AB'ye uyum süreci Türk’ün ateşle imtihanı

Hürriyet Haber
25.01.2002 - 10:46 | Son Güncelleme: 25.01.2002 - 10:46

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Muharrem Kayhan, Türkiye'nin aynı anda birden fazla konuyla uğraşmaktan kaçınmasının mümkün olmadığını belirterek "Ekonomiyi büyüme sürecine sokacağız, siyaseti yeniden yapılandıracağız. AB'ye üyelik sürecini hızlandıracağız. Bu sınavı vermek zorundayız" dedi.

TÜSİAD'ın 32. Genel Kurul toplantısının açılış konuşmasını yapan Kayhan, Türkiye'nin kendi coğrafyasında kapalı kalmayı haketmeyen bir ülke olduğunu vurguladı.

"Türkiye'nin özlediği varoluş biçiminin uluslararası politikalarda meydana gelen değişimlere bağlı olarak önem kazanan ya da kaybeden bir ülke olmak değildir" diyen Kayhan, şöyle devam etti:

"(Yurtta sulh, cihanda sulh) şiarını benimsemiş bir ülkenin çocukları ilelebet çevresindeki ateş çemberinin yarattığı politik-stratejik dengesizlikler üzerinde cambazlık yaparak ekmeğini kazanmayı benimseyemez.

Bu ip cambazlığından kurtulmamızın tek yolu, gelişmiş ülkeler arasında yerimizi almaktır. Ekonomimizi kendi ayakları üzerinde duracak hale getirdikten sonra verimlilik ve rekabet gücü silahını elimizden hiç düşürmeden dünya piyasalarında at koşturur hale gelmektir.

Aynı anda birden fazla konuyla uğraşmaktan kaçınmamız mümkün değil. Krizle mücadele edeceğiz. Ekonomiyi yeniden büyüme sürecine sokacağız. Sosyal dengeleri koruyacağız. Siyaseti yeniden yapılandıracağız.

AB'ye tam üyelik sürecini hızlandıracağız. Bu tam anlamıyla Türk'ün ateşle imtihanıdır. Bu sınavı vermek zorundayız. Türkiye yapılacakları biliyor. İnsanımızdan kuşku duymadan, cesaret, kararlılık ve özgüvenle çalışmak bizi bu sınavdan alnımızın akıyla çıkarır."

TÜRKİYE YENİ BİR GELİŞME STRATEJİSİ ÇİZMELİ

İlişkilerin devletten devlete düzenlendiği dönemlerin hızla geride kaldığını, devletlerin yeni kanallar açtığını, ancak bu kanalları özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının doldurduğunu anlatan Kayhan, “Kısacası geleneksel alışkanlıklarımız, zihniyetimiz ve çalışma biçimimizle ayak uyduramayacağımız yeni bir dünyanın oluşmasüreci içindeyiz” dedi. Muharrem Kayhan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Türkiye bugüne kadar, gelişmelere ayak uydurmayı, yeni stratejiler ve politikalar üretmek ve bu gelişmelerden azami ölçüde yararlanmak olarak görmedi. Aksine, kısıtlama ve yasaklamalarla, gelişmelerin Türkiye`ye etkisini kontrol altına almayı tercih etti. Buyüzden de bizde reform sözcüğü, mevzuatın liberalleştirilmesi ile eş anlamlı kullanılır oldu.

Oysa, değişimlerin hepsi Türkiye`yi bakış açısını değiştirmeye, yeni bir gelişme stratejisi çizmeye zorluyor. Dış ilişkilerimizden, ekonomik ve sosyal reformlara kadar her alandaki çabalarımızı bu stratejinin etrafına örmek gerekiyor.”

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı