Gündem Haberleri

GÜNDEM

    ABD'nin Türkiye politikası değişiyor mu?

    Ali Sarp
    04.07.2007 - 13:04 | Son Güncelleme: 04.07.2007 - 13:28

    Türkiye, 22 Temmuz'da yapılacak seçimlere kilitlendi, dünya medyası da hergün süreçle ilgili analizler yayınlıyor. ABD'nin AKP'ye güveninin tezkere olayında sarsıldığı, artık ordu ve muhalefeti destekleme yolunu seçtiği öne sürülüyor.

    Batı ve Doğu medyasında seçimlerle ilgili yayınlanan analizlerin ortak konuları:
    Türkiye'de demokrasinin geleceği
    ABD ve AB ilişkileri
    Kuzey Irak

    Ordunun demokraside müdaheleci bir tutum içinde olduğu yorumu yapılıyor.
    AB ilişkilerinde içine girilen darboğazın ana konusunun sivilleşemeyen demokrasi olduğu vurgulanıyor.  Yorumcular AB ilişkilerinde esas sıkıntı yaratan konuların başında  askerlerin 1960'lı yıllardan bu yana demokrasiye yaptıkları müdahaleler olduğu söyleniyor.

    En son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ordunun müdaheleci tutumunun demokrasiyle bağdaşmadığı, giderek siyasi bir kriz yarattığına dikkat çekiliyor.

    Lübnan'da yayınlanan The Daily Star gazetesinde  3 Temmuz tarihinde  ABD'nin New Jersey Seton Hall Üniversitesi  Orta Doğu Tarihi profesörü Howard Eissenstat'ın bir analizi yayınlandı.

    H.Eissenstat yorumunda özellikle ABD Türkiye ilişkilerine değiniyor. ABD'nin Türkiye'de seçimle iktidara gelen bir yönetim yerine anti-demokratik güçleri desteklediğini söylüyor. ABD'nin bölgedeki kısa vadeli hedefleri uğruna bu tutumu aldığını düşünüyor.  Seçimle iktidara gelen AKP'nin başarılı bir hükümet olduğunu  AB ile entegrasyonu ve reformları büyük bir kararlılıkla uyguladığını,giderek etnik Kürt gruplarla  bir diyalog oluşturma çabalarıyla PKK'nın etkisinin azaltıldığına dikkat çekiyor.

    Bu aşamada ABD'nin Kuzey Irak'da mevzilenen PKK güçlerini bertaraf etmek için parmağını bile oynatmadığını, bu anlamda ABD'nin  AKP  iktidarını siyasi olarak yıpratan bir politika izlediğini söylüyor.
    Öte yandan  AB müzakerelerinde gündeme gelen ordunun siyasetten uzaklaştırılması önlemlerinin askeri elit grubu tedirgin ettiğini giderek anti demokratik bir muhalefet  oluştuğunu ve muhalefetin  yarattığı siyasi krizin askeri müdahale boyutuna kadar yükseldiğini tespit ediyor.

    Askerlerin stratejisinin Kürt sorununu demokratik yollarla değil de demir yumruk ile halletmek olduğunu, Kuzey Irak'a yapılacak bir askeri harekâtla 52 yıllık ABD dostluğunun  bozulma riskini göze aldıklarını da sözlerine ekliyor. Bazı  generallerin ülkenin AB ve ABD yerine Rusya ve İran ile dostluklar aramasının daha doğru olacağını düşündüklerini, bunun nedeninin de ordunun siyasete olan etkisinin hoş karşılanacağı bir alan yaratmak olduğunu düşünüyor.   

    Bu şartlar altında ABD'nin demokratik güçleri desteklemesinin ve bunun gereğini yerine getirmesinin daha doğru olacağını söylüyor.

    ABD'nin AKP'ye güveninin en son teskere olayında  sarsıldığını ve güvenilmeyen İslamcı bir partiyi desteklemek yerine artık orduyu  ve anti demokratik muhalefeti destekleme yolunu seçtiğini vurguluyor.

    ABD'nin değişen bu politikasının ülkeyi çok tehlikeli ve dönüşü olanaksız  yeni bir askeri darbeye  doğru götürdüğünü düşünüyor.

    Profesör Eissenstat böyle söylüyor. ABD'nin üzerine düşen görevi yaparak Kuzey Irak'da konuşlanan PKK unsurlarını bertaraf ederek demokrasiyi güvence altına almasının ahlaki bir zorunluluk olduğunu da vurguluyor. 
    Batılı yorumcular arasında farklı düşünenler de var.

    AKP'nin siyasi hatalarının ülkeyi bu duruma düşürdüğünü, İslam tezini aşırı uygulayarak demokratik güçleri tedirgin ettiğini ,İslam şemsiyesi altında toplanan  partinin değişik görüşleri de bünyesinde barındırdığını söylüyorlar.

    PKK terörünün çözümünün Kuzey Irak operasyonu olduğunu düşünenlerin ülkeyi  ABD ile karşı karşıya getireceği ve giderek bir içsavaşa sürükleyebileceğini düşünenler de var.

    22 Temmuz seçimlerine 18 gün kaldı.

    Seçmen hangi partiye ne için oy vereceği konusunda kararsız.

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı