Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

ABD'nin Kürt oyunu...

Oktay EKŞİ

OLAY çok önemli olduğu halde, Türk kamuoyuna yeterince yansımadı. Çoğu zaman olduğu gibi -İsmet İnönü'nün yanında yetişmekten gelen bir alkışkanlık olsa gerek- yurtdışında neler döndüğünün, önce Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit farkına vardı.

Ama o günlerde Alaattin Çakıcı rezaleti tüm medyanın en önemli konusuydu.

Washington'un yönlendirmesiyle, Kuzey Iraklı Kürt liderler Mesut Barzani ile Celal Talabani arasında imzalanan anlaşmadan söz ediyoruz.

Önce özetleyelim:

Biliyorsunuz Washington, birbirine düşman olan bu iki lideri bir süre önce çağırdı. Onları barıştırmaya ve bir anlaşmaya imza atmaya zorladı. Eldeki bilgilere göre İngiltere de bu aşamada devredeydi. Neticede istenen oldu ve bu ayın 20 veya 21'inde bir anlaşma imzalandı. Bunda Türkiye yoktu. Zaten çağrılmış da değildi. Anlaşıldığına göre Türkiye, ‘‘görüşme sürecine katılmak’’ için bir istek de ifade etmemişti.

Ama daha Washington'a gitmeden önce Barzani Ankara'ya çağrılmış, kendisine düpedüz bir ‘‘lider’’ muamelesi yapılmış, Ankara'nın duyarlı olduğu hususlar en açık şekilde hatırlatılmıştı.

Talabani isimli oynak liderin de temsilcilerine aynı mesajlar verilmişti.

Gittiler. ABD yetkilileriyle konuştular, anlaştılar.

Anlaştıkları metin Ankara'ya aktarılınca görüldü ki, ‘‘birbirleriyle anlaşmaktan’’ çok, ‘‘Türkiye'nin çıkarları aleyhinde’’ mutabık kalmışlar. Örneğin Kuzey Irak'ta ‘‘federe bir Kürt devleti’’ kurulmasında anlaşmışlar. Buna Türkiye tepki göstermesin diye bir de, ‘‘Irak'ın toprak bütünlüğünü esas alan bir federe devlet’’ kılıfı giydirmişler.

Sen onu benim külahıma anlat derler...

Orada bir kere bir ‘‘Kürt devleti’’ kurduktan sonra geriden neyin geleceğini görmemek için ahmak da değil ‘‘debil’’ olmak lazım.

Ama siz olaya Türkiye'nin çıkarları açısından değil de ABD Dışişleri Bakanlığı'nın telkinleri açısından bakarsanız, olan bitende hiç sakınca görmez, hatta ‘‘Ankara'nın dış siyaset ufkunu sürekli daraltan ‘Kürt paranoyasından' başka bir neden bulunmadığından’’ bile söz edebilirsiniz.

Kimse kendini aldatmasın... Her şey gözümüzün önünde cereyan ediyor. ABD Kuzey Irak’ta bir Kürt oluşumu istiyor. Bütün sıkıntı bu yüzden Türkiye'yi kaybetme ihtimalinden doğuyor. Ama ABD bunu Turgut Özal gibi aynı kafada bir lider döneminde bile Türkiye'ye kabul ettiremediğini göremiyor.

İtalya'da Kürt Parlamentosu... ABD'de, ‘‘Federe Kürt Devleti’’ projesi... Rusya'da, Almanya'da, Hollanda'da, Belçika'da ‘‘Kürt devleti özlemcilerine destek kampanyaları...’’ Bunlar hep aynı doğrultuyu gösteren ama Türkiye'nin kendi toprak bütünlüğünü koruma hususundaki kararlılığını, direncini ve potansiyelini göz ardı eden gelişmeler.



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI