Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Açık

HALEP oradaysa arşiv buradadır ve inanmayan hemen araştırabilir.<br><br>Daha tek kişi meláneti fark etmemişti ama, 29 Eylul 2004 tarihli yazımı "açık istihbarat.com" rumuzuyla provokasyona başlayan "ulusalcı-kuvvacı" siteye ayırmıştım.

Bu başıbozuklar da, internette cirit atan ve káh "ordu göreve" yaygarası kopartan; káh "Kürt bakkala gitme" Naziliğine soyunan; káh da açıkça hedef tetikleyen diğer "ulusalcı" yaftalılar gibi yine komplo teorisi uyduruyor ve yine "öteki"ne nefret tohumları saçıyordu.

Ancak, benim makaleyi kaleme almamın esas nedenini şu "haber" (!) oluşturmuştu.

* * *

SÖZ konusu site o gün, "aralarında emekli general ve albayların bulunduğu 87 asker bir ay önce eski Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı liderliğinde Ankara Balgat’taki bir karargáhta toplandı" diye sevinç çığlıkları atarak darbe "müjdelemiş0ti" (!).

Eh, adında zaten "istihbarat" gibi netámeli bir kelime var ve de üstelik sezinleniyor ki, bu hazretler "iyi saatte olsunlar"la şöyle veya böyle dirsek teması içindedir.

Ve dediğim gibi, yazım 29 Eylül’de yayımlandı ya, ne sihirdir, ne keramet, yukarıdaki "cihet-i askeriye haberi" ertesi gün siteden siliniverdi. Eyvah, yalancı duruma düşeceğim.

Allah’tan tedbirli adamımdır, bilgisayar hafızasına kaydetmiştim ve hálá duruyor.

Ancak, bende duruyor ama bu "açık istihbarat.com" artık sanal álemde durmuyor.

* * *

EVET evet, cumartesi günkü "Hürriyet"te Tolga Tanış’ın yayınladığı haberden sonra bu "ulusalcı-kuvvacı" zevát o sanal álemden tamamen çekiliverdi. Ara ki, bulasın.

Çünkü, "açık istihbarat"ın "kalemşorlar"ı aynı zamanda da "silahşor"muş.

Meğer pek "kapalı" işler de çeviriyorlarmış. Ümraniye ve Atabeyler çetesine uzanan ve çoğu emekli asker olan zevátla ya organik, ya da "manevi" ilişki içinde bulunuyorlarmış.

Üstelik, şimdi kendi içlerinde de kanlı bıçaklı biçimde bölünmüşler ki, birbirlerini belden aşağı resimlerle ve "ödlek" ve "şerefsiz" türü láflarla suçluyorlarmış.

* * *

YUKARIDAKİ olgular tabii ki birer "tesadüf" (!) oluşturmuyor.

Yani, "avukat" (!) Kerinçsizler’in fütursuz saldırganlığından, Dink’in katillerini "hepiniz Ermeni’siniz" diye savunan diğer "avukat"ın Maocu İP partisi yandaşlığına veya "Cumhuriyet" gazetesine atılan provokasyon bombalarının Ümraniye Çetesi cephaneliğinde çıkmasından, eski Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın "Kürt bakkala gitme" ırkçısı dergide "yazar" (!) olmasına, "ulusalcı-kuvvacı" geçinen "öteki" düşmanlarının böylesine sığlık arzetmesi; böylesine basitlik sergilemesi; böylesine amatörlük yansıtması yadırgatıcı değildir.

Artı, av sahası olarak interneti seçmeleri; komplo teorilerinde birleşmeleri; dolayısıyla da, rahip yahut aynı Dink cinayeti faillerini sanal álemden tavlamaları da yadırgatıcı değildir.

* * *

DEĞİLDİR, çünkü bir, "öteki"ne nefret aslında o "öteki"ne karşı duyulan bilinçaltı korkudan kaynaklanır. Bastırılmış kompleksler yansıtır. Ruhi ve mantıki travma içerir.

Genel bilgisizliğe ek olarak burada rasyonel ve analitik akıl yoksunluğu devreye direr.

Ve denetlenemeyen internet bugün, o mantık yoksunu ve o "öteki" nefretli herhangi bir vasat için hem tüfek, hem de çulluk işlevi görmektedir. Avcı kuş, kuş da avcıdır!

Tüfektir, zira bütün "açık istihbarat com" portallarında "haber" (!) patlatır, palavra atar, kumpas uydurursunuz ki, avanak kuşları "ulusalcı-kuvvacı" tongaya bastırabilirsiniz.

Misyoner boğazlayacak veya Ümraniye Çetesi’ne zabit yazılacak adam tavlarsınız.

Ve tabii tavlandığınız için de, bizzat siz avcının çantasındaki keklik olmuş olursunuz.

Aslında her şey gerçekten a-ç-ı-k ve de sonsuz apaçık ama, açığı yakalayabilene!
X