Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Aç, anansa bile hemen kaç!

ULUSLARARASI kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye’nin uzun vadeli kredi notunu iki kademe artırmış... Ne güzel!

Başbakan da zaten “Kriz teğet geçecek” dememiş miydi?


İyi de, teğet geçen kriz böyleyse, maazallah teğet geçmeseydi halimiz ne olurdu?

Fitch’in not artırmasına rağmen halen Türkiye borçlanma açısından yatırım yapılamaz bir ülke... Moody’s ve Standard&Poor’s gibi diğer önemli derecelendirme kuruluşları Fitch ile aynı görüşte değil!

Türkiye fokur fokur kaynıyor, işçiler, memurlar, eczacılar uyarı grevleri yapıyor!

Merkez Bankası’nın Finansal İstikrar Raporu’na göre: “Tünelin ucunda ışık yok! Ekonomi de 2010 yılında da toparlanma çok yavaş olacak, işsizlik sorununun iyileşmesi uzun zaman alacak! İşsizlik nedeniyle yeni şoklar görülebilir!”

* * * 

Türkiye son 6 yılda rekor düzeyde borçlandı ve rekor düzeyde faiz ödedi.

Devlet Planlama Teşkilatı’nın önceki müsteşarlarından CHP Milletvekili İlhan Kesici, ülke ekonomisini titizlikle inceleyen bir parlamenterdir.

Kesici “Türkiye’nin son 6 yılda ödediği 225 milyar dolar faizle, 10 değil, 20 değil, 30 değil, tam 60 tane Atatürk Barajı yapılabilirdi” diyor.

Başka bir izaha gerek yok. Ülke olarak fakirliğimizin en önemli sebeplerinden biri, dışarıya ödediğimiz rekor düzeydeki faizlerdir.

Biz çalışıyor çabalıyoruz, kaymağını yabancılar yiyor!

* * *

İlhan Kesici anlatıyor:

“Dünyada ortalama küçülme oranı yüzde 1.1.

Krizin başladığı Amerika’da küçülme oranı yüzde 2.7. Orta düzeyde yani...

Krizin teğet geçtiği Türkiye’de küçülme oranı yüzde 6.5. Korkunç!”

Buna rağmen Fitch, Türkiye’nin kredi notunu iki kademe artırırken, IMF ve Dünya Bankası da Türkiye’nin ekonomik krizi en iyi yöneten ülke olduğunu söylemiş...

Adamlar bizi “Ti”ye mi alıyor, bizimle dalga mı geçiyorlar, nedir?

* * * 

Gazetelerdeki o dehşet verici haberi herhalde okumuşsunuzdur.

Halkbank 1250 kişiyi işe almak için sınav açmış. 750 lira maaşlı iş için 300 bin genç insan bankaya akın edip sınava girmiş! Üstelik bu çaresizler iş bulma umuduyla sınav için 50’şer lira ödemişler!

Başvuranların büyük bir bölümü üniversite mezunu. Bunların 750 liralık bir işe girme şansı yaklaşık 240’ta bir. İşte Türkiye’nin hali!

İşsizlik, beraberinde suç işleme, terör, aile içi şiddet ve boşanma sorunlarını da getiriyor.

İşsizlik felaketinin yarattığı ruhsal çöküntü, bunalım ve umutsuzluk toplumda tehlike oluşturuyor.

Bir insanın işsiz kalması, ailenin yoksullaşıp, aile bağlarının kopmasına, birçok yuvanın dağılmasına yol açıyor.

* * *

İşsizlik oranının 2012 yılında yüzde 14.6’ya çıkacağı hesaplanıyor.

İktidarın açılımları toplumu belki bir süre daha oyalar ama işsizlik önlenmeden “sosyal barış” sağlanamaz. Terör dahil, her sorunun temelinde “işsizlik dramı” yatıyor!

Vatandaşına iş bulamayan bir iktidarın suyu ısınıyor demektir. İşsizliğin yarattığı gelecek endişesi, ilk genel seçimde, iktidarı belirleyecek etkenlerin başında gelecek.


İşsizlik açlık demektir. Aç insan elini ateşe sokar, aç insan fırın deler. Aç insanın dini imanı olmaz. Atalarımız “Aç, anansa bile kaç” sözünü boşuna söylememişler!

X