Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Açılım ‘Kuzey Irak Açılımı’ değil de nedir?

ADI “Kürt Açılımı” olarak kamuoyuna düştüğü ilk günden beri bu sürecin esasında “Kuzey Irak Açılımı” olduğunu söylüyorum.

Tabii ki, Türkiye’nin çok derin bir “Kürt meselesi” var. Kürt meselesini çözmeye çok kişi soyundu. Ancak, bugüne dek meselenin talep ettiği mangal gibi yüreğe hiçbir siyasi sahip olmadığı için en az 85 senedir bu “mesele” ile haşır neşiriz.

Benim iddiam son “Açılım”ın da ciddi bir çalışmaya dayanmadığı, “Kervan yolda düzülür” mantığı ile ele alındığı idi.

Nitekim, “Açılım”ın yol haritasının tarihi ilk önce aynen Apo’nun yaptığı gibi “15 Ağustos” olarak ilan edildi, aynen Apo gibi yola “bazı gazeteciler” ile görüşülerek çıkıldı.

Ancak, ortaya somut hiçbir şey çıkmadı!

Sonra tarih “eylül ayı” olarak ilan edildi, olmadı “TBMM’nin açılış tarihi”nden dem vuruldu, o da olmadı “ekim ortası” dendi, en son da “kasım başı” yol haritasının ilan edileceği tarih olarak duyuruldu. En gerçek son olarak da Başbakan geçen hafta “Yakında TBMM’ye gelecek, sonra da tüm illere götürülecek” diyerek istikamet gösterdi.

Bu arada “Kürt Açılımı” devamlı isim de değiştirdi. İsmi “Demokratik Açılım” oldu, o da oturmayınca, galiba en son “Birlik Beraberlik Projesi” olarak anılıyor.

Açılımın tek somut adımı 19 Ekim’de aralarında PKK’lıların bulunduğu 34 kişinin “Apo’nun emri” ile Habur Sınır Kapısı’ndan yurda girişleri oldu. PKK’lılar “Katiyen pişman değiliz” deseler de kendilerine TCK-221 (etkin pişmanlık) maddesi uygulandı!

Hükümetin yalakaları hukuka takla attırmayı “Kaz gelecek yerden bıldırcın esirgenir mi?” diyerek tevil etmeye çalıştılarsa da millet yemedi!

Türkiye “Açılım”a gösterilen tepkilerle çalkanırken yine yalakalar “tepki gösteren şehit ailelerini esasında hem açılım düşmanları, hem de Ergenekon kışkırtıyor” diye avaz avaz bağırıyorlar ama yine kimse yemiyor.

Son durum itibari ile açılım açılacak mı, açılmadan kapanacak mı, bilen yok!

* * *

Öte yanda “Kuzey Irak Açılımı” yurtdışında ilgili ülkeler nezdinde adım adım ve somut eylemlerle ilerliyor. Geçen hafta Ahmet Davutoğlu Kuzey Irak’a kucak açan bir ziyarette bulundu. Kuzey Irak yöneticileri PKK’ya açıkça gözdağı verdiler. PKK’nın nefes borusu her geçen gün daralıyor.

Öte yanda ABD de “Kuzey Irak Açılımı”nın önünü açmak için önemli adımlar attığı gibi kendi yol haritasını da açıkça ilan etti.

Nitekim, ABD’nin Ankara Büyükelçisi James Jeffrey basına verdiği demeçte (Murat Yetkin-Radikal-23.10.09) ABD’nin yol haritasını açıkça çiziyor:

“...Geçtiğimiz günlerde PKK’nın üç bilinen ismi hakkında uyuşturucu bağlantısı nedeniyle Amerikan makamları tedbir aldı... Başka girişimlerimiz de var. Örneğin Danimarkalılarla Roj TV konusunu biz de konuşuyoruz. Irak’ta hem Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY), hem de merkezi hükümet ile bu konuyu sürekli görüşüyoruz. Birkaç gün önce Irak’ın kuzeyinde bulunan 25. Piyade Tümeni’nin komutanı KBY yetkilileri ile hangi yeni tedbirlerin alınabileceği üzerine bir toplantı yaptı. Dışişleri sözcümüz iki gün önce Türkiye’nin PKK’ya karşı atacağı adımları destekleyeceğimizi ilan etti.”

* * *

Kuzey Irak çalışıyor, ABD çalışıyor, Türk Dışişleri Bakanlığı çalışıyor. Ortaya ortak somut eylemler ve planlar koyuyorlar.

Öte yanda, mayıs ayından beri içeride “Kürt Açılımı” ile ilgili somut hiçbir şey yok. Daha doğrusu, PKK’lıların yurda girişi tek somut adımdı, şimdi o da yok. Lütfen siz söyleyin; yaşananlar “Kürt Açılımı” mıdır, yoksa ABD’nin Irak’tan asker çekme planının bir parçası olarak “Kuzey Irak Açılımı” mıdır?

X