Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Abdullah Gül, Tahran yolunda: “Mısır’dan herkes nasibi alacak!”

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, dört günlük İran ziyaretinin ilk ayağında Tahran’a uçarken, beraberindeki altı gazeteciye Mısır’daki gelişmeler ve yeni mahkemeler kurulmasını onaylamasına ilişkin çarpıcı açıklamalar yaptı.

İran ziyaretinin çok ilginç bir döneme denk geldiğine dikkati çekerek sözlerine başlayan Cumhurbaşkanı, sözü hemen Mısır’a getirdi ve Ankara’dan ayrılmadan önce basın toplantısında bu konuda açıklama yaptığını belirtmekle birlikte, açılarak, Mısır’da varılan sonuç konusundaki duygularını paylaştı.

Abdullah Gül, Mısır’la birlikte “Ortadoğu’nun en derin geçiş sürecinden geçiyor” olduğunu vurgulayarak, Mısır’daki gelişmelerden “herkesin nasibini alacağını” ve “kıssadan hisse çıkaracağını” özellikle ifade etti.

“Kıssadan hisseyi herkes alacak” sözlerini açan Cumhurbaşkanı Gül’ün daha sonra neler söylediğini, danışmanlarının uyarısı üzerine “İran ziyareti sonrasına bırakmak” üzerinde anlaştık.

Abdullah Gül, Mısır’daki devrimi “Mısır halkının onuru zedelenmişti. Mısır büyük bir ülkedir, derin bir medeniyettir. Uluslararası platformdaki yeri bu değildi” sözleriyle açıkladı ve Mısır ordusunun “kardeş kanı dökülmesini önlemekle büyük bir katkı yaptığına” işaret etti.

Türkiye Cumhurbaşkanı, “Şimdi geçiş dönemi. Düzgün bir anayasa, hızlı ama özgür ve adil bir seçim yapılması gerekiyor. Mısır’da halk ve devletin bu geçiş döneminden güçlü çıkması gerekiyor. Halk güçlü de olsa, sistem çürük ise, çürük sistemle olmuyor” diye konuştu.

“Türkiye’nin Mısır’ın geçiş döneminde bir rolü olabilir mi?” sorusuna ise, gülümseyerek “Türkiye’nin bir ilham kaynağı olduğu yazılıyor ve söyleniyor” karşılığını verdi.

Bir-iki yıl içinde ceza dosyaları 200 bine çıkacaktı

İran ziyaretine başlamadan önce, Yargıtay ve Danıştay’ın yükünü hafifletecek yeni mahkemeler kurulmasına ilişkin düzenlemeyi onayladığının hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Gül, Cumhurbaşkanlığında çok güçlü bir hukuk bürosu bulunduğunu, yeni mahkemeler kurulması konusunu hukuk bürosuna incelettirdiği ve orada yapılan değerlendirme sonucu, yeni düzenlemeye onay verdiğini bildirerek, “Avrupa ülkelerinde yüksek yargının elindeki dosyaların toplamı Türkiye’dekinin yarısı etmiyor. Şu anda zaman aşımına girmek üzere olan 25 bin dolayında dosya var. Önümüzdeki bir-iki yıl içinde bu sayı sadece ceza dosyalarında 200 bine çıkacak. Bu durum, yapanın yanına kar kalması demek” dedi.

Abdullah Gül, 1980’de bir siyasi cinayete giden DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler cinayetinin failinin bu yüzden serbest kaldığını hatırlattı ve böyle bir durum “modern bir devlette kabul edilemez” diye ekledi.

Yüksek yargının önündeki dosya yükünün davalarda zaman aşımı tehlikesi içermesinin yanısıra tutukluluk süresinin uzamasına da yol açtığını ve 10 yıllık tutukluluk süresinin dolması üzerine Hizbullah sanıklarının serbest kaldığına değindi. Bu olumsuzlar nedeniyle Yargıtay’a da çok suç bulmamak gerektiğini ifade etti. Ancak, Hizbullah sanıklarının serbest bırakılması üzerine, kamuoyu baskısıyla Yargıtay’ın apar topar karar vermesinin de garip olduğunu belirterek, “Yüksek Yargı bazı kaygılarında haklı olabilir ama mevcut manzaranın yol açtığı adaletsizliği ve yol açtığı olumsuzlukları gözardı edemezdim” dedi.

İran’ın kendine koyduğu bürokratik ambargo yeter

Cumhurbaşkanı Gül, ilk kez başkent Tahran dışında, Isfahan ve Azerbaycan’ın merkezi Tebriz’i de kapsayacak olan İran ziyaretinin, Türk Dışişleri’nce “protokoler bir gezi” olarak tanımlanmasına katılmayan bir dil kullandı ve İran’la ele alınması gereken bir çok sorunun ve aşılması gereken pürüzlerin bulunduğunu anlattı.

Türkiye ile İran arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin gelişmesi için büyük bir potansiyel bulunduğunu bildiren Abdullah Gül, İran’daki bürokratik engellerin bu potansiyelin önünde durduğunu ifade ederek, “İranlılara, Amerikan ambargosuna gerek yok; İran’ın bürokratik ambargosu yeter” mesajını, daha İran’a ayak basmadan İran yetkililerine iletti.

Türkiye’nin İran’dan petrol ve gaz alımında bazı pürüzler bulunduğuna, bu ziyaretinde bunların aşılması gerektiğinin altını çizdi. Türkiye ile İran arasındaki ticaret hacminin yılda 10 milyar doları bulduğunu ama Türkiye’nin açık verdiğini belirterek, bu açığın kapatılması gerektiğini söyledi.

Batı’ya mesaj: “Kral’dan fazla Kralcı olmayın”...

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, çok kalabalık bir heyetle başlattığı İran ziyaretinin İran’a yönelik ambargo nedeniyle Batı ülkelerinde tepki çekmesi ihtimaline ilişkin bir soruya ise, “Bazı Avrupa ülkelerinin İran ile bizden çok daha fazla ekonomik ve ticari ilişkisi var. Onlara ‘Kral’dan fazla Kralcı olmanın gereği yokdiyoruz” sözleriyle, bu gibi tepkilerden etkilenmeyeceğini açıkça ortaya koydu.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bugün İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ile ikili görüşmesinin ardından bir basın toplantısı düzenleyecek. Gül, Ahmedinejad’dan gayrı İran Meclis Başkanı Ali Larijani ve en önemlisi İran’ın bir numaralı şahsiyeti “Rehber” Ali Khamanei ile de görüşecek.

Tahran’daki temaslarından sonra, Abdullah Gül, Tahran dışında İran’ın önemli merkezlerini ziyaret edecek ilk Türkiye Cumhurbaşkanı olacak, İran kültürünün gözbebeği Isfahan kentinden sonra, İran’ın “Türk merkezi” olarak bilinen Doğu Azerbaycan eyaletinin merkezi Tebriz’e de gittikten sonra, Çarşamba günü Ankara’ya dönecek.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü Tahran’a getiren Airbus tipi büyük uçak, resmi heyet, bir grup akademisyen ve altı basın mensubu dışında ağzına kadar Türk iş adamlarıyla doluydu ve bu yönüyle Gül’ün ziyareti son yıllarda Türkiye’den İran’a yapılmış en büyük ve en kalabalık ziyaret olma niteliğini kazandı.

X