Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Abiler ablalar ‘el’ veriyor tüm engeller kalkıyor

    Gaye GÜZELAY
    31 Ekim 2003 - 19:58Son Güncelleme : 31 Ekim 2003 - 19:58

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren İstanbul Vakfı geçtiğimiz yıl 'Gönüllü Abi/Abla-Gençler Elele' projesini başlattı. Projeye katılan gençler engelli çocukların eğitimlerine ve sosyalleşmelerine yardımcı oluyor. Proje kapsamında 55 çocuğa destek bulunuyor.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren İstanbul Vakfı'nın 'Gönüllü Abi/Abla-Gençler Elele' projesine katılan gençler, engelli çocukların eğitimlerine ve sosyalleşmelerine yardımcı oluyor.

    2002 yılının Eylül ayından bu yana devam eden proje kapsamına alınan her çocukla, iki genç ilgileniyor. Şu anda, beşi evlerinde yaşayan engelli çocuklar, 50'si ise Fenerbahçe, Ümraniye ve Beykoz'daki kamplarda kalan savaş mağduru Çeçen çocuklar olmak üzere toplam 55 çocuğa gönüllü ablalık ve ağabeylik yapılıyor.

    Çocuklara, her hafta ikişer saatlik ziyaretlerde bulunuluyor. Engellerinden dolayı okula gidemeyen çocuklara okuma-yazma öğreten ağabey ve ablalar, onların sorunlarını paylaşıyor, gerçek birer ağabey-abla olmaya çalışıyorlar.

    ASLINDA O BİZE ÖĞRETİYOR

    Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Seyahat İşletmeciliği Bölümü ikinci sınıfta okuyan Özge Yılmazer, sınıf arkadaşı Nevin Dostsever ile Bayrampaşa'da yaşayan 11 yaşındaki spastik engelli Çiğdem Aşçı'ya gönüllü ablalık yapıyor.

    Spastik olduğu altı aylıkken fark edilen ve okulun olumsuz fiziki koşulları öne sürülerek okula alınmayan Çiğdem, ailesi tarafından tedavisi için rehabilitasyon merkezine götürülüyor.

    Çiğdem'in okumayı öğrendiğini ancak ellerini kullanamadığı için yazamadığını belirten Yılmazer, haftalık ziyaretlerde Çiğdem'e gerçek bir abla olmaya çabaladıklarını söylüyor.

    Yılmazer, Çiğdem ile olan ilişkisini şu sözlerle anlatıyor: ‘‘Haftada iki saatimizi ona ayırmak bizden bir şey götürmüyor. Aksine, bizim ona öğrettiklerimizden çok daha fazlasını o bize öğretiyor. Birlikteyken, bir abla ve kardeşin yapabileceği her şeyi yapıyoruz. Bizim ona verdiklerimizden daha fazlasını o bize öğretiyor. Sabretmenin, her şeyden daha değerli olduğunu ben ondan öğrendim.‘‘

    Herkesi gönüllü olmaya davet eden Yılmazer, ‘‘Bir yerlerde bir çocuğun sizi hatırlaması, sizin için dua etmesi çok güzel bir şey‘‘ diye konuşuyor.

    Çiğdem, gönüllü ablasına karşı hissettiklerini, ‘‘Ben ablamı çok seviyorum. Başkaları da ablalık yapsın. Tavsiye ederim‘‘ sözleriyle anlatıyor.

    TOPLUMSAL BİLİNÇ UYANIYOR

    Çiğdem'in annesi Mine Aşçı ise, kızının gönüllü ablalarının geleceği günü sabırsızlıkla beklediğini anlatıyor. Çiğdem'in giyinme, tuvalet gibi tüm ihtiyaçlarında kendisine ihtiyaç duyduğunu belirten Mine Aşçı, gönüllü ablaların verdiği psikolojik desteğin kendilerine çok yardımcı olduğunu vurguluyor.

    İstanbul Vakfı Projeler Genel Koordinatörü ve Genel Müdür Yardımcısı Ali Mete ise, aileleri tarafından evlere hapsedilen engelli çocuklara ulaşmada zorluk çektiklerini vurgulayarak, aileleri kendilerinden yardım istemeye çağırıyor.

    Mete, ‘‘Gönüllü ablalık-abilik mutlaka bir kurum çatısı altında yapılması gereken bir şey değil. Gençler kendi aralarında koordine olarak da bunu yapabilirler. Önemli olan toplumsal bilincin oluşması‘‘ diyor.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı