Gündem Haberleri

GÜNDEM

    AB'nin yeni patronu İspanya

    Hürriyet Haber
    31.12.2001 - 00:00 | Son Güncelleme: 31.12.2001 - 00:01

    Belçika Kralı 2. Albert ve Başbakanı Guy Verhofstadt’ın AB Dönem Başkanlığı’nı resmen devrettikleri İspanya Kralı Juan Carlos ve Başbakanı Jose Maria Aznar, başkanlık sürecinde terörizmle mücadeleye öncelik vereceklerini açıkladı.Belçika'nın dönem başkanlığı beğenilmedi AB Dönem Başkanlığı`nı 1 Temmuz`da İsveç`ten devralan ve bugün İspanya`ya veren Belçika hükümeti, ``11 Eylül`e rağmen, başarılı sayılabilecek bir 6 aylık bilanço çıkarılabileceğini`` savunurken, Avrupa basını Brüksel`e kötü not verdi.Birçok Avrupa ülkesinin terörizmle mücadelede izlediği tavra ağır eleştiriler yönelttiği Belçika, Dönem Başkanlığı programında belirlediği başlıklarda terörizme hiç değinmezken, 11 Eylül olayları bu programının değiştirilmesini gerektirdi. Laeken zirvesinde ortaya çıkan somut sonuçlar arasında, AB`nin geleceğinin ve reformlarının ele alınacağı bir platform olan Konvansiyon`un oluşturulması yer alıyor. AB üyesi ve adayı ülkelerin temsilcilerini bir araya getirecek olan Konvansiyon, 3 ay içinde faaliyetlerini başlatacak. AB`nin genişlemesine ilişkin süreç, Belçika`nın katkısı gerekmeden sorunsuz devam etti, ancak genişlemeden önce gerçekleştirilmesi gereken yapısal reformlar konusunda önemli hiçbir adım atılamadı. Belçika, Laeken zirvesinde, Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası`nın (AGSP) ``operasyonel`` hale getirildiğini ilan eden bir bildiri yayınlanmasında ısrarcı oldu ve bu hedefine ulaştı. Ancak, Yunanistan`ı ikna edemeyen Brüksel hükümeti, ``özürlü bir doğum yapıldığını``, NATO imkan ve yetenekleri kullanılamadığı sürece AGSP`nin somutlaştırılamayacağını itiraf etti. AGSP, tüm çabalarına rağmen, Belçika Dönem Başkanlığı`nın önemli bir başarısızlığı oldu. NATO-AB diyaloğu somutlaşmadı. Brüksel hükümeti, ortak dış politika alanında büyük sorunlar yaşayan AB`ye olumlu katkılar getiremedi. Ortadoğu`da söz sahibi olmak için büyük çaba harcayan AB, ABD`nin tavizsiz tavrı karşısında geri adımlar atmak durumunda kaldı. İran ile ilişkileri geliştirmek için girişimlerde bulunan Belçika, Tahran`ın ``kemer altı darbeleri`` ve özellikle Ortadoğu ve terörizm konularındaki olumsuz yaklaşımı nedeniyle güç duruma düştü. AB-ABD ilişkilerinde sağlıksız ortam devam ederken, Washington`ın, Afganistan harekatında, İngiltere hariç, AB`li müttefiklerine bilgi dahi vermemesi Brüksel`i rahatsız etti. ABD, özellikle Belçika`ya, terörizmle mücadele alanındaki güvensizliğini ortaya koydu ve AB Dönem Başkanı`nın, bazı Ortadoğu ülkeleriyle diyalog arayışına yönelik bireysel girişimlerini eleştirdi. Bu girişimler başarısızlıkla sonuçlandı. Avrupa Tutuklama Emri uygulamasının, güçlükle sağlanan uzlaşmayla başlatılması, başarılar listesine girdi. Buna karşılık, istihbaratta teknolojik işbirliği projesi, Avrupa ajanslarının paylaşımı ve Avrupa brövesi uygulaması alanlarında hedeflere ulaşılamadı. Belçika Dönem Başkanlığı süresinde, sosyal alanda somut adımlar atılmadığı, Brüksel hükümetinin, bunun da ``11 Eylül yüzünden`` gerçekleşmediğini savunduğu gözlemlendi. Brüksel`in Dönem Başkanlığı programında yer alan ve başarısızlıkla sonuçlanan bir başka unsur da, kaçak göç ve siyasi sığınmacılar konusunda ortak politika belirlenmesi hedefi oldu. Türkiye-AB ilişkileri açısından, Laeken zirvesinde Türkiye ile tam üyelik müzakerelerinin yaklaştığı mesajını veren ve Kıbrıs konusunda tavır sertleştirmemeye özen gösteren Belçika, Konvansiyon`da da ayırımcılık yapılmamasını sağlayarak Ankara`yı memnun etti. Ancak, AB ülkeleri tarafından oluşturulan terör örgütleri ve teröristler listesine İRA, ETA, Hamas, İslami Cihad gibi örgütler alınırken, Ankara`nın tüm girişim ve ısrarlarına rağmen, PKK ve DHKP-C gibi terör örgütlerinin dahil edilmemesi hoşnutsuzluk yarattı. Belçika Dışişleri Bakanı Louis Michel, yaptığı genel değerlendirmede, ``En azından, bizim Dönem Başkanlığımız sırasında misafir liderlere, bugüne kadar zirvelerde görülen en güzel yemekleri ikram ettik`` diyerek, başarı boyutunun geniş görülmesini istedi.AB’ye 1986’da giren İspanya, 1 Ocak-30 Haziran 2002 tarihleri arasında üçüncü kez dönem başkanlığı yapacak.   Madrid’in Dönem Başkanlığı, ortak para birimi euro’ya geçiş ve AB’nin geleceğinin tartışılacağı bir platform olarak oluşturulan Konvansiyon’un Mart’ta göreve başlayışı nedeniyle tarihi nitelik kazanıyor.  İspanyol Dışişleri Bakanı Josep Pique, basına yaptığı açıklamalarda, ‘‘Bir numaralı önceliğimiz, en büyük tehdit olan terörizmle ortak mücadeledir’’ diyerek, programlarında en fazla ağırlık verilecek maddenin bu alanı içerdiğini bildirdi ve ‘‘somut sonuçlar hedeflediklerini’’ belirtti.  Sloganlarının, ‘‘Küresel alanda daha fazla Avrupa’’ olacağını belirten Pique, Avrupa’da ortak bir adalet, özgürlük ve güvenlik alanı hedeflendiğini, İspanya’nın bu hedefe ulaşılmasında ısrarlı olduğunu söyledi.  Pique, 11 Eylül’den sonra bu hedefin öneminin çok arttığını ifade etti. ‘‘Terörizme karşı mücadelede yıllarca kaydedemediğimiz ilerlemeleri, 11 Eylül’den sonra birkaç haftada kaydettik’’ diyen İspanyol Bakan, terörizmin ne demek olduğunu iyi bildiklerini kaydettikten sonra, terör örgütlerine destek veren siyaset ve finans kurumlarının varlığına da dikkat çekerek, ‘‘Biz İspanyollar bu konuda çok hassasız, ama terörizmin tüm ülkelerin sorunu olduğu unutulmamalı’’ dedi.  Pique, ikinci önceliğin euro olacağını bildirdi. AGSP VE GENİŞLEMEAB’nin genişlemesi konusunun da programın önemli unsurlarından biri olacağını belirten İspanyol Bakan, dış ilişkilere de önem vereceklerini bildirdi.  Laeken zirvesinde, NATO ile uzlaşma olmadan operasyonel hale getirilen Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası’nın (AGSP) ‘‘itibar kazanması’’ için çaba harcayacaklarını belirten Pique, ‘‘sorunlar olduğunu, ancak bunların aşılabileceğinin işaretlerini de gördüklerini’’ söyleyerek, ‘‘Türkiye ile uzlaşma var, ama şimdi de bir AB üyesi olan Yunanistan ile sorunlar var ve bu engeli aşmak için elimizden geleni yapacağız. AB ile NATO ilişkileri sağlıklı olmalı.Çabalarımız tezat teşkil etmemeli, birbirini tamamlayıcı olmalı’’ dedi.  Pique, AGSP kapsamına, terörizmle mücadele unsurunun da dahil edilmesini istediklerini duyurdu.  Genişleme konusunda, 2002 yılı içinde tam üyelik müzakerelerini tamamlayacakları belirtilen 10 ülkenin ‘‘işlerinin zor olduğunu’’ söyleyen Pique, Bulgaristan, Romanya ve Türkiye’nin kendilerini dışlanmış hissetmemelerini istediklerini belirtti ve ‘‘Türkiye ile tam üyelik müzakerelerine yeni bir rüzgar getireceğiz, tam üyelik ufkunu daha çok açacağız’’ dedi.  İspanyol Bakan, AB’nin ABD ve Rusya ile ilişkilerinin geliştirilmesi için çaba harcayacaklarını da ifade etti.MARK TOPRAĞA VERİLDİAlmanya’nın bu gece yarısı tarihe karışacak parası ‘Deutschemark’ (DM), düzenlenen törenle bir meşe ağacının dibinde ‘‘toprağa verildi.’’ Aşağı Saksonya eyaletindeki Gifhorn’da yaklaşık 200 kişinin katıldığı töreni düzenleyenlerden Wolfgang Braun, yaptığı konuşmada,’’DM ile hepimiz refaha kavuştuk. İyi şeylere saygı göstermek gerekir’’ dedi. DM, müzik eşliğinde meşe ağacının altında ‘‘toprağa verilmeden’’ önce, ‘‘cenaze arabasının’’ çektiği ‘‘katafalka’’ konularak kent sokaklarında dolaştırıldı.
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı