"Gila Benmayor" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gila Benmayor" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gila Benmayor

AB'nin yolu internetten geçer

<B>ESKİ</B> ABD Başkanı <B>Bill Clinton</B>, Fransız Le Monde Gazetesi için kaleme aldığı bir yazısında şöyle diyor: <B>‘‘Beyaz Saray'a girdiğim 1993 yılında internette 50 site vardı. Sekiz yıl sonra başkanlıktan ayrıldığımda bu rakam 350 milyona ulaşmıştı..’’</B>

Eski başkanın verdiği bu rakam ABD'de internet kullanımının nasıl başdöndürücü bir hızla yayıldığının işareti.

Avrupa, bu alanda ABD'nin hayli gerisinde.

Aradaki farkı kapatmak için Avrupa Konseyi, 2000 yılında eAvrupa Eylem Planını kabul ediyor. Hedef her alanda verimliliği artırmak için daha ucuz, daha hızlı internet kullanımını özendirmek ve yaygınlaştırmak.

AB'ye aday ülkeler aynı hedefleri koyan eAvrupa+ planını benimsiyorlar.

Peki ya Türkiye?

Haziran 2001 yılında, diğer aday ülkelerle birlikte eAvrupa+ planını onaylıyor. eTürkiye Eylem Planının amaçlarını 2003 yılı sonuna kadar gerçekleştirmeyi taahhüt ediyor.

Başbakanlık Müsteşarlığı eTürkiye Eylem Planı'nın çalışmalarını yürütüyor.

eAvrupa+ ile eTürkiye arasındaki koordinasyonu ise TÜBİTAK sağlıyor.

Şimdi Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı Faruk Eczacıbaşı'na kulak verelim.

Ne diyor Eczacıbaşı?

‘‘eTürkiye, Türkiye'nin bilgi toplumuna geçişini sağlayacak bir plandır. Ama ne yazık ki bu proje için atılmış somut bir adım yok. Türkiye Bilişim Vakfı olarak sözümüzü dinletemiyoruz. Mart ayında AB'ye bu projeyle ilgili bir rapor vermemiz gerek. Henüz doğru dürüst bir hazırlık yok.’’

Tahmini maliyeti 20 milyar dolar olan bu proje için 2001 bütçesine herhangi bir ödenek konmamış bile.

Dünya Bankası'nın verdiği 300 milyon dolarlık PC'ler, eğitimli öğretmen olmadığı için okullarda çürümeye terk edilmiş.

TBV'nin üyeleri bunlara ‘‘pet-PC'ler’’ adını takmışlar.

Geçerken okşanan, üzerlerine birer dantel örtü atılan ama asla kullanılmayan PC'ler.

TBV'nin verilerine göre, kişi başında internet kullanımında Türkiye aday ülkelerin çok gerisinde. (Küçük bir parantez, cep telefonu kullanımında aday ülkeler ortalamasının üstünde.)

Avrupa Birliği üyeliğine bir ‘‘toplumsal dönüşüm’’ projesi olarak bakarsak eTürkiye bu projenin tam göbeğinde.

İşte bu yüzden Türkiye Bilişim Vakfı eTürkiye'nin takipçisi.

Sorumlu kişilerle iletişim kurmayı, proje nasıl ilerliyor diye sorgulamayı, gecikme ve aksaklıklar için uyarılarda bulunmayı görev edinmiş.

TBV'yi bu zor görevinde yürekten destekliyoruz.


Afganistan'da mayın temizlemeye Türk şirketi talip


WASHİNGTON'dan gelen haberlere bakılırsa, Başbakan Ecevit, Afganistan'ın yeniden yapılanmasında önemli bir rol talebinde bulunmuş.

Afganistan için 40 ila 50 milyar dolar harcanacağı söyleniyor.

Harabeye dönmüş ülkeye yeni binalar dikmek, yollar yapmak iyi de, ülkeyi bir ucundan diğerine kaplayan 10 milyon kara mayını ne olacak? Her gün yüzlerce Afganlı'nın sakat kalmasına yol açan şu mayınlar... Geçenlerde Çeçen Şirketler Grubu, Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çeçen ile konuşuyoruz. Kuveyt Savaşı'ndan sonra, mayınları temizlemek için açılan ihaleyi kazananlardan bir tanesi de kendi grubu. 185 bin kilometrekarelik bir alanı mayınlardan temizlediklerini anlatıyor ve ‘‘Afganistan'daki temizleme işine talibiz’’ diyor.

İbrahim Çeçen'in anlattığına göre, Kuveyt'teki temizleme işini 2 yılda ve sıfır can kaybıyla tamamlamışlar. ‘‘Temizleme işine katılan Mısırlılar bir generallerini kaybettiler. Biz hem yüksek teknoloji kullandık, hem Vietnam'da deneyimle Amerikalılarla çalıştık’’ diyor.

Afganistan'da kara mayınların taranması ve imha edilmesi için 500 milyon dolarlık bir yatırım gerekiyor. Bunun için Japonya'da bir fon oluşturuluyor.

Çeçen Grubu, Dışişleri kanalıyla Afganistan'da mayın temizleme işine talip olduğunu duyurmuş.

500 milyon dolarlık bir pastadan bir Türk firmasının da bugünlerde pay alması hiç fena olmaz.


Demiryolumu istiyorum kampanyası


BORAY Uras Türk kamuoyunun yakından tanıdığı bir isim.

Kızının Bağdat Caddesi'nde araba çarpması sonucu ölümü üzerine, trafik kazalarına dikkatini çekmek için İstanbul'dan Ankara'ya yürüyen çaresiz bir baba...

Geçen hafta bu sütunlarda yayınlanan ‘‘Derviş hızlı trene el attı’’ yazısı üzerine dört, beş sayfalık bir faks gönderdi.

Güvenilir, ucuz, konforlu taşımacılık olarak demiryolunun Türkiye'de neden hayal olduğunu kendi gerekçeleriyle açıklıyor.

Yazdıklarının pek çoğuna katılıyorum.Boray Uras ayrıca, basının da işbirliğiyle ‘‘Demiryolumu İstiyorum’’ kampanyasını başlatmaya hazır olduğunu bildiriyor. Bunun için, 19 Mayıs 2002 tarihinde Samsun-Ordu-Trabzon-Gümüşhane-Erzurum-Sıvas-Ankara (Anıtkabir) arasında, toplum ve devlet temsilcilerinin nöbetleşerek eşlik edecekleri bir yürüyüş planlamış.

Boray Uras, yürüyüş sırasında, tüm illerden gönderilecek 100 gramlık ‘‘toprak’’ poşetlerini de sırt çantasında taşımayı öneriyor.

Uras'ı bu kampanyası için desteklemek isteyenler, kendisine 0216 3305395 numaralı telefondan ulaşabilirler.


Köprünün ayaklarını merak etmeyin


GEÇEN hafta TBMM Başkanı Ömer İzgi tarafından kabul edilen Japonya Senato Başkan Yardımcısı Shoji Motooka'nın, şirin genç bir Japon tercüman tarafından Türkçe'ye çevrilen sözlerini duyunca bayağı panikledim.

Sayın Motooka, 1. Boğaziçi Köprüsü'nün, İstanbul'u sarsacak büyük bir depremde yıkılabileceğini söylüyordu.

‘‘Köprünün ayaklarını sağlamlaştırmak için Japonya 100 milyon kredi vermeye hazır’’ diyordu.

Motooka'nın sözlerini ve Japon kredisini sormak için aradığım Karayolları Genel Müdürü Dinçer Yiğit'in verdiği bilgiyi aktarıyorum.

1999 yılından sonra Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından davet edilen Japon teknik heyeti hazırladığı raporda, köprü ve viyadüklerde bir hasar olmadığını tespit etmiş.

Ancak İstanbul merkezli büyük bir depremin olması ihtimalini gözönüne alarak, köprü ayaklarının takviye edilmesini tavsiye etmiş.

Karayollarında 33 yıllık bir kariyeri olan Dinçer Yiğit ‘‘Japon heyetinin raporu doğrultusunda ‘Sismik Takviye Projesini’ hazırladık. Japonlarla görüşmeler 2 yıldır sürüyor. Hükümet krediyi onayladı. Kredi işlemleri tamamlandığı anda çalışmalara başlayacağız’’ diyor.

Yiğit, ‘‘Sismik Takviye Projesi, köprülerin mevcut durumdaki yetersizliği nedeniyle değil, ileriye yönelik bir mühendislik tedbiri olarak düşünülmüştür’’ diye de ilave ediyor.
X