartışması

    Hürriyet Haber
    10 Ağustos 2000 - 00:00Son Güncelleme : 10 Ağustos 2000 - 00:01

    Büyükada'nın kızılçamlarını pamukçuk biti tehdit ediyor. Bu böceği araştırmak için gelen Orman Bakanlığı mühendisleri ise yazdıkları raporda at ve eşeğin bitkilere zarar verdiğini, bunların Adalar'dan çıkarılıp elektrikli tramvay kurulması gerektiğini söylediler!

    Büyükada'nın ünlü kızılçamları, pamukçuk biti de denilen ‘‘Marschalina hellenica’’ adlı böcek salgını yüzünden her geçen çürüyor.

    Yaklaşık beş senedir, Büyükada'daki kızılçamlara musallat olan böcek, ağaçların gövdelerinden başlayarak, dallarına kadar yayılıyor ve ağacın yüzeyini balmumunu andıran beyaz bir maddeyle örtüyor.

    Ağaçların özsuyunu emerek hayatta kalan bu böcekler yüzünden, ağaçların yeterli gıda alamayan bölümleri çürüyor. Böcek ağacın gövdesi üzerinde yayıldıkça, çürüyen bölümler de çoğalıyor ve ağaç bir süre tamemen ölüyor.

    Tartışmalı böcek

    Pamukçuk biti botanik bilimciler arasında tartışmaya neden olan bir böcek. Bazı tarımcılara göre aslında bu böceğin ağaçlara bir zararı yok. Hatta pamukçuk bitinin ağacın özsuyundan işine yarayan bölümü alıp, gerisini atmasıyla oluşan atıkların arıların bal yapmasını sağladığını savunarak, bu hayvanın yararlı olduğunu iddia edenler bile var.

    Ancak botanik biliminde son gelinen noktada, bu böceğin ağaçları öldürdüğü ve tespit edildiğinde mutlaka müdahale edilmesi gereken zararlı bir böcek olduğu konusunda sağlanmış bir mutabakat var.

    Papazlar getirmiş

    İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Koruma ve Entomolojisi Anabilimdalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuğrul Mol, şunları anlatıyor:

    ‘‘Pamukçuk bitinin Adalar'a çok eski yıllarda papazlar tarafından getirildiği tahmin ediliyor. Bu hayvanın özelliği çamlardan, ağacın kendisi için hazırladığı özsuyunu emmesi. Özsuyunun içinden gerekeni alıyor ve fazlasını vücudunun dışına atıyor. Arılar da bundan bal yapıyor. Ziraatçılar bunun ağaçlara zarar vermeğini iddia etseler de çok fazla çoğaldığı zaman ağacı zayıf düşürerek başka böcekler için zemin oluşturuyor.’’

    Bundan daha ilginç bir tartışma, üç Orman İşletmesi mühendisinin Adalar'ın güzelleşmesi için çalışan Ada Dostları Derneği adlı örgütün başvurusu üzerine, pamukçuk biti salgınına uğramış kızılçamlarda yaptığı incelemenin ardından hazırladığı raporda ortaya çıktı.

    At ve eşekler dışarı

    Üç orman mühendisinin 23 Mayıs 2000'de hazırladığı raporda, pamukçuk biti kızılçamların doğal ömrünün bir parçası gibi gösteriliyor.

    Ayrıca Ada'da yüzyıllardır beraber yaşadığı bilinen at ve eşekler ile bitki örtüsü arasındaki dengenin de, hayvanlardan yana bozulduğu için, bitki örtüsünün korunabilmesi için hayvanların Adalar'ın dışına çıkarılması öneriliyor.

    Pamukçuk bitini incelemek üzere Büyükada'ya gelen orman mühendislerine göre at ve eşekler Ada dışına çıkarılmalı ve Adalar'daki ulaşım elektrikli tramvay veya troleybüs gibi çağdaş araçlarla sağlanmalı.

    Hayvan-bitki dengesi

    İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aytekin Ertaş, at ve eşeklerin ağaçlara zarar verdiği iddiasıyla ilgili olarak şunları söylüyor:

    ‘‘Belli ölçüde haklı olabilirler. Eğer hayvanlar tüm alanda dolaşıyorsa özellikle yağışlı dönemde yumuşak toprağı ezerler. Yeni fidanları yiyip, ormanın büyümesine engel olabilirler. Ancak doğada belli bir denge vardır. Şimdiye kadar bitki örtüsü ve hayvanlar Ada'da beraber yaşayıp bugünlere geldiğine göre de, iki unsurun bir arada olabileceği bir denge noktası mevcut demektir. Ortada bir problem varsa ve iki taraftan biri öbürünü yok ediyorsa, bunun çözümü bir tarafın toptan tasfiyesi değil, dengenin tekrar teminidir. Ekosistemin taşıma kapasitesi bilimsel olarak saptanır ve fazlalık varsa planlı bir şekilde azaltılır. Hayvan sayısı ideal noktaya çekildiğinde sorun ortadan kalkar.’’

    Çözüm gençleştirme

    Orman Koruma ve Entomolojisi Anabilimdalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuğrul Mol, pamukçuk bitiyle nasıl mücadele edilmesi gerektiğini şöyle anlatıyor: ‘‘Bu böcekle mücadele zor çünkü ağaçların kabuk çatlakları arasına girerek oradan gagalarını ya da hortumlarını kambiyum tabakasına kadar uzatarak özsuyunu oradan emerler. Üzerlerinde bir mum tabakası vardır ve bu tabaka hayvanı dış müdahalelerden korur. Temas zehiri etki etmez. Mide zehirleriyle de öldüremezsiniz çünkü bu zehir kambuyima kadar girmez. Geriye bir tek zehir kalıyor: Sistemik etkili zehirler. Bunlar da çok pahalı. Bunu kullanarak elde edeceğiniz fayda, maliyeti karşılayamabilir. O yüzden iş bir salgına dönüştü mü, en rasyonel çözüm gençleştirmedir. Yani bunları çıkarıp yerlerine başka ağaçlar dikmeniz gerekir.’’

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı