Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Abdullah Gül ile tanıştım Panagiotis yine delirecek

    Cansu ÇAMLIBEL
    09.05.2010 - 00:00 | Son Güncelleme: 08.05.2010 - 21:33

    Kalliopi Kalaitzi, nam-ı diğer Popi ile ilk karşılaştığınızda gerçek mesleğini tahmin etme ihtimaliniz oldukça düşük. Oyuncu, model, televizyon yıldızı sanabilirsiniz ancak Selanikli bu genç kadın aslında hem bir tıp doktoru hem de yerelden ulusala fırlamaya hazırlanan bir politikacı. Atatürk’ün doğduğu köy seçim bölgesinde, kendisiyse tam bir İstanbul sevdalısı.

    2007 yerel seçimlerinde 27 yaşındayken Yunanistan’ın en büyük ikinci bölgesi olan Selanik’in en büyük ilçesi Lagadas’da vali seçilen Popi, Yunanistan’ın gelmiş geçmiş en genç yerel yöneticisi. Altında 13 belediye başkanı görev yapıyor.

    Popi, Yunanistan’da hem ulusal hem de yerel politikada çok yaygın olan “aileden politikacı” ekolünden değil. Ne aileden ne de başka yerden maddi bir destek almadan atıldığı politikada hızla yükselmesi ise tesadüf değil. Sağlam akademik birikimi, duyarlı kişiliği, tatlı dili ve güçlü sosyal bağları sayesinde tüm dünyada yükselişte olan zamane politikacılarının sıcak tarzını Selanik’e taşıyor.
    Son seçimlerde partisi muhalefete düştüğünden Popi milletvekilliği için bir sonraki seçimi bekliyor. Tabii bu arada hiç boş durmuyor. Avrupa’nın ekolojik önceliklerinden olan Koronya Gölü’nün rehabilitasyonu için mücadele ediyor, bölgesindeki tarım turizminin gelişmesi için yerel projeler geliştiriyor. Tıp dünyasının gündemini de politik arenaya taşıyan Popi, gençleri AIDS ve uyuşturucudan korumak için ülke çapında kampanyalar yürüten bir kurumun kurulmasına önayak olmuş.

    BAKOYANNİ’NİN KANKİSİ

    Kendi partisinin üst düzey isimleriyle kamuoyunda polemiğe girmekten kaçınmayan gözü kara genç kadın, henüz yerelde politika yapsa da bütün ülkede nam salmış durumda. En yakın dostlarından biri mensubu olduğu Yeni Demokrasi Partisi’nin liderlerinden eski Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni.
    Popi’nin elbette bir basın bürosu var ancak görüşlerini aktarmak için Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerini kullanıyor. Görüşlerini destursuz bir biçimde statüsüne yazmaktan kaçınmadığını fark eden gazeteciler için Popi’nin Facebook sayfası önemli haber kaynağı. Bunun son örneği ise tüm Selanik bölgesinin en üst yerel yöneticisi Psomiadis Panagiotis (kendisiyle aynı partiden) ile bir il meclisi toplantısında yaşadığı kavga. Panagiotis başka partiden bir meclis üyesini tartaklayarak hastanelik edince Popi kendi partilisine yönelik ağır eleştirilerini Facebook’ta yayınladı. Tabii ertesi gün bütün yerel gazetelere manşet. O gün bugündür Panagiotis ile araları limoni. Ancak Popi Lagadas’da liste başı olarak vali seçildiğinden üstü olan Panagiotis’in kendisini ihraç ettirebilme imkanı yok. /images/100/0x0/55ea40c9f018fbb8f8741f85
    Yorulup bunaldığında nefes almak için ara sıra kaçtığı İstanbul’da buluştuğumuz Popi, bir turist olarak şehri gezerken Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile karşılaşıp kısacık da olsa tanışma imkanı bulduğu için çok keyifliydi. Gül ile çektirdiği hatıra fotoğrafını da Facebook’a koyan Popi, “Panagiotis yine delirecek” diye kavgalı olduğu meslektaşına esprili bir gönderme yaptı.

    ATATÜRK’ÜN HEMŞERİSİYİM

    Modern Türkiye’nin kurucusu Atatürk, benim yetki alanımdaki Lagadas’dan 1 kilometre uzaklıktaki Chrisavgi’de doğdu, Balkanların ve Akdeniz’in kültürel kesişme noktası Selanik’te büyüdü. Biz Yunan halkı 1922’de çok yara aldığımız için ilk başta kendisine karşı olduk ama daha sonra Atatürk ve Venizelos Türk-Yunan dostluğunun temelini attılar. Türk halkının Atatürk’e verdiği önemin adil olduğunu düşünüyorum. Atatürk Türkiye için çok önemli bir değer.

    ERDOĞAN’DAN HEYBELİADA BEKLENTİSİ

    Devletlerarası ilişkilerde gerginlikler olduğu bir gerçek. Türkiye’nin AB perspektifi hem iki ülke arasındaki güvensizliklerin aşılması için en uygun zemin olacak. Aynı coğrafyada komşu olarak yüzyıllardır beraber yaşadığımıza göre neden AB içinde de birlikte yaşayamayalım? Başbakan Erdoğan’ın yakında Yunanistan’a yapacağı ziyaret önemli ama ben bu ziyaretten çok fazla bir şey beklemiyorum. Yunancada bir deyiş vardır: “John canavardan korkuyor, canavar ise John’dan ürküyor.” Demem o ki kuşkular iki tarafta da devam ediyor. Yani her şey bu ziyaretle çözülmeyecek ama bazı konularda açılım olabilir; bunlardan biri askeri harcamaların karşılıklı olarak azaltılması, bir diğeri ise Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması. Türk hükümetinin son dönemde Heybeliada için kapıyı aralık bıraktığını biliyoruz ve sabırsızlıkla o kararı bekliyoruz.

    YUNAN HALKI KANDIRILDI

    İçinden geçtiğimiz ekonomik kriz ülkemizin tarihteki en zor dönemlerinden biri. Yunan halkı daha önce hiç görülmemiş fedakarlıklara zorlanıyor. Hükümet gelmekte olan krizi seçimlerden önce sakladığı için halk aldatılmış hissediyor. Papandreu çok dürüst bir politikacı ama ülke içindeki farklı güçlerle de işbirliği yoluna gitmeli. Özellikle de ekonomik krizden en az hasarla çıkılması için bunu yapması gerekiyor. Ülkemizin böylesine tarihi bir kavşağında işe yarayacak insanlar, parlak zekalar başka partiden mi değil mi diye bakılmamalı.

    İSTANBUL REFERANS NOKTAMIZ

    Sanırım İstanbul’a aşığım. İstanbul bütün gezginler için vazgeçilmez bir durak, Batı ve Doğu kültürlerini birleştiren modern bir metropol. Elbette bir Yunanlı için İstanbul çok daha fazlası. İstanbul Bizans kültürünün global öncüsü, tarihimizin bir parçası ve bizler için bir referans noktası. Dünyanın en güzel şehirlerinden biri ve insanları dost canlısı. Ekümenik patriğimizi ziyaret etmek için çok defa geldim İstanbul’a. Patrikhaneyi kollarında barındırmak İstanbul için nasıl bir lütuf ise güzelim İstanbul’da kurulu olmak da Patrikhane için bir lütuf.
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı