Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Aç kapıyı Matmazel!

Bahar geldi ya, herkes onu istiyor!

Sadece istemekle kalmıyorlar, onu yaşamayı da…

 

Hem de iliklerine, her bir hücrelerine kadar…

 

Onu istemek, onu yaşamak…

 

Ama hayatında o olmayanlar, onu isteyenler bir yana, ona sahip olanlar da dertli.

 

Tezat değil mi?

 

Ama öyle.

 

Olan da olmayan da…

 

Olan, yaşadıktan bir süre sonra, ‘Eskisi gibi değil artık’ diyor.

 

Olmayan da ‘Yaşamak istiyorum’ diyerek…

 

Yani varlığı dert, yokluğu yara gibi anlayacağınız.

 

Son günlerde, kadın – erkek, kimle konuşsam, kimle sohbet etsem konu ona geliyor.

 

‘Tamam kariyerim var, rahatım, huzurum yerinde ama onsuz olmuyor. Onsuz bir şeyler eksik, yavan kalıyor. Kuru kuru yaşanmıyor.’ diyenler çoğunlukta.

 

Onu çok istiyorlar, hem de nasıl bir hazla, nasıl bir şehvetle.

 

Sonunda üzüleceklerini bilseler de…

 

Yine de isteniyor işte.

 

Çünkü mucizevi bir şey o.

 

Yaşamak iliklere, her bir hücreye kadar…

 

Beraber şarkılar söylemek, her şeyi onunla paylaşmak, el ele sahilde kilometrelerce beraber yürümek, tıpkı hayat yolunda olduğu gibi…

 

İstenen o ki; sizi sarıp sarmalasın tüm içtenliğiyle, koynunda uyutsun sevgisini aşk ninnisi gibi fısıldayarak, bağrına serdiğiniz saçlarınızı tarasın tarak yaptığı parmaklarıyla, sinirden köpürdüğünüzde en masum ve sizi en anlayan haliyle tebessüm etsin, en özel imzasını atsın teninize, en güzel sevişmelerin sabahında sizi mis kokulu çiçeklerle uyandırsın.

 

Kim yaşamak istemez ki bu güzellikleri?

 

Tabii ki herkes…

 

Ama sadece istemekle olmuyor.

 

Ne yapmak lazım başka?

 

Onu çağırmak gerekiyormuş.

 

Ben değil okuduğum bir haber böyle diyor.

 

Çağırınca geliyormuş.

 

Hayır ‘Geldiysen üç kez vur’ diyerek çağıracağınız ruh değil tabii

 

‘Geldiysen kalbime bir kez vur ve en sahici en tutkulu, en özel en güzel halinle gir dünyama’ diyerek çağıracağınız, yoğun duyguları barındıran sevginin ruhu olan AŞK!

 

Hadi bakalım, onu isteyenler, içten bir sesle çağırsın.

 

Bir ses duydum sanki.

 

Kalbiniz mi, deli deli çarpan?

 

Pardon, yanlış sordum.

 

Kalbinizin kapısı çalıyor galiba.

 

‘Aç kapıyı. Çağırdın, ben geldim!’

 

Sen kimsin?

 

Aşk!

 

Nam-ı diğer, ruhumu kalbine süren şövalye!

 

Aç kapıyı Matmazel!

 

                                                                             MELİKE BİRGÖLGE

 

 

 

 

 

X