Gündem Haberleri

GÜNDEM

    AB'ye sert çıktı

    Hürriyet Haber
    09.01.2002 - 02:10 | Son Güncelleme:

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu, Stratejik Araştırma ve Etüd Merkezi'nin açılışı sonrasında verdiği resepsiyonda, PKK'yı terör listesine almayan AB'yi sert bir dille eleştirdi.

    Kıvrıkoğlu, ‘‘Hükümetler yardım ediyor. Eğer kovarlarsa, desteklerini çekerlerse acaba bu terör bir bumerang gibi kendilerine dönebilir mi endişesi taşıyorlar. Doğru yolu göreceklerine inanıyoruz’’ dedi.

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu, İnsan hakları konusunda Türkiye'yi eleştiren ama PKK'yı terörist örgütler listesine almayan AB'yi sert bir dille eleştirdi. AB'yi, 11 Eylül'ün ardından, ABD'nin terörizmle mücadelesine destek verdiğini açıklamasına rağmen, PKK'yı terörist örgüt olarak görmeyerek çifte standart uyguladığını belirten Kıvrıkoğlu, ‘‘O halde Türkiye, ulusal güvenliğine ve üniter yapısına ilişkin hangi kriterleri esas alacaktır?’’ sorusunu sordu.

    Org. Kıvrıkoğlu'nun sözleri özetle şöyle:

    AB'NİN TERÖR LİSTESİ

    PKK'yı dışarda tutacaklarını tahmin etmiyor değildik. Bu konuda açık olarak yaptığımız gibi kapalı uyarılarımız da var. Terörün bugün bu hale gelmesinin nedeni verilen destektir. Hükümetleri bunlara yardım ediyor. Eğer kovarlarsa, desteklerini çekerlerse acaba bu terör bir bumerang gibi kendilerine dönebilir mi endişesi taşıyorlar. Ama doğru yolu göreceklerine inanıyoruz. '
    Burada şiddet hareketine girişmedikçe terör eylemi olarak kabul edemeyiz' deyip olaya insan hakları demokrasi açısından yaklaşıyorlar. Her zaman insan hakları ve demokrasi yerli yerinde kullanılmıyor. Bazı kötü maksatlar için şemsiye olarak da kullanılabiliyor.

    MÜDAFAAYI SAĞLAM TUTMALI

    AB'ye girerken nelere dikkat edilmeli. Her ülke her şahıs atacağı her adımda güvenliği daima elden bırakmamalı. Askeri sahada her zaman dikkat etmeliyiz. Bir futbol takımı şampiyon olmak istiyorsa galip gelebilmek için gol atması veya attığından daha az yemesi gerekir. O yüzden sadece gol atmak değil, müdafaayı da sağlam tutmak gerekir.

    TÜRKİYE MERKEZ ÜLKE

    Bunu her yabancı ile yaptığım konuşmada söylüyorum. Türkiye dünyanın merkezidir. Avrupa ve Asya ile Afrikanın buluşma noktasıdır. Demokratik olan ve olmayan ülkelerin hayat bağıdır. Ayrıca Hıristiyan dünyası ile Müslüman dünyası arasında bağdır. Türkiye madem ki merkezdedir, uluslararası anlaşmazlık noktalarında bunların giderilmesi için belli çözümlerin ortaya konulması yönünde çalışmalara ihtiyaç vardır.

    AVRUPA ORDUSU 30 YILDA KURULUR

    AGSP konusunda Yunanistan'a vetosunu çektirmeye çalışıyorlar. Bu konuda Türkiye lehine gelişme sağladığımız inancındayım. AB'den önemli bir bakan ile yaptığım görüşmede Avrupa Ordusu'nun etkin bir güç haline gelmesinin en az 30 yıl alacağını söyledi. Şu anda Yunanistan hükümeti gördüğümüz kadarıyla fazla gürültü koparmak istemiyor. Hemen kabul ettiği imajını halkına vermek istemiyor.

    Saddam bizim için önemli değil

    Irak'a müdahale henüz belli değil. Saddam var veya yok. O bizim için o kadar önemli değil. Daha önce de söyledim; Türkiye şu anda ekonomik yönden ayaklarının üzerinde durmaya çalışan bir dönemde. Bunun için de az para sarfedilmedi. IMF'nin de Dünya Bankası'nın katkıları ikinci paket ile birlikte çok büyük paralar bu işe harcandı. Böyle bir harekatın Türkiye'yi ekonomik yönden zor duruma düşürebileceği düşüncesi ve inancını ifade ediyoruz. Irak bölünmemelidir. Irak'ın bölünmesi yeni bir çıbanbaşının Orta Doğu'da yaratılması anlamına gelir. Ortadoğu 60 yıldır savaşlardan yoruldu. Böyle bir durum ortaya çıkmamalı. Nasıl hallederler onu bilemem. Bizim için mesele Saddam veya bir başkası değildir. Orada bir demokratik ülke olmasını biz de isteriz. Ama o ülkenin halkı bu konuda kararını kendisi verir. Irak'a üçüncü kapının açılması da hükümetin işi. Ürdün'e Körfez harekatının sonunda her türlü kolaylık sağlandı. Ama Türkiye'ye sağlanmadı. Türkiye'ye Irak ile ticaret konusunda kolaylıklar sağlanabilir. Türkiye'ye verilen para çok azdır. Kayıplarına karşılık yüzde bir kadar yardım yapılmıştır Türkiye'ye. Zarar en az 40-50 milyar dolardır. (Irak'ta Türkmen kartı kullanılamaz mı?) Bunların hepsi düşünülmesi gereken konulardır ve çok karmaşıktır. Türkiye bu seviyeye gelmişken, bunu sürdürmeli, geriye dönüp sıfırdan başlamamalı.

    Bankacılık Yasası'nı anlamaya çalışıyoruz

    2002'nin ekonomide çözüm yılı olacağını umuyorum. Ancak yolsuzlukların sona ermesi gerekir. Biz Bankacılık Yasası'nın lehinde ya da aleyhinde değiliz. Ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz. Bir yanda bankaların ekonomik kriz nedeniyle içine düştükleri durum var, bankacılık sisteminin yaşaması gerekiyor. Diğer yanda ise onlara sağlanacak desteğin ne şekilde olacağı söz konusu. Bazı bankalardan daha önce sermaye arttırımında bulunmaları veya birleşmeleri teklif edilmiş. Bunlar yapmamışlar. Onların durumu nasıl olacak? Biz anlıyoruz ki bir birleşmeye zorlama da olacak. Bankalar güçsüz durumda kalınca o zaman reel sektörün kredi bulma olanağı da olmayacak. Destekle birlikte reel sektöre hangi oranla kredi verecekler, onu da görmeliyiz.

    Afganistan'a asker için beklemedeyiz

    Orgeneral Kıvrıkoğlu, Afganistan'a asker gönderme konusunda da şunları söyledi: ‘‘İngiltere tümgeneral seviyesinde gönderiyor. Herhalde buradan yola çıkarak bizim de tümgeneral göndereceğimiz söyleniyor. Açıklanan şeyler var ama, resmen bir karar alınmış değil. 3 ay sonra komuta değişecek deniyor. Bizim subaylarımız da gidecek oraya. Bazı birlikler ve konularla ilgili olarak kesin sonuca varılmadı, bekliyoruz. Muhtemelen birlik gidecek. Afganistan ordusunu kurmak demek, sadece eğitim vermek değil. Ordunun silahı techizatı bir sürü ihtiyacı var. Bunları bir ülkenin karşılaması mümkün değil. Ekonomik yönden bir ordunun kurulması gücüne sahip değiliz. Bazı okullar kurabilir, teşkilatlandırma, eğitim verebilir, karınca kararınca yardım yaparız.’’

    Arjantin'deki mi doğru bizdeki mi

    Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu,, Genelkurmay Stratejik Araştırma ve Etüd Merkezi'nin (SAREM) açılış resepsiyonunda Arjantin'deki gibi Türkiye'de bir sosyal patlama yaşanacağına inanmadığını vurgularken, şu ilginç soruyu da gündeme taşıdı: ‘‘Arjantin'de ekonomiyi batıran siyasiler mahkemelerde yargılanıp mahkum ediliyorlar, bizde ise seçime kalıyor. Hangisi olmalı, hangisi doğru?’’ ‘‘Sizce hangisi doğru’’ sorusu karşısında ise Org. Kıvrıkoğlu ‘Ben sadece soruyorum’’ demekle yetindi. Ana karargahtaki törende Org. Kıvrıkoğlu, SAREM'in asker ve sivil yönetici, stratejist ve bilim adamlarını biraraya getiren bir düşünce kulübü, batıdaki tabiriyle bir ‘think-tank’ olduğunu belirterek, karar vericilere önemli veri tabanı, bilgi ve alternatifler sunacağını söyledi. Kıvrıkoğlu, ‘‘Yapmayacağı husus ise iç politikadır. İç politika ve iç politik konular bu kurumun faaliyet alanı dışındadır ve dışında kalacaktır’’ dedi.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı