Ege Haberleri

EGE

    Acıların çocuklarına Türk şifası

    Mücahit BEKTAŞ İZMİR (DHA)
    15.09.2012 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Karaciğer yetmezliğine giren Iraklı 20 aylık Mohammed'e annesi can aşısı oldu, sırada 3 yaşındaki Suriyeli Masa bebek var.

    Kanın durmadığı, acı ve gözyaşlarının dinmediği Ortadoğu'da hayat acılarıy devam ederken bebekleri karaciğer yetmezliği nedeniyle ölüm tehlikesi yaşayan biri Iraklı diğeri Suriyeli iki aile, çocuklarını yaşatabilmek için Türkiye'ye geldi. Mohammed ve Kurdi ailelerinin yolları ilginç hikayeleriyle İzmir Kent Hastanesi'nde kesişirken, Musullu 20 aylık Mohammed Mohammed'e annesi Hanan Ceco'dan alınan karaciğer parçası nakledildi. Doç. Dr. Murat Kılıç, “Mohammed'in sağlık durumu iyi, taburcu ediyoruz. Karaciğer yetmezliği yüzünden rengi kara sarıya dönen 3 yaşındaki Halepli minik kız Masa'ya da ailesinden verici belirliyoruz” dedi.

    Musul'da yaşayan Irak Türkmeni ev hanımı Hanan (30) ile berber Tevfik Mohammed'in (40) 4 kızlarından sonra 20 Aralık 2012 tarihinde dünyaya gelen oğulları Mohammed'de doğduktan hemen sonra sarılık görüldü. Ancak tedavilere karşın sarılık gerilemedi, karaciğeri günden güne yetmezliğe girdi. Ülkesinde, biricik oğlu için, “Allah'ın rahmetini bekleyin, yapacak bir şey yok” denildiğini belirten baba Mohammed, şifa aramak için Musul'dan Ankara'ya geldiklerini söyledi. Ankara'da havaalanında kaderlerinin değiştiğini belirten baba Mohammed, karaciğer nakliyle oğlunu hayata döndüren ilginç hikayesini şöyle anlattı:

    “Oğlumdan doktorlar ümidi kesince, çaresi mutlaka bulunur diye, 28 Aralık 2011 günü Türkiye'ye geldik. Diyarbakır’dan Ankara’ya geçtik. Nereye gideceğimizi, ne yapacağımızı bilmiyorduk. Yılbaşı öncesiydi, havaalanı da bomboştu, yapayalnızdık. Ankara'da uçaktan indiğimizde havaalanında sonradan isimlerini öğrendiğimiz Muammer teyze ile İsmail amca, oğlumuz çok ağlayınca nedenini sordular. Tedavi için geldiğimizi söyledim. Nereye gideceğimizi, nerede kalacağımızı sordular, bilmiyorduk. Oğullarını aradılar, meğer oğulları Başbakanlık'a bağlı önemli bir görevdeymiş. Oğulları Mehmet Akif Bağır bizi o gece üç ayrı hastaneye götürdü. Sonunda oğlumuzu Hacettepe Üniversitesi Hastanesi'ne yatırdılar. Tedavi başladı, 8 ay sürdü. Bu süre içinde hastaneden çıktığımızda bizi bir konukevinde ağırladılar, 3 kez Musul'a gidip geldik, diğer çocuklarımızı görmeye. Ama Mohammed iyileşemedi, Hacettepe'de karaciğer nakil kararı alındı, bizi İzmir Kent Hastanesi'ne sevk ettiler. Oğluma annesi Hanan'dan alınan karaciğer parçası nakledildi. 15 gün oldu nakil olalı, hem Mohammed hem de eşimin sağlık durumu çok iyi. Mohammed için Musul'da Allah'ın rahmetini bekleyin, demişlerdi. İyi ki Türkiye'ye gelmişiz. Eğer Musul'da kalsaydık, biricik oğlumu kaybedecektik. Şimdi çok mutluyuz. Muammer teyzeye, İsmail amcaya, Mehmet Akif beye, Türkiye Cumhuriyeti'ne, doktorumuz Murat Kılıç ve ekibine çok teşekkür ediyoruz. Onların sayesinde bugün oğlumuz hayatta.”Baba Mohammed gibi oğullarını yeniden sağlıkla kucaklarına aldıkları için mutluluk gözyaşları döken anne Hanan Mohammed de oğullarının yaşatılması için el veren herkese çok teşekkür ettiğini söyledi. Anne Mohammed, “Hamdolsun Allah'a, çocuğum kurtuldu. Irak'ta bize tedavisi yoktur, dediler. Çocuğum güzel, ben de iyiyim. Şükür olsun Türk Cumhuriyetine.”

