"Yonca Tokbaş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş

Açıklama

Arada bir hem üzülerek hem de utanarak aslında, açıklamak zorunda hissediyorum kendime dair bazı şeyleri burada.

Beni en başından beri tanıyanlar artık biliyorlar ya, onlardan, yani bazılarınızdan ayrıca özür diliyorum; çünkü kaçıncıdır bu açıklamaya maruz kalıyorsunuz sayısını hatırlamıyorum…

 

Affola!

 

Şimdi geleyim beni yeni tanıyanlar için yapmak zorunda olduğumu düşündüğüm açıklamaya, yoksa sitem ediyorlar bana. Üzülüyorum. Ben bu sitem olayına çok kılım. Halden anlamak lazım diye düşünürüm. Bazen de bilmeden konuşanların sitemine alınırım.

 

E ben de insanım!

 

Bakın şimdi,

 

Ben aslen, bu hayatta başka bir işle iştigal ediyorum.

 

Bir şirkette, sabahtan akşama kadar klasik anlamda çalışıyorum. Akşamları da eve gelip çocukların yok ödevleri yok oları yok buları bitince bir güzel onları yıkayıp yatırıp masama oturup yazıyorum.  

 

Bu çılgın tempo yaklaşık 3 senedir hafta içi hergün böyle.

 

Dolayısıyla ayıptır söylemesi birbirinden süpersonik derecede farklı iki mesai yapıyorum haftada 5 gün, yoğunca. Bazen, dünyanın en hızlı çalışan anası olmak zorundayım adeta! Oysa kısa devre yapabiliyorum pekala.

 

Bakınız şekil 1-a.

 

E gün geliyor başarılı olabiliyorum bunları yapmakta, gün geliyor bildiğiniz duvara tosluyorum bir anda.

 

Çünkü ben Yonca, kendim, kadın olma halimi de çok seviyorum, yalnızlığımı da, anneliğimi de, kocamla takılma halimi de. Derken bazen pili tüketiyorum, iki seksen yere yapışıyorum; çünkü bazen uyumayı unutuveriyorum, çünkü bu yazmak denen bağımlılığı da bırakamıyorum. Ben de hata var, hata.

 

Nitekim alın size yine o haftalardan biri var karşımda.

 

Çocuklar, şirketteki işler, ev ve aile uçmuş durumda, basanlar bastı bana. Böyle zamanlarda fren yapıyorum, kararlıyım buna.

 

O yüzden yarın yazım olmayacak.

Ama Cuma günü Kelebek yazım olacak, onu yazdım yolladım Nigar’ a.

 

Ne olur bana, “Ayıp ediyorsun niye yazmıyorsun Yonca!” filan sakın demeyin bakın, çok kahroluyorum o iletileri okudukça.

 

Buradan iyi insan ve iyi anne olmaya çalışırken, uygulayamazsam pek anlamı kalmaz sanırım. O yüzden bu hafta öncelik kendimde, ailemde ve evimde. Nokta.

 

İnternete girmeye niyetim yok. Sanırım iletilerinize de gecikmeli döneceğimdir...

 

Bir de sakın bana “Ulen seninki de iş mi, tembel, neşşeksin sen neşşeeek!” de demeyin; çünkü evet ayıplıyorum bu bakış açısında olanları da açıkça.

 

Anlatabildim değil mi kendimi?

 

Acele yazdım da...

 

Ne olur anlayın ya...

 

Herkese hepimize, iyi bayramlar bu arada!

 

Haydi bana eyvallah...

 

Yonca

“kurban”

X