"Ayçe Dikmen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayçe Dikmen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayçe Dikmen

Ablamın çektiği klipte oynayınca hayatım değişti

EBRU Akel’in İzmir’de baleyle başladığı meslek hayatı tesadüfler sonucu farklı şekillenmiş. İstanbul’da televizyon dünyasına geçtikten sonra tüm Türkiye’nin tanıdığı bir isim olan Akel, şimdi “Küçük Sırlar” dizisinde oynuyor. Son dönemde çok revaçta olan evlilik programlarının ilkini kendisinin sunduğunu anlatan Akel’le çok severek geldiği İzmir’de keyifli bir sohbet yaptık.

- Eğitiminizi İzmir’de aldınız değil mi?
- Evet hatta ilkokulu Gazi İlkokulu’nda okudum. Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda bale eğitimi aldım.
- Kaç yaşında baleye başladınız?
- 5.5-6 yaşımda Sevinç Altıntaş Bale Okulu’nda başladım ve sonra hiç bırakmadım. Bale aşkı mı, dans aşkı mı bilmiyorum, başka hiçbir okulu istemedim, bale eğitimi aldım. 10 yıl çok yoğun bir eğitim aldım.
- Televizyona geçişiniz nasıl oldu?
- Tiyatro sanatçısı olan ablam İstanbul’da yönetmenliğe başlamıştı. Bir klipte oynamam için çağırdı. Böylelikle İstanbul’a gidip televizyon dünyasına girdim.
- Baleden nasıl kopabildiniz?
- Kopamadım zaten. Bale sizi bırakmadığı sürece bırakamazsınız. Ama bale çok acımasız bir iş. Fizik olarak çok uygun olmama rağmen bir süre sonra sakatlandım ve ameliyat olmam gerektiğini söylediler. Sanıyorum bu kötü olay benim için dönüm noktası oldu. Başka kapılar açıldı.


NEW YORK’TA SENDİKALI OYUNCULARLA DİZİ ÇEKMEK FARKLIYDI

- Bir dönem Amerika’da çekilen bir dizide rol almıştınız değil mi?
- Farklı bir deneyimdi. Yabancı bir ekiple, sendikalı işçiler ve oyuncularla dizi çekmek çok güzeldi. Ünlü Amerikan dizisi Law & Order’ın çekildiği mahkeme binasında bir tarafta onlar çekilirken, bir tarafta biz çekim yapıyorduk. Dizi tutmadı ama 3 ay orada çalışmak güzeldi.
- Yurtdışında çalışmak nasıldı?
- New York’ta 3 ay sirenler, trafik gürültüsü, kalabalık, yüksek binalar üzerime geldi. Ama orada da Eric Morris’in New York’taki aktör stüdyosu ile çalıştım. Hatta İstanbul’a geldiklerinde workshoplara katılıyorum.


‘SICAK’ FİLMİYLE SİNEMAYI CİDDİYE ALDIĞIMI GÖSTERDİM

- ‘Sıcak’ filmiyle çok iyi eleştiriler aldınız. Bunu neye bağlıyorsunuz, acaba sizden böyle bir performans beklemiyorlar mıydı?
- Belki de benim sinemayı bu kadar ciddiye aldığımı tahmin etmiyorlardı. Oyunculuğu çok seviyorum. Aldığım eğitimin içerisinde bu da vardı. ‘Organize İşler’ filminde daha küçük bir rol vardı. Sıcak filmindeki Meryem rolü hep beklediğim, uğruna kendimi değiştirebileceğim bir roldü.
- Siz de çok mu etkilendiniz?
- Çok severek oynadım. Oyunculukta şizofrenik bir hal var bence. Oynadığımız rollerdeki bütün duyguları kendimizden çıkarıyoruz. Zaten 2007’de biraz uzaklaşmak için gittiğim Los Angeles’ta Eric Morris’tan eğitim aldım. Bu bana çok başka kapılar açtı.


MELTEM CUMBUL “BU YOLDA ZORLUK ÇOK, HAZIR OL” DEDİ

- Eric Morris Türk sanatçılarının tercih ettiği bir eğitmen değil mi?
- Evet Meltem Cumbul da almıştı. Zaten eğitimim bitince Meltem bana ‘Bu yolda ilerlemek istiyorsan seni bekleyen zorluklar var bunlara hazırlıklı ol’ dedi. Eleştiriler, oklar hepsi oluyor. Ama istediğin şeyin peşinden gidiyorsan herşeye katlanırsın.
- Meltem Cumbul ile yakınlığınız onun da İzmirli olmasından mı kaynaklanıyor?
- Çok eskiden tanışıyoruz. Benim ablam, Meltem Cumbul’u tiyatro sınavına çalıştırmıştı. Ben o sırada ortaokula baleye başlamıştım, onları izlerdim. Şimdi de Meltem Cumbul, Eric Morris eğitimini İstanbul’da veriyor, gençleri yetiştiriyor.


HATIRALARIM İZMİR’DE GELİNCE RAHATLIYORUM

- İzmir’e gelince neler hissediyorsunuz?
- İzmir’e gelince herkesi görmek istiyorum, sokaklarında yürüyebiliyorum. Temiz havası, güzel insanlarını seviyorum. Hatıralarım burada, rahatlıyorum. İzmir’in insanı dostça ve yakın davranıyor.

ANNE DEĞİLİM AMA DİZİDE İÇGÜDÜSEL OLARAK ROL YAPIYORUM

- Şu anda rol aldığınız Küçük Sırlar dizisi nasıl gidiyor?
- Bir kere çok pozitif ve çok eğlenceli bir iş. Keyif alıyorum. Oynadığım Biricik’in farklı hayatı da hoşuma gitti. Bir anneyi oynamak da ilginç.
- Artık, ‘Anne rollerine çıkıyorum’ diye telaşlanmadınız mı?
- Zaten değişim bu. 17 yaşında doğum yapmış, 18 yaşında kızı olan bir anneyim. Girmek istediğiniz duyguya girebilmeniz önemli. Ben anne olmasam da o yargılayan anne rolünü içgüdüsel yapıyorum. Bir de büyük ablamın oğlu da benim kardeşim gibi, çocuğum gibi. Tabii gerçeğini isterim, o ayrı.
- Dizi çekimleri söylendiği gibi yoğun mu geçiyor?
- Haftada 6 günde bir bölüm çekiliyor. 3-4 gün uzun saatler çalışmam gerekebiliyor.


İLK EVLİLİK PROGRAMINI BEN YAPTIM

- Sizi daha çok televizyon sunucusu olarak tanıdık ama ne zamandır bu şekilde çıkmıyorsunuz değil mi?
- Evet, çünkü ben 19 yaşımdan itibaren televizyonda büyüdüm. Sonrasında hep çalıştım. En çok televizyon sayesinde tanındım. Daha 25 yaşımda evlilik programları yaptım ve orada insanları çok iyi gözlemledim.
- Şimdi bir sürü evlilik programı var siz de yine yapmak ister miydiniz?
- İlk evlilik programını ben yapmıştım. Çok da başarılı olmuştum, çok seyredilmişti. Şimdi belki yine yaparım ama farklı bir şey yaparım.

CANLI YAYIN ENERJİSİNİ SEVİYORUM

- Yeni proje var mı?
- Bir filmle ilgili hayalim var. Gelen senaryolar var, inceliyorum. Bu sene tiyatro teklifi de gelmişti ama olmadı. Geçen sene de Gencay Gürün’den gelen tiyatro teklifini bir dizi için reddetmiştim. Ama o da uzun sürmedi.
- Televizyon programı projesi var mı?
- Televizyonda bir programla ilgili görüşmelerim var. Canlı yayın enerjisini seviyorum. Daha önce hafta içi hergün program yapıyordum ama bu çok zor. Şu anda haftada bir program yapmak istiyorum. Zaten dizi yaparken program da yapmak mümkün değil.

X