    DUYARSIZ KALAMAZDIK, GÖREVİMİZİ YAPTIK

    Öte yandan minik Mohammed'in kötü kaderinin değişmesinde önemli rol oynayan Muammer-İsmail Bağır çiftinin yardım için çağırdıkları oğulları Mehmet Akif Bağır'ın Başbakanlık Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'nda Daire Başkanı olduğu ortaya çıkarken, Bağır, Iraklı Mohammed çiftini İzmir Kent Hastanesi'nde de yalnız bırakmadı. Mohammed ailesiyle tanışmasının anne babası kanalıyla tamamen tesadüf olduğunu belirten Bağır, “Duyarsız kalamazdık, görevimizi yaptık. Sağlık Bakanlığımızın çok desteği oldu, Bakanımız da her şeyin yapılması için talimat verdi. Kent Hastanesi'nin daha büyük faydaları oldu. Yönetime, Kılıç ve ekibine teşekkür ediyoruz” dedi.

    YOLLARI İZMİR KENT HASTANESİ'NDE KESİŞTİ

    Mohammed ailesinin yolu, yaşanan iç savaşla hayatların darmadağın olduğu Suriye'den bir Suriyeli doktorun önerisi, internet araştırması sonucu İzmir Kent Hastanesi'ne gelen 3 yaşındaki kızları karaciğer nakli olacak Kürdi ailesiyle kesişti. Tevfik Mohammed, hastanede dostluk kurdukları Kürdi çiftinin tercümanlığını da üstlenip yardımcı olurken, Mahmud Kurdi kendi hikayelerini şöyle anlattı:“Suriye'nin Halep kentinde oturuyoruz. Masa, üç çocuğumuzun en küçüğü. 3 yaşında ama doğduğundan beri hasta. Sarılığı hiç geçmedi, biz de ömrümüzü hastanelerde geçirdik. Masa, 2 yaşındayken Lübnan'da Kasai ameliyatı geçirdi. Doğuştan olmayan safra kanalıyla ilgili ama iyileşemedi. Suriye'de bir doktor, bize kızımızın karaciğer nakli olması gerektiğini, İzmir Kent Hastanesi'nde bu nakillerin yapıldığını söyledi. İnternette araştırma yaptık, eşim Huneyda Kubba ve kızımız Masa ile yollara düştük. Şimdi donör için araştırma yapılıyor. Suriye'den akrabalarımızı bekliyoruz. Annesi ya da uygun bir akrabamız verici olacak. Tek dileğimiz hem çocuklarımızın sağlığına kavuşması hem de ülkelerimizin huzur bulması.”

    MOHAMMED ÇOK İYİ, SIRADA MASA BEBEK VAR

    Doç. Dr. Murat Zeytunlu, Prof. Dr. Mehmet Alper, Doç. Dr. Çiğdem Arıkan, Opr. Dr. Cahit Yılmaz, Opr. Dr. Zafer Önen, Dr. Onur Duygu'nun yer aldığı İzmir Kent Hastanesi Karaciğer Nakil Ekibinin Başkanı Doç. Dr. Murat Kılıç, Ortadoğulu iki bebek hastanın sağlık durumlarıyla ilgili şu bilgileri verdi:
    “Irak Türkmeni Mohammed, kronik karaciğer yetmezliği olan bir hastaydı ve nakil kaçınılmazdı. 20 aylık olmasına karşın 7-8 kiloydu ve gelişim geriliği, varis kanamaları vardı. Nakil yapılmasaydı aylar içinde kaybedebileceğimiz bir hastaydı, annesinden alınan karaciğer parçasıyla sağlık buldu. Taburcu ediyoruz. Suriyeli Masa'yı karaciğer nakline götüren neden doğuştan safra kanallarının olmaması. Ona da nakil yapılmazsa aylar içinde kaybedilebilecek bir hasta. Şimdi ailesinden uygun verici bakıyoruz. Türkiye ve merkezimize, Ortadoğu'da karaciğer nakilleri yapılmadığı için Irak, Suriye gibi ülkelerden, Kafkaslardan ve Balkanlar'dan hasta geliyor. Çünkü Türkiye'de Avrupa, Amerika standartlarında nakil yapılıyor.”

     

     

     

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı