Gündem Haberleri

GÜNDEM

    ABD'nin Çin'den öğrenmesi gereken beş şey

    Time
    17.11.2009 - 00:22 | Son Güncelleme: 17.11.2009 - 09:10

    ABD Başkanı Barack Obama’nın Güney Asya gezisi Çin’in dünya liderliği ve G2 tartışmalarını alevlendirirken, Time dergisi etkinliğini günden güne kaybetmekte olan ABD’nin Çin’den alması gereken beş dersi saptadı.

    Başkan Barack Obama’nin Çin ziyareti ABD’nin gücü azalırken Asya’nın bu en eski medeniyetlerinden birinin umut ve büyümenin itici gücü haline geldiği bir dönemde yaşanıyor. Çin küresel ekonomik krizden başarıyla çıkaran dünyanın bir numaralı yükselen gücü haline geldi.

     

    ABD dünyanın en eski, Çin de en yeni kapitalist ülkeleri olabilirler ancak Time dergisi Obama’nın Jintao’ya “Biz neyi yanlış yapıyoruz?” sorusunu yöneltmesinin yerinde olduğunu savunuyor. İşte bu soruya verilebilecek beş yanıt:

     

    HIRSLI OLUN

    ABD finansal olarak sıkıntılar yaşıyor. Bütçe açığının 2019 yılında hala 500 milyar doların üzerinde olması bekleniyor. Ancak asıl sorun ABD’nin parasının değil geleceğe yatırım yapma vizyonunun tükenmesi gibi görünüyor.

     

    Bazı yetkililer Çin’in hızlı tren yolları gibi büyük çaplı yatırımlara çok para harcadığını savunsa da ülkeye asıl damgasını vuran şeyin enerji ve ilerleme duygusu olduğundan kimse şüphe etmiyor.

     

    Çin “yong wang zhi qian” yani “cesaretini kaybetmeden ileriye yürüme” düsturunu benimsiyor ve bu düsturu yıllardır başarıyla hayata geçiriyor. Çin’in otoriter yönetimini eleştirenler sistemin bu konudaki baskısına vurgu yapıyor. Ancak ABD’nin de hırslı politikalar hayata geçirebilmesi için komünist olmasına gerek olmadığı da ortada.

     

    EĞİTİM ÖNEMLİDİR

    Yabancılar ve doğruyu söylemek gerekirse Çinlilerin büyük bir kısmı ülkedeki eğitim takıntısının aşırı olduğuna inanıyor. Bu doğru olabilir ancak Çin’de yıllar süren eğitim yatırımları ülkenin en ücra köşelerindeki köylere bile okuryazarlık götürdü.

     

    Bugün Çin nüfusunun yüzde 90’ı, ABD’nin ise yüzde 86’sı okuma yazma biliyor. Özellikle şehirlerde çocuklar sadece okuyup yazmayı değil matematik ve fen bilimlerini de öğreniyor.

     

    Çin’i eleştirmek isteyenler ülkeden hiç kimsenin (en azından henüz) Nobel Ödülü’nü kazanmadığını savunsa da işgücüne verilen temel eğitimin Çin’in dünyanın bir numaralı perakendecisi olmasındaki önemi de göz ardı etmemek gerekiyor.

     

    YAŞLILARA İYİ BAKIN

    Çin’in yüzyıllardır geçerli olan toplumsal kuralları gereği ebeveynler çocukları büyütüyor, çocuklar da yaşlanınca ebeveynlerine bakıyor. Ülkede ekonominin güçlenmesi birkaç neslin bir arada yaşaması zorunluluğunu azaltsa da hiç kimse bu sistemin kolay kolay değişeceğine inanmıyor.

     

    Orta ve üst sınıf Çinliler için yaşlı bakımı harcamaları daha katlanılabilir olsa da mali olarak sıkıntıdaki aileler ödemelerde hala zorlanıyor. Çin’in bu sistemde acilen değişiklik yapması gerekiyor ancak milyonlarca Amerikalı aile yaşlıları huzur evlerine gönderme kararını tartışırken, bundan daha fazla sayıda insan Çin’i örnek alacak gibi görünüyor.

     

    DAHA FAZLA TASARRUF YAPIN

    Başkan Obama’nın Çinlilerden küresel ekonominin geleceği adına daha fazla harcama yapmalarını ve daha fazla tüketmelerini yani Amerikalılara benzemelerini isteyeceğini herkes biliyor.

     

    Ancak denklemin diğer tarafında ABD’nin de daha fazla tasarruf etmesi gerekiyor. Kişisel tasarruf oranlarının 2005’te dibe vurmasının ardından geçen yıl ekonomi kriz insanların kesenin ağzını kapatmasını sağladı. An itibariyle yüzde 4 civarındaki tasarruf rakamları bu yıl yüzde 6 seviyelerini gördü.

     

    Diğer yandan Çin’de hane halkı tasarruf oranları yüzde 20’lerin üzerinde. Bu durum büyük oranda uygulanan net politikaların bir sonucu. Çin’de devlet, harcamaları artırmak için güvenlik ağını sağlamlaştırsa da tasarruf eğilimi kolay kolay değişecek gibi görünmüyor.

     

    Peki ABD neden tutumlu olmayı öğrenmeli? Çünkü sağlıklı tasarruf rakamları ülkenin uzun vadeli mali sağlığı açısından önemli bir veri. Tasarrufun yüksek olması yatırımın ve dolayısıyla verimliliğin, yenilikçiliği ve istihdamın artmasını sağlıyor.

     

    GELECEĞE BAKIN

    Çin’de herkesin hissettiği enerji sadece her yerde göze çarpan çılgın faaliyetlerden kaynaklanmıyor. Hükümet bütün bu altyapı inşaatını sadece yeni iş alanları yaratmak için yapmıyor.

     

    Bir zamanlar geri kalmış bir ülke olan Çin’de bugün herkes geleceği düşünüyor. Çok çalışmak gelecek nesiller için daha iyi bir hayat anlamına geliyor. Son 26 yılın en büyük ekonomik krizinin yaralarını hala tam olarak saramayan ABD’lilerin de bunu örnek alması gerekiyor.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı