Gündem Haberleri

    ABD'yi bekleyen büyük borç dalgaları

    New York Times
    24.11.2009 - 14:39 | Son Güncelleme:

    ABD, önümüzdeki dönemde yılda bir trilyon doları aşan açığını kapatmak için gerçekleştirdiği borçlanmada şimdiye kadar olduğu gibi şanslı olmayabilir.

    The New York Times'ta "Wave of Debt Payments Facing U.S. Government" başlığıyla yayımlanan analizde, uzun dönemdir düşük faiz oranlarındaki avantajdan faydalanarak borçlarını finanse eden ABD'nin bu durumu daha uzun süre devam ettiremeyebileceğine dikkat çekildi.

    Edmund L. Andrews tarafından kaleme alınan analizde ABD Hazinesi yetkililerinin kafasını şu anda üç sorunun meşgul ettiğine dikkat çekilerek, bunların yeni büyük borç yükü, önümüzdeki aylarda vadesi dolacak olan çok miktardaki kısa dönemli borç ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) ekonomideki acil durumun sona erdiğine karar vermesiyle faizlerin eski seviyelerine tırmanması olduğu belirtildi.

    Dünyada faiz oranlarının düşük seviyede seyretmesi küresel krizden dolayı güvenli liman arayan yatırımcıların ABD hazine bonolarına ve dolara olan talebinden kaynaklanmıştı.

    Her ne kadar Hazine yetkilileri şu andaki düşük faiz ortamından yararlanarak vadesi dolan borçları daha uzun vadeli tahviller ile takas etse de yönetim tıpkı bir zamanlar mortgage kredilerini ödeyemeyen vatandaşların yaşadığına benzer bir ödeme şoku ile karşı karşıya.

    500 MİLYAR DOLARLIK EK YÜK
    ABD'nin şu andaki ulusal borcu 12 trilyon seviyesindeyken, Beyaz Saray yıllık borç ödemesinin 2019 yılında, şu andaki 202 milyar dolar seviyesinden 700 milyar dolar düzeyine çıkmasını bekliyor. Bazı ekonomistler ise daha kötümser tahminde bulunarak bu oranın daha fazla olacağını öngörüyor.

    Faiz harcamalarına ödenecek yıllık ek 500 milyar dolarlık miktarın, ülkenin bütçesinde eğitim, enerji, iç güvenlik ile Irak ve Afganistan'daki savaşlara ayırdığı kaynaktan daha fazlasına denk gelmesi, bu miktarın önemini açıklaması açısından önemli bir gösterge.

    KRİZ ARTIK ERTELENEMEZ
    Andrews, yıllarca süren düşük faizlerin sonrasında oluşan yeni şartlar altında, ülkenin uzun dönemli bütçe krizini artık ertelenemeyecek bir noktaya geldiğine işaret etti.

    Yazar, bu durumun ülkede politik olarak da tartışmaları alevlendireceği ve yönetimin büyüklüğü ile görevinin, vergiler ile harcamlardan hangisinden vazgeçilmesi gerekliliğinin ve bu yükün kimin taşıyacağıyla ilgili karşıt görüşlerin ortaya çıkacağı öngörüsünde de bulundu ve uzmanların uzun zamandır beklenen açığın patlama noktasına, yönetimin Sağlık ve Sosyal Güvenlik harcamalarını artırmasıyla geldiği görüşüne yer verdi.

    FAİZ AVANTAJI 2010’DA BİTECEK
    Fed'in faiz oranlarını düşük tutmak için elindeki tüm silahları kullandığını da belirten Andrews, bankanın en geç 2010 yılını ortasında faizleri artırmaya başlayacağını söyledi.

    Yazar, küçük oranda bir faiz artışını dahi ABD'nin borç yükünün büyüklüğü dikkate alındığında büyük maliyetler doğurduğuna işaret ederek, faizlerdeki yüzde 1 oranındaki artışın vergi ödeyenlerin sırtına fazladan 80 milyar dolar yüklediğine işaret etti.

    Andrews, yetkililerin çözüm için şu andaki düşük faiz ortamından faydalanıp, bir aylık ve üç aylık vadeli borçları, 10 yıllık ve 30 yıllık tahvillerle takas ettiğini, bunun uzun dönemde vatandaşların parasını koruyacağını ancak kısa dönemde vade uzatmalarının maliyetinin bu kağıtlardaki yüksek faizlerden dolayı korkunç derecede arttığı uyarısını yaptı.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı